DÜNYANIN YEŞİLLENMESİ

Yorumlar

  1. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
    SÜBHANALLAH
    ELHAMDÜLİLLAH
    ALLAHUEKBER
    ESTAĞFİRULLAH
    ALLAHUMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED

    YanıtlaSil
  2. Beş vakit namazı camide kılan bismillahirrahmanirrahim demiş gibidir.
    Ümmetim yıldızlara gidesiye kadar kıyamet kopmayacaktır.

    YanıtlaSil
  3. Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.Al-i İmrân Suresi 3:8.
    Risale-i Nur'da Geçen Ayet Ve Hadis Meâlleri.sy.120.

    YanıtlaSil
  4. İnsanlar helâk oldu; âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu; İlmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu ;ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.
    Risale-i Nur'da Geçen Ayet Ve Hadis Meâlleri.sy.240.

    YanıtlaSil
  5. Necip Fazil Kısakürek
    Namaz camiden çıkınca, Hac Mekke'den dönünce, Ramazan Oruç bitince başlar.

    YanıtlaSil
  6. İnsan kalmadi insan dert,ne lokma, ne hırka Bizde en büyük cahil Okur-yazar tabaka.

    YanıtlaSil
  7. Eğer tadını bilirseniz ekmegi paylasmak ekmekten daha lezzetlidir.

    YanıtlaSil
  8. Ey genç adam bu düstur sana emanet olsun ötelerden gelen habersiz nizama lanet olsun! Necip Fazil

    YanıtlaSil
  9. Ne başıni kapat altini goster.
    Ne altini kapat üstünü göster.
    Hepsini kapat imanını göster.

    YanıtlaSil
  10. Dünyada bin yıllık tarihi silinen ve o günü bayram diye kutlayan başka bir millet yoktur. Necip fazil

    YanıtlaSil
  11. Duvara bir titiz örümcek gibi,
    İnce dertlerimle işledim bir ağ,
    Ruhum gün doğunca sönecel gibi
    Simdiden ediyor hayata veda.

    YanıtlaSil
  12. Bu ülkede biri size Yobaz çağadışı gerici deli eski kafali diyorsa emin olun ki doğru yoldasiniz.

    YanıtlaSil
  13. Yusuk baska aşağı iffet olduktan sonra,
    Züleyha baştana aşağı afet olsa ne yazar.

    YanıtlaSil
  14. Gençlik.. Gelip geçti.. Bir günlük süstu;
    Nefsim doyamamaktan dünyaya küstü.
    Eser darmadağın, emek yüzüstü
    Toparlayin eşyami, işim acele!

    YanıtlaSil
  15. Benimki benim, seninki de senin
    Bu Seriattir
    Seninki senin, benimki de senin
    Bu tarikattir
    Ne seninki senin ne benimki benim
    Her sey Allahin
    Bu Hakikattir

    YanıtlaSil
  16. Ölüden haber gelmis, diri okur anlamaz sorsan herkes müslüman, ne şükür var ne namaz

    YanıtlaSil
  17. Anlamak yok çocuğum anlar gibi olmak var
    Akıl için son tavır saçlarıni yolmak var

    YanıtlaSil
  18. Üzülme ayağina batan diken aradigin gülün habercisidir

    YanıtlaSil
  19. Sevdigini belli et gizlemek baskalarina firsat vermektir.

    YanıtlaSil
  20. Bir gemi ariyorum pusulasi imandan
    Alip beni götürsün hüzün dolu limandan

    YanıtlaSil
  21. Gençlik özene özene özünü kaybetti

    YanıtlaSil
  22. Hayvandan insana dönen yok ama insandan hayvana dönen çoktur
    .can saatini rahman ezelde kuruvermis bir gün göreceksin ki o saat duruvermis.

    YanıtlaSil
  23. Deden bile söndüremedi islamin nurunu sen mi söndüreceksin Ebu Cehilin torunu?

    YanıtlaSil
  24. Memleketler parasizliktan degil ahlaksizliktan çökerler

    YanıtlaSil
  25. Her şey her sey şu tek müjdede
    Yoktur ölüm Allah diyene
    Canim kurban başi secdede
    İki büklüm Allah diyene

    YanıtlaSil
  26. Sakın ola köprüyu geçene kadar dahi olsa, ayiya dayı deme. Olur ya köprünün ortasında köprü yıkılırsa öbür tarafa ayının yeğeni olarak gidersin.

    YanıtlaSil
  27. Mecnun olup Leyla için çöller aşmışsın ne fayda? Mümin olup Mevla için secdeye varmadıktan sonra

    YanıtlaSil
  28. Denildimi bir yerin adına türk beldesi gözüm bayrak arar kulağım ezan sesi

    YanıtlaSil
  29. Armut diyip geçmeyin onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur.

    YanıtlaSil
  30. Kader, beyaz kağıda, sütle yazılmış yazı, elinde ise beyazdan gelde sıyır beyazı...

    YanıtlaSil
  31. Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil..

    YanıtlaSil
  32. Bir gençlik hayal ediyorum meclisinde " Hakimiyyet Allah"indir yazısına hasret çeken bir gençlik.

    YanıtlaSil
  33. Ne garip ki toplum olarak yüreği kör olana değil de gözü tok olana acırız.

    YanıtlaSil
  34. Islamiyet Avrupadan gelse Müslüman olacaksınız. Necip fazil

    YanıtlaSil
  35. Yanında olduğum zaman değerimi bilemezsen değerimi bildiğin gün beni yanında bulamazsin...

    YanıtlaSil
  36. Kafire karşı Elif gibi dimdik, Allah'a karşı Vav gibi eğilirim.

    YanıtlaSil
  37. Bir kadına 365 gün seni düşündüm derseniz geriye kalam 6 saatte ne yaptın der.

    YanıtlaSil
  38. Aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan bahaneydi sonbahar.

    YanıtlaSil
  39. Sırma renginde pislik dünyanin süsü püsü bende tek aziz eşya bende tek aziz eşya annemin baş örtüsü.

    YanıtlaSil
  40. Sonunda "eyvah" diyeceğin şeylere başında "eyvallah" deme.

    YanıtlaSil
  41. Şimdi Fatih kalksa Mezardan ne ben O'nu tanirim ne O beni tanir. Ama İstanbul'u Bizanslılar almış deyip bir daha savaşır..

    YanıtlaSil
  42. Bir yılbaşında hediye getiren noel babanın değil, Miraç'tan 'Namaz' getiren; Hz. Muhammed sav in ümmetiyiz!

    YanıtlaSil
  43. 7 hristiyan bir danaya ortak girmedikçe Çam ağacı süslemem.

    YanıtlaSil
  44. Şah damarına bakmayı akıl edmeyenler Allah'ı hep gökyüzünde aradılar.

    YanıtlaSil
  45. Çöplüğe attılar da mukaddes emaneti...
    Hak belletiler, hakka en büyük ihanet necip fazil

    YanıtlaSil
  46. Her şeyin ilacı 'Zaman' diyenler birde bu kelimeyi tersten okumayi deneseler.

    YanıtlaSil
  47. Yılbaşı, Noel, Fişek...Yeryüzünde Özgürlük Diye Tepinir Essek Necip Fazil

    YanıtlaSil
  48. Secde görmemiş bir alnın, "Alın yazısı" olmak istemem.!

    YanıtlaSil
  49. Adam olmak cinsiyet meselesi değil şahsiyet meselesidir...

    YanıtlaSil
  50. Arsızlığa cesaret, Zinaya aşk dediler, Bir neslin ahlakını işte böyle yediler...

    YanıtlaSil
  51. Önüne gelenle değil seninle ölüme gelenle beraber ol.

    YanıtlaSil
  52. Ömrün ilk yarısı; ikinci yarısını beklemekle ikinci yarısı da ilk yarısının hasretiyle geçer.

    YanıtlaSil
  53. Benim ayağımın altı da müait, başımın üstüde. Nerede duracağını sen belirle.

    YanıtlaSil
  54. Anladım ki is bu sanat Allah'ı aramakmış. Marifet bu gerisi yalniz çelik çomakmış

    YanıtlaSil
  55. Her kahkahanda Allah'a teşekkür etmiyorsan, Neden her ağladığında O'na kızıyorsun?

    YanıtlaSil
  56. Güzel bakmak değil,
    Güzel bakmak sevaptır.

    YanıtlaSil
  57. Parasi olan pazardan imanı olan mezardan korkmaz..

    YanıtlaSil
  58. Yola çıktıklarını yolda bulduklarina değişirsen hem yolunu kaybedersin, hem dostunu!

    YanıtlaSil
  59. Cevabımin şiddetinden susuyorum

    YanıtlaSil
  60. İnsan sevme hissini israf etmemeli kim ne kadar sevilmeye layiksa onu o kadar sevmeli

    YanıtlaSil
  61. Benim istediğimi Allah istemiyorsa konu kapanmıştır.
    Necip Fazıl Kısakürek
    Sakarya Melek Korkmaz (307- 328)

    YanıtlaSil
  62. İnsanlar idarecilerinin yolunda giderler.Keşfü'l-Hafâ,1:463.
    Risale-i Nur'da Geçen Ayet ve Hadis Mealleri.sy.646.

    YanıtlaSil
  63. Manzar-ı âlâ: Yüksekten görünüş ,En yüksek manzara, yüce manzara. Enyüksek görme yeri.Yüksek, ulvi göz.
    Osmanlıca-Türkçe Lügat..sy.734.

    YanıtlaSil
  64. Manzara-ı âlâ tabirini ilk kullanan Zeynelabidindir.
    Manzara-ı âlâ Allah c.c.herkesi herşeyi geçmişi,şimdiki anı,geleceği bir anda gördüğü zaman yer.
    Dost tv. Kavram atölyesi.

    YanıtlaSil
  65. Abdestli olarak ölen ölüm acısı çekmez.(Seyyid Abdülhakim Arvasi)
    Dini Terimler Sözlüğü.sy.2.

    YanıtlaSil
  66. Allah-u Sübhanehü katında duadan değerli hiçbir şey yoktur!
    Tacü't Tefasîr isimli eserde zikredildiğine göre Allah a Teala bu ayet-i kerimesinde kullarina dua yapmalarini emretmektir. Çünkü duada cok buyuk hayırlar (ve en büyük belalari bile savuşturma gücü bulunmaktadir.
    Araf Suresi 55 Ruhul Furkan Tesfiri sayfa 663

    YanıtlaSil
  67. Cilt 13 bir önce yorumun kaynagidir

    YanıtlaSil
  68. Haram kazanç kapıdan girdi mi hak pencereden çıkar.
    Süfyan-ı Sevri.

    YanıtlaSil
  69. Bu güzel sözü söyleyen; güzel bir adamın kitabı olan Çile, Necip Fazıl Kısakürek’in konulara göre bölümlere ayrılmış şiirlerinden oluşmaktaydı. Ve toplam on altı bölüm bulunmaktadır.

    Dünya güzel olsaydı, doğarken ağlamazdık. Yaşarken temiz kalsaydık, ölürken yıkanmazdık.

    İlk bölümde Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerinin kaynağı ve neden şair olduğu ile ilgili sorulara cevap vermektedir.

    “Pencere koştum: Kızıl kıyamet!
    Dedikleri çıktı, ihtiyar bacı!
    Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
    Ok çekti yukardan, üstüme avcı.”

    İkinci bölümde, Allah sevgisi ve bağlılığı ile alakalı şiirler bulunmaktadır. Hatta kitabın adını taşıyan ‘Çile’ adlı şiir de bu kategoridedir. Birkaç mısra da buraya bırakmak isterim.

    Üçüncü kısım da ise insan benliği ile alakalıydı. Ruhun temizliği, dinginliği ahlak ve peygamber efendimiz adına yazılan şiirler bulunmaktaydı. Bir sonraki bölümde ise Necip Fazıl Kısakürek ölümü ele almıştı. Ecelin gelip kapıya çattığının habercisiydi sanki.

    “Kaldırımlar, çilekeş yalnızlığın annesi;
    Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.”

    Beşinci bölümün temel konusu ise şehirlerdi. Ki Necip Fazıl, İstanbul’a olan sevgisini anlatan birçok şiiri vardı. Ama her şeyden önemlisi, kendisini Kaldırımlar adlı şiiri ile tanmış olarak bu meşhur şiiri ise Şehirler kategorisinde yer alıyordu.

    “Kadından kendisinde olmayanı isteriz;
    Hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz…”

    Bir sonraki bölümde ise Necip Fazıl Kısakürek doğanın, tabiatın ayrıcalık ve eşsizliğinden bahsedip, azgın dalgaların; sert rüzgârların, ağaçlarda savrulan yaprakların dili olmuştur. Yedinci bölümde ise kadınlardan bahsedilmiş. Ama genel olarak iki mısralık sözler demek daha uygun olur o bölüm için. İki satırlık mısraların içinde de direk ‘kadın’ ifadesi geçiyordu, oradaki anlamı kelimelerin gölgesinden bizler çıkarıyorduk.

    “Gün bitiyor şafakta,
    Biliyor, biliyorum:
    Tabut gıcırdamakta
    Ve hevesler damakta…”

    Sekizinci bölümün ana teması ‘korku’ idi. Korkunun bin bir çeşidi vardır. Karanlıktan, ölümden, yalnızlıktan, ihanetten, yalandan korkmak gibi mesela… Ama burada anlatılan asıl korku bence ölümdü. Ölüp, toprağın altında bir başına olmanın korkusu anlatılıyordu sanki dizeleri oluşturan kelimelerin arkasında.

    “Hasretim, her tümseğin, her çatının ardında;
    Kelimenin üstünde, cümlelerin altında…”

    Bir sonraki bölümde ise ‘Daüssıla’dan yani yurt özleminden bahsediliyordu. Farklı yurt özlemlerinden… Birine; bir anne kucağıdır yurt. Birine ise yaşadığı memleket, birine ise gurbetteyken kokusu burnunda tüten can şehri… Sana, bana, ona göre değişir. Tek bir ortak noktası ise herkes gönlünden bağlanmıştır can yurduna. Ve duyulan özlemler hep aynıdır. Acı bir şekilde, derin nefes aldığında koklamak istediğin kokunun burnunda tütüp; burun direğini sızlatmasıdır.

    “Nedir zaman, nedir?
    Bir su mu, bir kuş mu?
    Nedir zaman, nedir?
    İniş mi, yokuş mu?”

    YanıtlaSil
  70. Onuncu bölümde ise konumuz ‘Ukde’ başlığı altında toplanan şiirlerdi. Ki bilirsiniz ukdenin iki anlamı vardır. Bir düğüm anlamına gelirken birde içinde dert olan şey anlamına da gelmektedir. Bu başlığın kesin bir anlamı yoktu aslında. Şiirler her iki anlamı da barındırıyordu. Zamanın attığı düğümler ile şöhretin içinde geçirilen dertlere denk geliyordu.

    “Rüzgâra bir oku ver ki, hırkandan;
    Geleyim, izine doğru arkandan;
    Bırakmam, tutmuşum artık yakandan,
    Medet ey dervişim, Yunus’um medet…”

    Daha sonraki bölümlerde ise kahramanlık ve savaşlar gibi ülkemiz için önemli olaylar adına yazılmış şiirler bulunmakta. Kahraman dediğimde aklınızda bir sınırlandırma olmasın. Necip Fazıl Kısakürek geçmişin geçmişine giderek Yunus Emre’ye dayanana kadar kahramanlarını bizimle paylaşmıştır.

    Necip Fazıl Kısakürek; bize şiiri anlatıyor. Hani bazı insanlar için şiir mısralardan oluşan ve herhangi bir anlam ifade etmeyen dörtlükler bölüm.

    Şiirde baş unsur, fikirle hissin ara çizgisi üzerinde, duygulaşmış düşüncelerdir.

    Bir önceki yazımız olan Engereğin Gözündeki Kamaşma - Zülfü Livaneli başlıklı kitabımızda Engereğin Gözündeki Kamaşma Zülfü Livaneli, Engereğin Gözündeki Kamaşma Zülfü Livaneli epub indir ve Engereğin Gözündeki Kamaşma Zülfü Livaneli epub oku hakkında bilgiler verilmektedir

    YanıtlaSil
  71. GİZLENEN VASİYETTE NELER VAR!?

    Atatürk’ün vefatından 50 yıl sonra açılmasını istediği vasiyette neler olduğu konusunda aldığım bilgiler beni bir taraftan sevindirirken diğer taraftan bu vasiyetin bu güne kadar neden bekletildiği, normalde vasiyetin ölümünden 50 yıl sonrası tarih olan 1988 yılında açılmış olması gerekirken neden açılmadığı sorusuna da, günümüze ve geçmişe bakarak cevap bulmanın zor olmadığını söyleyebilirim. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı bir konuşma sırasında bize verdiği bir işarette ekonomik bağımsızlıktı. Asıl egemenliğin ve savaşın ekonomi alanında verileceğini söyleyen Mustafa Kemal düşünceleri ve eylemleri ile tam bir lider ve devlet adamıydı.
    Atatürk’ün Gizlenen Vasiyeti’nin içeriğinden edindiğim birkaç önemli hususa dikkat çekmek istiyorum. Bu konuda bu tür bilgileri önümüzde ki günlerde de sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
    Vasiyetin yeni Türkçe’ye çevrilmiş bir kısım metnini gördüğümde ATATÜRK, TÜRKİYE’DE YOK DENİLEN PETROL SAHALARINI DAHA O DÖNEMDEN TEK TEK ADRESLERİYLE BİRLİKTE BELİRTMİŞ. GAZİ PAŞA, DERİNDE ANCAK PEK ÖNEMLİ PETROL REZERVİNE SAHİP BİR ÜLKE OLDUĞUMUZU AÇIKLAMIŞ…
    Ayrıca Mustafa Kemal bir konuya dikkat çekerek şöyle diyor “Ülkenin manevi bataryaları boşaltılmıştır. Büyük Türkiye Hareketi’ne yeniden başlanmalı ve Türkiye Demokratik Cumhuriyetler Birliği yeniden kurulmalıdır ve kesinlikle bu bir gün gerçekleşecektir”…
    Mustafa Kemal bu cümleleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ileri ki tarihlerde yeniden büyük bir Türk İmparatorluğu olacağının sinyallerini vererek tüm Türki Cumhuriyetlerin Türkiye Demokratik Cumhuriyetler Birliği çatısı altında toplanacağını öngörüyor…

    Ve son olarak çok önemli bir husus daha “AYASOFYA”;
    Ulu önder Mustafa Kemal vasiyetinde Kuran-ı Kerim’de adı geçen Mehdi’nin Ayasofya’ya ineceği kanaatine varmış. Bu yönde bazı tarihi işaretlerden ve ayetlerden yola çıkarak bilgiler vermiş. Yani Mustafa Kemal dünyanın tek merkeze sahip olmadığını Anadolu Medeniyetinin insanlık tarihi ile denk bir medeniyet olduğunu ve çok büyük bir değer olduğunun üzerinde durarak Dünyanın bilinen merkezleri haline gelen Mekke ve Kudüs şehirlerinin yanı sıra İstanbul’a önemle dikkat çekmiştir.

    YanıtlaSil
  72. yuksel30 Ağustos 2020 13:56
    Kıyamet Alametleri
    14. 11.2006.
    Cubbeli Ahmed Hocaefendi.
    Amik ovasında vukua gelecek hadise.

    YANITLAYINSIL

    yuksel30 Ağustos 2020 14:07
    İstanbul başkent olacak
    Yuksel Celik

    30 Ağustos 2020 14:08 Sil
    Blogger yuksel dedi ki...

    yuksel3 Eylül 2020 08:22
    O cibril'dir.Size dininizi öğretmeye geldi...
    Bu hadis-i Şerif en önemli hadis-i Şeriflerden bir tanesidir.Bilhassa kıyamet alâmetleri bölümünde geçen :
    - Cariyenin efendisini doğurması...
    Cümlesi çok manâlıdır.Kısaca ulema :
    -Nesebin ve sülâlenin ortadan kaybolacağı...
    Şeklinde şerh etmektedir.
    Muhtar'ül Ehadisin nebeviyye.
    İzahlı Tercümesi.sy.502.

    YANITLAYINSIL

    yuksel3 Eylül 2020 08:28
    Neseb : 1-Soy, sop, nesil,atalar zinciri. 2.Akrabalık.
    Osmanlıca Türkçe Lügat.sy.1025.
    Sülâle: Bir kimsenin soyu, soy,sop, zürriyet.2.Ev, aile.
    Osmanlıca Türkçe Lügat.sy.1208.

    3 Eylül 2020 10:06 Sil
    Blogger yuksel dedi ki...
    İhlâsın başı istikâmet
    -İhlâsın başı istikâmet oluyor.İstikâmet ehline ihlas veriyor Cenâb-ı Hak.
    Allah Dostunun Dünyasından
    Hacı Musa Topbaş Efendi ile sohbetler.sy.279.

    4 Eylül 2020 08:10 Sil

    YanıtlaSil
  73. FIKHÜ’l-LUGA
    فقه اللغة
    Medeniyet araştırmalarına vesile olmak üzere dil incelemelerini kapsayan ve filoloji ile eşdeğer görülen terim; dilin genel kanunlarına ilişkin konuları kapsayan dil bilimi dalı.
    İlişkili Maddeler
    Fıhü'l-luga türünde ilk eser yazan âlim
    İBN FÂRİS
    Kûfe dil mektebine mensup dil ve edebiyat âlimi.
    Fikhu'l-luga türünde eser veren âlim
    SEÂLİBÎ, Ebû Mansûr
    Arap dili ve edebiyatı âlimi, şair.

    Müellif:
    İSMAİL DURMUŞ
    Sözlükte “dilin derin bilgisi” anlamına gelir. İslâm telif geleneğinde bu terimi ilk defa İbn Fâris kullanmıştır. İbn Fâris 382 (992) yılında tamamladığı eserine, öğrencisi Büveyhî Veziri Sâhib b. Abbâd’a ithaf ettiğinden eṣ-Ṣâḥibî fî fıḳhi’l-luġa(ti’l-ʿArabiyye ve mesâʾilihâ) ve süneni’l-ʿArab fî kelâmihâ (Arap dili konularının derin bilgisiyle Araplar’ın ifade gelenekleri alanında Sâhib b. Abbâd’a ithaf edilen kitap) adını vermiştir. Aynı zamanda bir fıkıh âlimi olan İbn Fâris fıkıh usulünden esinlenerek dil incelemeleri için fıkhü’l-luga tabirini kullanmıştır. Eserin girişinde de başlığın içeriğini açıklarken Arap dilinin fürûu ve usulü bulunduğunu, fürû ile kelimeler ve anlamlara dair incelemelerin, usulü ile de dilin vaz‘ı (doğuşu), özellikleri gibi genel kuralların kastedildiğini belirtmiştir. Bu konuların yer aldığı eserde fıkhü’l-luga dilin fürûuna, “sünen” adını verdiği ikinci kısım ise Arap dilinin usulüne tekabül etmekte ve asıl fıkhü’l-luga incelemeleri bu kısımda ele alınmaktadır. Fıkhü’l-luga ile ilgili olarak dilin genel meseleleri, dilin doğuşuna ve devamına dair teoriler, Arap dilinin üstünlüğü ve lehçeleri; Arap dilinin ses, sarf, nahiv, i‘rab, delâlet, mâna, üslûp meseleleri; meânî, beyan, bedî‘ olarak belâgat konuları; kinaye, ta‘riz, i‘tirâz, îmâ, iştikak, müterâdif, mecaz, müşterek, kıyas, naht gibi hususlar eserde karışık bir şekilde incelenmiştir. Eserin ana amacı Kur’an nassına hizmet etmektir. Başlığında fıkhü’l-luga tabiri geçen ikinci eser Ebû Mansûr es-Seâlibî’ye (ö. 429/1038) aittir. Seâlibî, Ebü’l-Fazl el-Mîkâlî’ye ithaf ettiği ve birçok konuyu İbn Fâris’ten aynen aktardığı eserini Fıḳhü’l-luġa ve sırrü’l-ʿArabiyye diye adlandırmıştır. Kitap, ana bölümü oluşturan fıkhü’l-luga ile ona ek olarak yazılan “sırrü’l-Arabiyye” bölümünden meydana gelmektedir. Fıkhü’l-luga kısmında, tematik sözlük niteliğinde otuz bölüm ve zengin alt bölümler halinde Arap dilinde kelimelerin anlam nüansları üzerinde durulmuştur. Burada fıkhü’l-luga tamlamasında yer alan “luga” (lugat) kelimesi dil değil kelime anlamında kullanılmış, Arapça, Farsça ve Rumca kelimelere karşılaştırmalı olarak belli miktarda yer verilmiştir. İbn Fâris’in sünenü’l-Arab bölümüne tekabül eden sırrü’l-Arabiyye kısmında Arap dilinin genel özellikleri, sesler, sarf, nahiv, meânî, beyan ve bedî‘ olarak belâgat meseleleri; teşbih, mecaz, istiare, cinas ve tıbâk gibi konular incelenmiş olup bu eserin temel amacı da Kur’an nassına hizmet olarak açıklanmıştır

    YanıtlaSil


  74. Söz konusu iki eserin içerik ve amacından hareketle fıkhü’l-luga (fıkhü’l-lugati’l-Arabiyye) tabiri “inceleme (istikrâ) ve betimlemeye dayalı bir araştırma yöntemi olarak fasih Arapça’nın ayırıcı özellikleri, doğuşu, gelişim süreci, fasih dilden farkları bakımından lehçeler, fasih dilin tekâmül tarihi, kıyas, ta‘lîl, semâ‘, dilin görevi ve fonksiyonu, Arapça’nın ilk vatanı, ailesi, diğer dillerle ilgisi gibi genel meseleler, dil seslerinin mahreç ve sıfatları, işlevleri, kelimelerin delâletlerinden bahseden bilim dalı” olarak tanımlanmıştır. Bu alanda eser yazan birçok müellif, konu ve meseleler birbiri içine girdiğinden fıkhü’l-luga ile ilmü’l-luganın (dil bilimi) alanlarının ve sınırlarının kesin çizgilerle belirlenmesinin güçlüğünü ifade etmiştir. Bazı yazarlar da bunların eş anlamlı tabirler olduğunu iddia etmiştir. Kimileri fıkhü’l-lugayı mukayeseli fıkhü’l-luga şeklinde ve “Grekçe, Latince, Sanskritçe’nin karşılaştırmalı incelenmesi” anlamında klasik filoloji karşılığında kullanarak fıkhü’l-luga ile ilmü’l-luga arasında şu farkların bulunduğunu ileri sürmüştür: 1. Yöntemleri farklıdır. Fıkhü’l-luga bir milletin dil olgularının incelenmesi yoluyla onun uygarlık, kültür, edebiyat, inanç, örf ve gelenekler açısından ele alınması, dil incelemelerinin buna vesile kılınmasıdır. İlmü’l-luga ise ünlü dil bilimci Ferdinand de Saussure’ün de belirttiği gibi dilin dil için incelenmesidir. 2. Fıkhü’l-luganın kapsamı daha geniştir. Çünkü fıkhü’l-luganın nihaî gayesi uygarlığın ve edebiyatın incelenmesi olduğundan bütün yönleriyle aklî hayatın tetkikini kapsar. Bundan dolayı fıkhü’l-luga âlimleri dillerin taksimine, birbiriyle mukayesesine, eski metinlerin tenkitli neşriyle şerhlerine, eski kayıp metinlerin yeniden inşasına özel ilgi göstermişlerdir. İlmü’l-luga âlimleri, dilin terkibini tahlil ve tasvir ederken anlam konularını da ele almakla fıkhü’l-luganın alanına yaklaşırlar. 3. İlmü’l-luga dilin yapısal ve biçimsel incelemesini kapsar, fıkhü’l-luga ise diller arası veya bir dilin iki merhalesi arasındaki karşılaştırmalı tarihini ele alır (Emîl Bedî‘ Ya‘kūb – Mişâl Âsî, II, 953-954). Batı dillerinde fıkhü’l-luga (filoloji) anlayışı farklıdır. İngilizler’de fıkhü’l-luga dillerin karşılaştırmalı incelenmesi, Almanlar’da kadim edebiyat metinlerinin, özellikle Yunanca ve Latince metinlerin incelenmesi aracılığıyla kültür ve uygarlık araştırması konumundadır. Sâmî dillerde fıkhü’l-luga o dillerin, özellikle de Arapça ve İbrânîce’nin lafız, anlam ve terkip yönünden karşılaştırmalı incelenmesini ifade eder. Batı’da da konular birbirinin içine girdiğinden filoloji ile lengüistiğin kesin biçimde ayırımı yapılamamıştır. Grekçe “dil/söz sevgisi” anlamındaki filoloji daha çok fıkhü’l-luga, lengüistik ise ilmü’l-luga, dil bilimi, elsüniyye, lisâniyat terimleriyle karşılanmıştır.

    Fıkhü’l-luganın Gelişim Tarihi. Bilinen en eski filoloji çalışması milâttan önce 3500 yıllarında Sâmî milletlerinden olan Akkadlar tarafından yapılmıştır. Akkadlar ileri uygarlık, dil, edebiyat ve din dili olan Sümerce’den faydalanabilmek için onun dil bilgisi kurallarını tesbit etmişler, milâttan önce 3000’de Sümerce-Akkadca ilk sözlük çalışmasını gerçekleştirmişlerdir. Çivi yazısıyla kil tabletlere yazılan sözlük Asur İmparatoru Asurbanipal’in (m.ö. 668-627) yaptırdığı Ninevâ Kütüphanesi’nde mevcuttu. Bunun bazı parçaları British Museum’de bulunmaktadır. Hint gramercilerinin atası sayılan Panini (m.ö. V-IV. yüzyıl), kutsal Veda metinlerinin dilini korumak amacıyla Sanskritçe grameri üzerine Astadhya adlı eserini yazmış, kitapta her biri bir gramer kuralı olan dört bin özdeyişi (sutru) toplamış, Veda ezgilerini ve okunuş biçimlerini belirlemek için dilin ses öğelerinin çözümlenmesini, kök, çekim eki ve bükün kavramlarını ele almıştır. İçinde müelliften önce yaşamış altmış sekiz gramercinin adı anılan eseri 1839’da Von Böhtlingk Almanca’ya çevirmiş, bu çeviri Batı’daki karşılaştırmalı dil bilimi ve ses bilimi incelemelerini etkilemiştir.

    YanıtlaSil
  75. Kadim Yunan filozoflarının dinî metinlerle ilgilenmemekle birlikte dilin niteliği ve aslı, kelime ve kelâmın mahiyeti, kelime-anlam ilişkisi ve dilin doğuşu üzerine teorilere dair yaptıkları açıklama ve tartışmalar fıkhü’l-lugayı ilgilendirmektedir. Aristo’nun Retorika ve Poetika adlı eserleri belâgat, hitabet, edebî tenkit, şiir yorumu, anlayışı ve eleştirisi konularında Kudâme b. Ca‘fer, Abdülkāhir el-Cürcânî ve Hâzim el-Kartâcennî gibi şiir teorisyenlerine etkide bulunmuştur. Filolojinin gerçek kurucuları milâttan önce VI-V. yüzyıllarda Homeros, Aristophanes, Aristarkhos ve Zenodotos gibi lirik şairlerin şiirlerini yorumlayıp tartışan Elealı Zenon (m.ö. V-IV. yüzyıl) gibi sofistlerle milâttan önce III. yüzyılda bunların yolundan giden ve İskenderiye, Bergama kütüphaneleri çevresinde toplanan dilcilerdir. Bunlar eski metinlerin tenkitli neşirleriyle şerhlerini yapmış, eldeki metinlerin referansından yararlanarak büyük yazarların kayıp olan aslî eserlerini yeniden inşa etmek istemişlerdir (de Saussure, s. 1-2). Milâttan önce II. yüzyılda bu tür filolojik çalışmalar Roma’ya intikal etmiş, milâttan önce I. yüzyılda Varro’nun yazdığı De Lingua Latina (Latin dili üzerine) adlı eser Antik dönemin sonuna kadar örnek niteliğini koruyan bir filoloji anıtı sayılmıştır. Milâttan sonra IV. yüzyılda Antik yazarların eserlerinin incelenmesi, yorumlanması ve yayımlanması aşamasına gelinmiştir. Her şeyi kutsal kitaba indirgeyen Hıristiyanlık’la beraber Batı’da unutulan Antik filoloji Bizans’ta sürmüş, Rönesans’la birlikte eski metinlerin ve yazarların incelenmesi tekrar önem kazanmış, özellikle İstanbul’un fethi üzerine Batı’ya göç eden Bizanslı âlimler Antik filoloji yöntemlerini yeniden değerlendirmiş, eski metinlerin tenkitli neşirlerini yapmıştır. Kadim metinlerin bu tür eleştirisi XVII ve XVIII. yüzyıllarda Hollanda ve İngiltere’de büyük gelişme kaydetmiştir. XIX. yüzyılda egemen olan Alman filolojisini temsil eden birçok bilgin “Antik dönem bilimi” adıyla el yazmalarının sınıflandırılma teknikleri, metinlerin düzenlenmesi ve ortak yanlışlar yöntemi gibi yenilikler getirmiş, filolojinin alanı metin tetkiki dışında içerik, dil, üslûp, tarihsel ve kültürel bağlam incelemelerini de kapsamış, D. Jenisch, 1796’da yayımladığı Philosophisch-kritische Vergleichung adlı eserinde eski-yeni on dört Avrupa dilinin karşılaştırmalı incelemesini gerçekleştirmiştir (Jespersen, s. 12-13). Batı’da dil tetkikleri kadim Hint dili Sanskritçe’nin keşfiyle önemli aşama kaydetmiş, Caston Laurent Coerdoux ve Sir William Jones’un çalışmalarıyla Sanskritçe ile Yunanca ve Latince’nin aynı dil ailesine mensup olduğu kanıtlanmış, bu durum dilcileri mukayeseli dil incelemelerine yöneltmiş, Friedrich von Schlegel, Über die Sprache und Weisheit der Indier adlı eseriyle (1808) Sanskritçe ile Batı dillerini mukayese eden ilk gramer kitabını yazmıştır. Carl Brockelmann’ın Grundriss der vergleichenden Grammatik der Semitischen Sprachen’i (I-II, Leipzig 1908-1913), Sâmî dillerin mukayeseli gramer esaslarını inceleyen orijinal bir eser olup Ramazan Abdüttevvâb tarafından Fıḳhü’l-luġāti’s-Sâmiyye adıyla Arapça’ya tercüme edilmiştir (Riyad 1397/1977). XIX. yüzyılda Sanskritçe incelemeleri dil tetkiklerinin temelini teşkil etmiş, Sanskritçe’nin keşfi, eski metinlerin dil incelemelerinin kültür ve uygarlık incelemesine vesile kılınarak fıkhü’l-luganın doğuşunu sağlamış; bu sayede dillerin aile taksimi, Hint-Avrupa dillerinin mukayeseli tetkiki, karşılaştırmalı dil incelemeleri, kelimelerin tarihinin tetkiki (etimoloji), dolayısıyla tarihsel dil incelemeleri alanında çığır açmıştır. XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Ferdinand de Saussure, Leonard Bloomfield ve Edward Sapir gibi dilciler tarafından ilmü’l-luga ile fıkhü’l-luganın sınırları açık şekilde belirlenmiştir. De Saussure’un ifadesiyle fıkhü’l-luga kültür, uygarlık, edebiyat, örf, âdet ve inanç gibi hususların incelenmesi ve tesbiti amacıyla yapılan dil incelemelerini, ilmü’l-luga ise dilin kendi varlığının kendisi için yapılacak incelemelerini kapsamıştır.

    YanıtlaSil
  76. İlmü’l-luga bu devrede ilim adını aldığı için kadim dilcileri cezbeden dilin doğuşu, ana dilin aslı, diller arası üstünlük gibi daha çok fıkhü’l-lugayı ilgilendiren felsefî tartışmalar inceleme dışında bırakılmıştır.

    Araplar’da Fıkhü’l-luga. İslâm fetihleri neticesinde ana dili Arapça olmayan unsurların Araplar’la karışmasından dolayı dilde ve Kur’an kıraatinde “lahn” adı verilen hatalı kullanım ve okuyuşlar I. (VII.) yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkmaya başlayınca Kur’an dilini muhafaza edebilmek için fasih Arapça’nın kelimelerini kaynaklarından derleme ve gramerini tesbit etme şeklinde dil bilimi çalışmaları gerekli görülmüştür. Bu durum, Hindistan’da milâttan önce V-IV. yüzyıllarda kutsal Veda metinlerinin dilini ve ezgilerini muhafaza amacıyla Sanskritçe grameriyle ses düzenine ilişkin çalışmaların yapılmasına benzemektedir. İbn Abbas’tan yapılan rivayetlerin birleştirilmesinden meydana gelen Ġarîbü’l-Ḳurʾân ile Nâfi‘ b. Ezrak’ın sorduğu, 200 kadar anlaşılması zor Kur’an kelimesini İbn Abbas’ın eski şiirlerden kanıtlarla açıkladığı Mesâʾilü Nâfiʿ b. Ezraḳ adlı eser bu tür çalışmaların ilk örnekleridir. Bunu Kitâbü’l-İbil, Kitâbü’l-Ḫayl gibi tek konuya ayrılmış tematik sözlük risâleleri izlemiş, nihayet II. (VIII.) yüzyılın ikinci yarısında Halîl b. Ahmed’in Kitâbü’l-ʿAyn’ı ile tam sözlük telifi gerçekleşmiştir. Yine hatalı kullanım ve okuyuşların ortaya çıkışıyla nahiv (nahiv ve sarf) çalışmaları başlamış, Hz. Ali’nin yol göstermesiyle Ebü’l-Esved ed-Düelî bazı temel gramer konularını tesbit etmiş, bunları oğulları ile Anbese b. Ma‘dân, Meymûn el-Akrân, Nasr b. Âsım, Yahyâ b. Ya‘mer gibi öğrencilerine okutmuştur. Bu sözlü öğretim geleneği II. (VIII.) yüzyılın ilk yarısında Halîl b. Ahmed’in hocası Îsâ b. Ömer es-Sekafî’nin el-Câmiʿ ve el-İkmâl adlı eserleriyle yazılı çalışmaya dönüşmüştür. Halîl b. Ahmed’in öğrencisi Sîbeveyhi çoğunu bu hocasından, bir kısmını Yûnus b. Habîb gibi diğer hocalardan yaptığı nakillerden meydana getirdiği, ilk ve en mükemmel gramer eseri olan el-Kitâb’ını II. (VIII.) yüzyılın ikinci yarısında oluşturmuştur. el-Kitâb’dan itibaren onun yöntemiyle yazılmış Zemahşerî’nin el-Mufaṣṣal’ı, İbn Mâlik’in el-Elfiyye’si gibi kadim nahiv eserlerinde nahiv (i‘rab), sarf ve seslerle ilgili mesele ve kaideler iç içedir. Kitâbü Sîbeveyhi’de de i‘rab kaideleri, cümle düzenleri, sarf ve iştikak kuralları, idgam, i‘lâl, ibdâl gibi değişiklikler; sesler, seslerin mahreç ve sıfatları, imâle, vakf, revm, işmam gibi okuyuş şekilleri karışık biçimde ele alınmıştır. Ebû Osman el-Mâzinî (ö. 249/863) sarf konularını nahivden ayırarak müstakil ilim haline getiren ilk dilcidir. Mâzinî, Kitâbü Sîbeveyhi’deki sarf meselelerini Kitâbü’t-Taṣrîf adlı eserinde toplamıştır. Asmaî’nin Kitâbü’l-İştiḳāḳ’ı, İbn Düreyd’in İştiḳāḳu esmâʾi ḳabâʾili’l-ʿArab’ı, Ebü’l-Kāsım ez-Zeccâcî’nin İştiḳāḳu esmâʾillâh’ı fıkhü’l-luganın etimoloji konusuna tahsis edilmiş ilk eserlerdir. Seslerle ilgili incelemeler kıraat ve nahiv âlimleri tarafından ele alınmış, IV. (X.) yüzyılda tecvid ilmine dair eserler yazılmaya başlanmıştır. Ahfeş el-Evsat’a (ö. 215/830 [?]) Kitâbü’l-Aṣvât adlı bir eser nisbet edilmiştir. Batı’da stilistik adı verilen ve belâgat ilimlerini oluşturan meânî, beyan ve bedî‘ Ebû Ubeyde’nin Mecâzü’l-Ḳurʾân, Câhiz’in Naẓmü’l-Ḳurʾân ve el-Beyân ve’t-tebyîn, İbnü’l-Mu‘tezz’in el-Bedîʿ, Kudâme b. Ca‘fer’in Naḳdü’ş-şiʿr, İbn Vehb el-Kâtib’in Naḳdü’n-nes̱r, İbn Sinân el-Hafâcî’nin Sırrü’l-feṣâḥa, Abdülkāhir el-Cürcânî’nin Delâʾilü’l-iʿcâz ve Esrârü’l-belâġa, Sekkâkî’nin Miftâḥu’l-ʿulûm adlı eserleriyle başlayıp gelişmiştir.

    YanıtlaSil

  77. “Fıkhü’l-luga” tabiri, İbn Fâris ve Seâlibî’nin anılan eserleriyle literatüre girmiş olup bu alanda en zengin materyal İbn Cinnî’nin (ö. 392/1002) el-Ḫaṣâʾiṣ’inde yer almıştır. İbn Cinnî, Ahfeş el-Evsat’ın Kitâbü’l-Meḳāyîs fi’n-naḥv’i hariç, kendisinden önce Basra ve Kûfe dil bilimcilerinin fıkıh ve kelâm usulü üzere nahiv usulüne dair eser yazmadığını, kendisinin el-Ḫaṣâʾiṣ’i bu sebeple kaleme aldığını, eserinin Ahfeş el-Evsat’ın el-Meḳāyîs’i ve İbnü’s-Serrâc’ın el-Uṣûl fi’n-naḥv’inden üstün olduğunu belirtmiştir. Gerçekte İbnü’s-Serrâc’ın el-Uṣûl’ü, nahiv usulüne dair bir eser olmaktan çok Kitâbü Sîbeveyhi’nin temel meselelerini kapsayan bir özet niteliğindedir. Süyûtî, nahiv usulüne dair el-İḳtirâḥ adlı eserinde birçok konuyu el-Ḫaṣâʾiṣ’ten aktarmıştır. Mu‘tezile mezhebine mensubiyetinden dolayı dil incelemelerinde akılcı yöntemi benimseyen İbn Cinnî sarf ve nahvin cüz’î meseleleri dışında kalan Arap dilinin genel kanunlarını, özellik ve karakteristiklerini açıklamış, dilin doğuşunun ilhamla mı uzlaşma ile mi olduğunu, dilin bir vakitte mi vazedildiğini, lafız-mâna ilişkisi, lehçe farkları, Arap dilinin mikyasları, muttarid-şâz olgusu, ta‘lîl ve kıyas, müşterek-hâs, dilin derlenmesi, hüccet olması gibi fıkhü’l-luga konularını incelemiştir.

    Halîl b. Ahmed’in Kitâbü’l-ʿAyn’ı aynı zamanda etimolojik bir sözlük sayılır. Onun tarafından ortaya konan kalb/taklîb sisteminin uygulandığı sözlükte, bir kökü oluşturan üç harfin farklı dizilişine göre oluşan altı kökün aynı ya da yakın anlamda birleştiğini söylemiş ve buna “iştikāk-ı ekber” adını vermiştir. Ancak etimoloji sözlüklerinin en önemlisi ve en hacimlisi İbn Fâris’in Muʿcemü meḳāyîsi’l-luġa’sıdır. Müellif üçlü köklerde “mekāyîs/usul” adını verdiği yöntemi esas almıştır. Buna göre bir kök altında asıl/mikyas adını verdiği bir veya birkaç temel anlam tesbit etmiş, ilgili kelime ve kullanımları alâkalı mâna altında toplamıştır. Dörtlü ve beşli köklerde “naht” (yontma) yöntemini uygulamış, bunların terkiplerden “yontulmuş” kelimeler olduğunu ileri sürmüştür; “bi’smillâh”tan “besmele”, “el-hamdülillâh”tan “hamdele”nin elde edilmesi gibi. İbn Sîde’nin el-Muḫaṣṣaṣ adlı sözlüğünde bir konuyla ilgili kelime ve kullanımlar bir başlık altında toplandığı gibi eserde tezat, terâdüf, iştirak, iştikak, ta‘rîb, mecaz, memdûd, maksûr, ibdâl, tezkîr-te’nîs gibi filolojik konular da yer almıştır. Başka dillerden Arapça kalıplarına uyarlanarak Arap diline girmiş (muarreb) kelimelere dair Cevâlîkī’nin el-Muʿarreb’i, Şehâbeddin el-Hafâcî’nin Arapça’ya girmiş (dahîl) kelimelere dair Şifâʾü’l-ġalîl’i ile Ahmed Fâris eş-Şidyâk’ın ses değişim ve dönüşümleriyle (kalb, ibdâl) ilgili Sırrü’l-leyâl adlı telifleri de filolojik eserlerdir. Fıkhü’l-luga alanında en zengin materyal içeren eserlerin önde gelenlerinden biri de Süyûtî’nin el-Müzhir’idir. İlk defa hadis usulü yöntem ve terminolojisinden yararlanarak sözlük bilimi usulünü ortaya koyduğunu belirten müellif dillerin doğuşu, Arap lehçeleri, garîb, hûşî, müsta‘mel-mühmel, muarreb-dahîl, müvelled lafızlar, İslâmî lafızlar, dilin özellikleri, ibdâl, iştikak, müşterek, terâdüf, itbâ‘, ezdâd, kalb, hakikat-mecaz, âm-hâs, mutlak-mukayyed, naht, tashîf-tahrîf, isim-künye-lakap gibi fıkhü’l-luganın birçok konusunu ele almıştır.

    YanıtlaSil

  78. Çağdaş Arap yazarları bu alanda fıkhü’l-luga başlığı yanında ilmü’l-luga, felsefetü’l-luga, el-lugatü’l-Arabiyye gibi adlarla anılan eserler ortaya koymuştur. Hifnî Nâsıf, Corcî Zeydân, Ali Abdülvâhid Vâfî, İbrâhim Enîs Ahmed, Muhammed el-Mübârek, Subhî es-Sâlih, Ramazan Abdüttevvâb, Mahmûd es-Sa‘rân, İbrâhim es-Sâmerrâî, Kemal Bişr, Hifnî b. Îsâ, Abdüssabûr Şâhîn, Muhammed Hıdır, Mahmûd Fehmî el-Hicâzî, Emîl Bedî‘ Ya‘kūb, Bû Şitâ el-Attâr, Hâtim Sâlih ed-Dâmin, M. Es‘ad en-Nâdirî, Muhammed Ebü’l-Ferec, Muhammed el-Antâkî, Abduh er-Râcihî bu yazarların önde gelenleridir. Arap fıkhü’l-lugasına dair eser veren şarkiyatçılar arasında Johann W. Fück, Welfenson, Jean Cantineau, Theodor Nöldeke, Bold Bremle, A. Fischer, Enno Littmann, Franz Rosenthal, E.E. Bertels, Michelangelo Guidi, Ferdinand de Saussure gibi yazarlar görülür.

    BİBLİYOGRAFYA :

    İbn Cinnî, el-Ḫaṣâʾiṣ (nşr. M. Ali en-Neccâr), Beyrut, ts. (Dârü’l-kitâbi’l-Arabî), I-III, tür.yer.; İbn Fâris, eṣ-Ṣâḥibî (nşr. Mustafa eş-Şüveymî), Beyrut 1382/1963, s. 16-31; Ebû Mansûr es-Seâlibî, Fıḳhü’l-luġa, Beyrut 1885, tür.yer.; Süyûtî, el-Müzhir (nşr. M. Ahmed Câdelmevlâ v.dğr.), Kahire, ts. (Dâru ihyâi’l-kütübi’l-Arabiyye), I-II, tür.yer.; J. Marouzeau, La linguistique ou science du langage, Paris 1921, s. 5, 10, 59, 104-105; Muhammed el-Mübârek, Fıḳhü’l-luġa, Dımaşk 1379/1960, s. 2-28; J. Perrot, La linguistique, Paris 1963, s. 10-15, ayrıca bk. tür.yer.; O. Jespersen, Language, London 1964, s. 12-13, 20, 64-67; Ferdinand de Saussure, Course in General Linguistics, New York 1964, s. 1-2, 232; İbrâhim es-Sâmerrâî, Fıḳhü’l-luġati’l-muḳāren, Beyrut 1968; Muhammed el-Antâkî, el-Vecîz fî fıḳhi’l-luġa, Beyrut, ts. (Dârü’ş-şark), s. 7-45; Kemâl M. Bişr, Dirâsât fî ʿilmi’l-luġa, Kahire 1970, s. 10-13; Abduh er-Râcihî, Fıḳhü’l-luġa fi’l-kütübi’l-ʿArabiyye, Beyrut, ts. (Dârü’n-nehdati’l-Arabiyye), s. 9-56; Ali Abdülvâhid Vâfî, Fıḳhü’l-luġa, Kahire 1973, s. 1-58; Mahmûd el-Hicâzî, Medḫal ilâ ʿilmi’l-luġa, Kahire 1978, s. 9-10; Subhî es-Sâlih, Dirâsât fî fıḳhi’l-luġa, Beyrut 1983, s. 19-37; Emîl Bedî‘ Ya‘kūb, Fıḳhü’l-luġati’l-ʿArabiyye ve ḫaṣâʾiṣühâ, Beyrut 1986; a.mlf. – Mişâl Âsî, el-Muʿcemü’l-mufaṣṣal fi’l-luġa ve’l-edeb, Beyrut 1987, II, 953-954; Mahmûd es-Sa‘rân, ʿİlmü’l-luġa, Kahire 1997, s. 73-78, 262-281; Ahmed M. Kaddûr, Medḫal ilâ fıḳhi’l-luġati’l-ʿArabiyye, Dımaşk 1999, s. 5-43; Remzî Münîr Ba‘lebekkî, Fıḳhü’l-luġati’l-muḳāren, Beyrut 1999, s. 5-25; Ramazan Abdüttevvâb, Fuṣûl fî fıḳhi’l-ʿArabiyye, Kahire 1999, s. 9-10; Kâsıd Yâsir ez-Zeydî, Fıḳhü’l-luġati’l-ʿArabiyye, Amman 1425/2005, s. 3-34.

    YanıtlaSil
  79. En önemli hayır ahiret hayırıdır.Çünkü sonsuz olan ahirettir. Dünya, ahiretin yanında sonsuzluğun karşısında sonunda geçici olan zamandan ibarettir.
    Akra fm
    Mahmud Esad Coşan.
    Cuma sohbeti.

    YanıtlaSil
  80. Medenilere galebe çalmak ikna iledir, zorla değil.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Külliyatı Fihrist Ve İndeksi.

    YanıtlaSil

  81. 17 Ağustos 2017, Perşembe 18:30
    Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin mühim bir talebesi olan merhum Tahiri Mutlu Ağabeyin, Üstad Bediüzzaman'ın 'Kainata değişmem' dedikleri değerli talebeleri merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey hakkındaki tesbitleri son derece manidardır: “Bütün sır ondadır. Ne sır varsa, neyi bilmek istiyorsanız ona soracaksınız. Şimdi Üstad demek Zübeyir demek, Zübeyir demek Üstad demektir. Onun söylediklerini her zaman not alın, bir nüsha da bana verin” demiştir.(1)
    Zübeyir Gündüzalp Ağabeyin, Risale-i Nur'dan ilhamla kaleme aldığı, ilim ve hikmet dolu önemli ölçü ve prensiplerden bazıları:

    *Herşeyini "bugün" bilmek.

    *Gençlikte insan ne ile meşgul olursa, istidatları onda inkişaf eder.

    *Dehâ dikkati değil, dikkat dehâyı verir.

    *Az yemeye dikkat. Dolu mide dikkati ref eder (kaldırır). Tefekkür, şükür hisleri kalkar. İnsanı kasavet bağlar.

    *Dâimâ azimli olmak.

    *Himmeti dağıtmamak.

    *Bilseniz ki, gayret ne kadar kıymettardır; bir dakika boş durmazdınız

    YanıtlaSil

  82. *Yaptığın işi bütün mevcudiyetinle, hayatın ve mevcudiyetin ona bağlı imiş gibi yap.

    *Her an muvaffak ve muzaffer olacağım cehdi içinde olmalısın. Bir işi bitirmeden başka bir işe el atmamalısın.

    *Bir yerde devamlı kalmak gaflet verir.



    *Yüksek yerlerin hafıza üzerindeki tesiri büyüktür.

    *Ezberlemek hafızayı açar.

    *Yatarken imanî bahisleri okumak.

    *Bütün tehlike okuyamamaktan çıkıyor.

    *Okuyamamaktan kork.

    *Harfi harfine kitabî ol.

    *Tenkit için okur, istifade edemez. Başkası için okur, istifade edemez. Kendi nefsi için okur, istifade eder.

    *Hizmet için değil, nefsimi ıslah için okumalıyım.

    *180 değil, 1080... (defa okunsa yine az.)

    *En mühim iki şey: (1) okumak; (2) uhuvvet (kardeşlik) ve ihlâs (samimiyet) dairesinde hizmet.

    *İstidatları inkişaf ettirmek için çok okumak.

    *Daima okumak.

    *Dem ve damarlarımıza karışacak derecede okumak.

    *Az da olsa devamlı okumak.

    *Okumak, yazmak, dinlemek, susmak.

    *Satır satır, kelime kelime okumak.

    *Hizmet hizmet derken şahsî dersini unutanın hizmeti muvakkat olur.

    *Şimdi oku, kabirde okuyamazsın.

    *Hususî okumanı terk etme.

    *Büyük zatların sözünde bazan yetmiş mânâ bulunur.

    *Herşey, her mesele okumakla halledilir. Zira eserlerde hepsi var. Fakat insan görmüyor.

    *Oku, oku; her gün oku. Okudukça oku ki, ruhun nur-u İlâhî ile parlasın. Kalbin nur-u Kur'ân'la temizlensin.

    *Gençlikle insan ne ile meşgul olursa, istidatları onda inkişaf eder.

    *İnsanın kırk yaşına kadar istidatları ve kabiliyetleri alışkanlık haline gelir.

    *Tuğlaları üst üste koymak tekrar değil, tesistir.

    *İnsan kalben ne düşünürse, kendisi odur.

    YanıtlaSil

  83. *Meseleyi düşünmeli, fakat üzülüp gam ve keder içinde kalmamalı.

    *Düşünmek, muhakeme ve muhasebe etmekle üzülmek, birbirinden farklı olan hallerdir.

    *Düşünmek demek, meselenin neden ibaret olduğunu tesbit ettikten sonra lâzım gelen tedbirleri sükûnetle almak demektir.

    *Dehâ dikkati değil, dikkat dehâyı verir.

    *Zihindeki menfî fikirleri çıkartmak, bedendeki urları çıkartmaktan daha mühimdir.

    *Nefis öldürülürse tarikatın yoludur. Bizde nefis ile mücadele etmek var.

    *Nefis bizi kötülüğe sevk etmek ister. Aklımıza fena şeyler gelir. Onlar terakkimize vesiledir.

    *Meşakkat bizim gıdamızdır.

    *Üç şey kalbe nasihat tesir ettirmez: uyku sevgisi, rahat sevgisi, taam sevgisi (hadis meali).

    *Okumak, okumak, okumak...

    *Yine okumak. Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kâinatı okumak.

    *İnsan yaşlandıktan enaniyet gençleşir. İnsan yaşlandıkça imtihan şiddetlenir.

    *Yetişmeye muhtaç olduğun şuurunu muhafaza et. Mevzu hakkında fazla mâlûmatın olsa da, sus.

    *Sana, bana, ona faydalı ise, konuş.

    *Konuşmamak zararlı ise konuş. Fakat ihtisar et. Tafsilâta geçme.

    *Kim ne çekerse dilinden çeker.

    *Her sohbette müstemî (dinleyici) ol. Dâimâ, "Öğrenmeye, yetişmeye muhtacım" diye dinle.

    *Kendinizden bahsetmeyiniz. Sizi dinleyene bahsettiğiniz şeyler onu ilgilendirsin.

    *İlk adım, az konuşmaktır. Sizi dinleyen kimseye onu ilgilendiren şeylerden bahsetmektir.

    *Karşınızdakini konuşturunuz, dilini çözünüz. Onun sevdiği mevzulardan bahsediniz.

    *Düşün, söyle. Evvel düşün, sonra söyle. Muhakemsiz sözler kırıcı ve dağıtıcıdır.

    *Önlerine çıkan insanlara sırlarını söyleyen, hoşsohbet değildir. (2)

    YanıtlaSil
  84. Dipnotlar:

    1- Zübeyir Gündüzalp, İ. Kaygusuz s. 354

    2- Altın Prensipler ( Yeni Asya Neşriyat )

    YanıtlaSil
  85. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi

    Genel
    ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

    Mustafa Kemal Atatürk

    YANITLAYINSIL

    yuksel26 Ekim 2020 07:23
    "İnsanlar helâk oldu; âlimler müstesna.Alimlerde helak oldu ; ilmiyle amel edenler müstesna.Amel edenler de helâk oldu; ihlas sahipleri müstesna.İhlas sahiblerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadırlar.
    Risale-i Nur'da Geçen Âyet ve Hadis Meâlleri.
    sy.240.

    YANITLAYINSIL

    yuksel26 Ekim 2020 07:29
    Bir işte İlim, Amel, İhlas, Sünnete Uygunluk olmak lazımdır.
    Mahmud Esad Coşan
    Akra fm.
    Hadisler Deryası.
    İlim sahibi olmak sonra ilimle amel etmek,amelinde ihlaslı olmak, bu da yetmez Peygamberimiz'in s.a.v. sünnetine uyuyormu ona bakılır...

    YanıtlaSil

  86. 2019 202020212022 2023
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    53 1 2 3
    1 4 5 6 7 8 9 10
    2 11 12 13 14 15 16 17
    3 18 19 20 21 22 23 24
    4 25 26 27 28 29 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3 4 5 6 7
    6 8 9 10 11 12 13 14
    7 15 16 17 18 19 20 21
    8 22 23 24 25 26 27 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3 4 5 6 7
    10 8 9 10 11 12 13 14
    11 15 16 17 18 19 20 21
    12 22 23 24 25 26 27 28
    13 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    13 1 2 3 4
    14 5 6 7 8 9 10 11
    15 12 13 14 15 16 17 18
    16 19 20 21 22 23 24 25
    17 26 27 28 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    17 1 2
    18 3 4 5 6 7 8 9
    19 10 11 12 13 14 15 16
    20 17 18 19 20 21 22 23
    21 24 25 26 27 28 29 30
    22 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2 3 4 5 6
    23 7 8 9 10 11 12 13
    24 14 15 16 17 18 19 20
    25 21 22 23 24 25 26 27
    26 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    26 1 2 3 4
    27 5 6 7 8 9 10 11
    28 12 13 14 15 16 17 18
    29 19 20 21 22 23 24 25
    30 26 27 28 29 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    30 1
    31 2 3 4 5 6 7 8
    32 9 10 11 12 13 14 15
    33 16 17 18 19 20 21 22
    34 23 24 25 26 27 28 29
    35 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1 2 3 4 5
    36 6 7 8 9 10 11 12
    37 13 14 15 16 17 18 19
    38 20 21 22 23 24 25 26
    39 27 28 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    39 1 2 3
    40 4 5 6 7 8 9 10
    41 11 12 13 14 15 16 17
    42 18 19 20 21 22 23 24
    43 25 26 27 28 29 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3 4 5 6 7
    45 8 9 10 11 12 13 14
    46 15 16 17 18 19 20 21
    47 22 23 24 25 26 27 28
    48 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1 2 3 4 5
    49 6 7 8 9 10 11 12
    50 13 14 15 16 17 18 19
    51 20 21 22 23 24 25 26
    52 27 28 29 30 31

    YanıtlaSil
  87. 2020 202120222023 2024
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    52 1 2
    1 3 4 5 6 7 8 9
    2 10 11 12 13 14 15 16
    3 17 18 19 20 21 22 23
    4 24 25 26 27 28 29 30
    5 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3 4 5 6
    6 7 8 9 10 11 12 13
    7 14 15 16 17 18 19 20
    8 21 22 23 24 25 26 27
    9 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3 4 5 6
    10 7 8 9 10 11 12 13
    11 14 15 16 17 18 19 20
    12 21 22 23 24 25 26 27
    13 28 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    13 1 2 3
    14 4 5 6 7 8 9 10
    15 11 12 13 14 15 16 17
    16 18 19 20 21 22 23 24
    17 25 26 27 28 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    17 1
    18 2 3 4 5 6 7 8
    19 9 10 11 12 13 14 15
    20 16 17 18 19 20 21 22
    21 23 24 25 26 27 28 29
    22 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2 3 4 5
    23 6 7 8 9 10 11 12
    24 13 14 15 16 17 18 19
    25 20 21 22 23 24 25 26
    26 27 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    26 1 2 3
    27 4 5 6 7 8 9 10
    28 11 12 13 14 15 16 17
    29 18 19 20 21 22 23 24
    30 25 26 27 28 29 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2 3 4 5 6 7
    32 8 9 10 11 12 13 14
    33 15 16 17 18 19 20 21
    34 22 23 24 25 26 27 28
    35 29 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1 2 3 4
    36 5 6 7 8 9 10 11
    37 12 13 14 15 16 17 18
    38 19 20 21 22 23 24 25
    39 26 27 28 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    39 1 2
    40 3 4 5 6 7 8 9
    41 10 11 12 13 14 15 16
    42 17 18 19 20 21 22 23
    43 24 25 26 27 28 29 30
    44 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3 4 5 6
    45 7 8 9 10 11 12 13
    46 14 15 16 17 18 19 20
    47 21 22 23 24 25 26 27
    48 28 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1 2 3 4
    49 5 6 7 8 9 10 11
    50 12 13 14 15 16 17 18
    51 19 20 21 22 23 24 25
    52 26 27 28 29 30 31

    YanıtlaSil
  88. 2021 202220232024 2025
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    52 1
    1 2 3 4 5 6 7 8
    2 9 10 11 12 13 14 15
    3 16 17 18 19 20 21 22
    4 23 24 25 26 27 28 29
    5 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3 4 5
    6 6 7 8 9 10 11 12
    7 13 14 15 16 17 18 19
    8 20 21 22 23 24 25 26
    9 27 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3 4 5
    10 6 7 8 9 10 11 12
    11 13 14 15 16 17 18 19
    12 20 21 22 23 24 25 26
    13 27 28 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    13 1 2
    14 3 4 5 6 7 8 9
    15 10 11 12 13 14 15 16
    16 17 18 19 20 21 22 23
    17 24 25 26 27 28 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    18 1 2 3 4 5 6 7
    19 8 9 10 11 12 13 14
    20 15 16 17 18 19 20 21
    21 22 23 24 25 26 27 28
    22 29 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2 3 4
    23 5 6 7 8 9 10 11
    24 12 13 14 15 16 17 18
    25 19 20 21 22 23 24 25
    26 26 27 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    26 1 2
    27 3 4 5 6 7 8 9
    28 10 11 12 13 14 15 16
    29 17 18 19 20 21 22 23
    30 24 25 26 27 28 29 30
    31 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2 3 4 5 6
    32 7 8 9 10 11 12 13
    33 14 15 16 17 18 19 20
    34 21 22 23 24 25 26 27
    35 28 29 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1 2 3
    36 4 5 6 7 8 9 10
    37 11 12 13 14 15 16 17
    38 18 19 20 21 22 23 24
    39 25 26 27 28 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    39 1
    40 2 3 4 5 6 7 8
    41 9 10 11 12 13 14 15
    42 16 17 18 19 20 21 22
    43 23 24 25 26 27 28 29
    44 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3 4 5
    45 6 7 8 9 10 11 12
    46 13 14 15 16 17 18 19
    47 20 21 22 23 24 25 26
    48 27 28 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1 2 3
    49 4 5 6 7 8 9 10
    50 11 12 13 14 15 16 17
    51 18 19 20 21 22 23 24
    52 25 26 27 28 29 30 31

    YanıtlaSil
  89. 2022 202320242025 2026
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    1 1 2 3 4 5 6 7
    2 8 9 10 11 12 13 14
    3 15 16 17 18 19 20 21
    4 22 23 24 25 26 27 28
    5 29 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3 4
    6 5 6 7 8 9 10 11
    7 12 13 14 15 16 17 18
    8 19 20 21 22 23 24 25
    9 26 27 28 29
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3
    10 4 5 6 7 8 9 10
    11 11 12 13 14 15 16 17
    12 18 19 20 21 22 23 24
    13 25 26 27 28 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    14 1 2 3 4 5 6 7
    15 8 9 10 11 12 13 14
    16 15 16 17 18 19 20 21
    17 22 23 24 25 26 27 28
    18 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    18 1 2 3 4 5
    19 6 7 8 9 10 11 12
    20 13 14 15 16 17 18 19
    21 20 21 22 23 24 25 26
    22 27 28 29 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2
    23 3 4 5 6 7 8 9
    24 10 11 12 13 14 15 16
    25 17 18 19 20 21 22 23
    26 24 25 26 27 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    27 1 2 3 4 5 6 7
    28 8 9 10 11 12 13 14
    29 15 16 17 18 19 20 21
    30 22 23 24 25 26 27 28
    31 29 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2 3 4
    32 5 6 7 8 9 10 11
    33 12 13 14 15 16 17 18
    34 19 20 21 22 23 24 25
    35 26 27 28 29 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1
    36 2 3 4 5 6 7 8
    37 9 10 11 12 13 14 15
    38 16 17 18 19 20 21 22
    39 23 24 25 26 27 28 29
    40 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    40 1 2 3 4 5 6
    41 7 8 9 10 11 12 13
    42 14 15 16 17 18 19 20
    43 21 22 23 24 25 26 27
    44 28 29 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3
    45 4 5 6 7 8 9 10
    46 11 12 13 14 15 16 17
    47 18 19 20 21 22 23 24
    48 25 26 27 28 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1
    49 2 3 4 5 6 7 8
    50 9 10 11 12 13 14 15
    51 16 17 18 19 20 21 22
    52 23 24 25 26 27 28 29
    1 30 31

    YanıtlaSil
  90. 2023 202420252026 2027
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    1 1 2 3 4 5
    2 6 7 8 9 10 11 12
    3 13 14 15 16 17 18 19
    4 20 21 22 23 24 25 26
    5 27 28 29 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2
    6 3 4 5 6 7 8 9
    7 10 11 12 13 14 15 16
    8 17 18 19 20 21 22 23
    9 24 25 26 27 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2
    10 3 4 5 6 7 8 9
    11 10 11 12 13 14 15 16
    12 17 18 19 20 21 22 23
    13 24 25 26 27 28 29 30
    14 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    14 1 2 3 4 5 6
    15 7 8 9 10 11 12 13
    16 14 15 16 17 18 19 20
    17 21 22 23 24 25 26 27
    18 28 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    18 1 2 3 4
    19 5 6 7 8 9 10 11
    20 12 13 14 15 16 17 18
    21 19 20 21 22 23 24 25
    22 26 27 28 29 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1
    23 2 3 4 5 6 7 8
    24 9 10 11 12 13 14 15
    25 16 17 18 19 20 21 22
    26 23 24 25 26 27 28 29
    27 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    27 1 2 3 4 5 6
    28 7 8 9 10 11 12 13
    29 14 15 16 17 18 19 20
    30 21 22 23 24 25 26 27
    31 28 29 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2 3
    32 4 5 6 7 8 9 10
    33 11 12 13 14 15 16 17
    34 18 19 20 21 22 23 24
    35 25 26 27 28 29 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    36 1 2 3 4 5 6 7
    37 8 9 10 11 12 13 14
    38 15 16 17 18 19 20 21
    39 22 23 24 25 26 27 28
    40 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    40 1 2 3 4 5
    41 6 7 8 9 10 11 12
    42 13 14 15 16 17 18 19
    43 20 21 22 23 24 25 26
    44 27 28 29 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2
    45 3 4 5 6 7 8 9
    46 10 11 12 13 14 15 16
    47 17 18 19 20 21 22 23
    48 24 25 26 27 28 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    49 1 2 3 4 5 6 7
    50 8 9 10 11 12 13 14
    51 15 16 17 18 19 20 21
    52 22 23 24 25 26 27 28
    1 29 30 31

    YanıtlaSil
  91. 2024 202520262027 2028
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    1 1 2 3 4
    2 5 6 7 8 9 10 11
    3 12 13 14 15 16 17 18
    4 19 20 21 22 23 24 25
    5 26 27 28 29 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1
    6 2 3 4 5 6 7 8
    7 9 10 11 12 13 14 15
    8 16 17 18 19 20 21 22
    9 23 24 25 26 27 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1
    10 2 3 4 5 6 7 8
    11 9 10 11 12 13 14 15
    12 16 17 18 19 20 21 22
    13 23 24 25 26 27 28 29
    14 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    14 1 2 3 4 5
    15 6 7 8 9 10 11 12
    16 13 14 15 16 17 18 19
    17 20 21 22 23 24 25 26
    18 27 28 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    18 1 2 3
    19 4 5 6 7 8 9 10
    20 11 12 13 14 15 16 17
    21 18 19 20 21 22 23 24
    22 25 26 27 28 29 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    23 1 2 3 4 5 6 7
    24 8 9 10 11 12 13 14
    25 15 16 17 18 19 20 21
    26 22 23 24 25 26 27 28
    27 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    27 1 2 3 4 5
    28 6 7 8 9 10 11 12
    29 13 14 15 16 17 18 19
    30 20 21 22 23 24 25 26
    31 27 28 29 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2
    32 3 4 5 6 7 8 9
    33 10 11 12 13 14 15 16
    34 17 18 19 20 21 22 23
    35 24 25 26 27 28 29 30
    36 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    36 1 2 3 4 5 6
    37 7 8 9 10 11 12 13
    38 14 15 16 17 18 19 20
    39 21 22 23 24 25 26 27
    40 28 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    40 1 2 3 4
    41 5 6 7 8 9 10 11
    42 12 13 14 15 16 17 18
    43 19 20 21 22 23 24 25
    44 26 27 28 29 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1
    45 2 3 4 5 6 7 8
    46 9 10 11 12 13 14 15
    47 16 17 18 19 20 21 22
    48 23 24 25 26 27 28 29
    49 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    49 1 2 3 4 5 6
    50 7 8 9 10 11 12 13
    51 14 15 16 17 18 19 20
    52 21 22 23 24 25 26 27
    53 28 29 30 31

    YanıtlaSil
  92. 025 202620272028 2029
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    53 1 2 3
    1 4 5 6 7 8 9 10
    2 11 12 13 14 15 16 17
    3 18 19 20 21 22 23 24
    4 25 26 27 28 29 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3 4 5 6 7
    6 8 9 10 11 12 13 14
    7 15 16 17 18 19 20 21
    8 22 23 24 25 26 27 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3 4 5 6 7
    10 8 9 10 11 12 13 14
    11 15 16 17 18 19 20 21
    12 22 23 24 25 26 27 28
    13 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    13 1 2 3 4
    14 5 6 7 8 9 10 11
    15 12 13 14 15 16 17 18
    16 19 20 21 22 23 24 25
    17 26 27 28 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    17 1 2
    18 3 4 5 6 7 8 9
    19 10 11 12 13 14 15 16
    20 17 18 19 20 21 22 23
    21 24 25 26 27 28 29 30
    22 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2 3 4 5 6
    23 7 8 9 10 11 12 13
    24 14 15 16 17 18 19 20
    25 21 22 23 24 25 26 27
    26 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    26 1 2 3 4
    27 5 6 7 8 9 10 11
    28 12 13 14 15 16 17 18
    29 19 20 21 22 23 24 25
    30 26 27 28 29 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    30 1
    31 2 3 4 5 6 7 8
    32 9 10 11 12 13 14 15
    33 16 17 18 19 20 21 22
    34 23 24 25 26 27 28 29
    35 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1 2 3 4 5
    36 6 7 8 9 10 11 12
    37 13 14 15 16 17 18 19
    38 20 21 22 23 24 25 26
    39 27 28 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    39 1 2 3
    40 4 5 6 7 8 9 10
    41 11 12 13 14 15 16 17
    42 18 19 20 21 22 23 24
    43 25 26 27 28 29 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3 4 5 6 7
    45 8 9 10 11 12 13 14
    46 15 16 17 18 19 20 21
    47 22 23 24 25 26 27 28
    48 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1 2 3 4 5
    49 6 7 8 9 10 11 12
    50 13 14 15 16 17 18 19
    51 20 21 22 23 24 25 26
    52 27 28 29 30 31

    YanıtlaSil
  93. 026 202720282029 2030
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    52 1 2
    1 3 4 5 6 7 8 9
    2 10 11 12 13 14 15 16
    3 17 18 19 20 21 22 23
    4 24 25 26 27 28 29 30
    5 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3 4 5 6
    6 7 8 9 10 11 12 13
    7 14 15 16 17 18 19 20
    8 21 22 23 24 25 26 27
    9 28 29
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3 4 5
    10 6 7 8 9 10 11 12
    11 13 14 15 16 17 18 19
    12 20 21 22 23 24 25 26
    13 27 28 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    13 1 2
    14 3 4 5 6 7 8 9
    15 10 11 12 13 14 15 16
    16 17 18 19 20 21 22 23
    17 24 25 26 27 28 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    18 1 2 3 4 5 6 7
    19 8 9 10 11 12 13 14
    20 15 16 17 18 19 20 21
    21 22 23 24 25 26 27 28
    22 29 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2 3 4
    23 5 6 7 8 9 10 11
    24 12 13 14 15 16 17 18
    25 19 20 21 22 23 24 25
    26 26 27 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    26 1 2
    27 3 4 5 6 7 8 9
    28 10 11 12 13 14 15 16
    29 17 18 19 20 21 22 23
    30 24 25 26 27 28 29 30
    31 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2 3 4 5 6
    32 7 8 9 10 11 12 13
    33 14 15 16 17 18 19 20
    34 21 22 23 24 25 26 27
    35 28 29 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1 2 3
    36 4 5 6 7 8 9 10
    37 11 12 13 14 15 16 17
    38 18 19 20 21 22 23 24
    39 25 26 27 28 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    39 1
    40 2 3 4 5 6 7 8
    41 9 10 11 12 13 14 15
    42 16 17 18 19 20 21 22
    43 23 24 25 26 27 28 29
    44 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3 4 5
    45 6 7 8 9 10 11 12
    46 13 14 15 16 17 18 19
    47 20 21 22 23 24 25 26
    48 27 28 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1 2 3
    49 4 5 6 7 8 9 10
    50 11 12 13 14 15 16 17
    51 18 19 20 21 22 23 24
    52 25 26 27 28 29 30 31

    YanıtlaSil

  94. 2027 202820292030 2031
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    1 1 2 3 4 5 6 7
    2 8 9 10 11 12 13 14
    3 15 16 17 18 19 20 21
    4 22 23 24 25 26 27 28
    5 29 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3 4
    6 5 6 7 8 9 10 11
    7 12 13 14 15 16 17 18
    8 19 20 21 22 23 24 25
    9 26 27 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3 4
    10 5 6 7 8 9 10 11
    11 12 13 14 15 16 17 18
    12 19 20 21 22 23 24 25
    13 26 27 28 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    13 1
    14 2 3 4 5 6 7 8
    15 9 10 11 12 13 14 15
    16 16 17 18 19 20 21 22
    17 23 24 25 26 27 28 29
    18 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    18 1 2 3 4 5 6
    19 7 8 9 10 11 12 13
    20 14 15 16 17 18 19 20
    21 21 22 23 24 25 26 27
    22 28 29 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2 3
    23 4 5 6 7 8 9 10
    24 11 12 13 14 15 16 17
    25 18 19 20 21 22 23 24
    26 25 26 27 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    26 1
    27 2 3 4 5 6 7 8
    28 9 10 11 12 13 14 15
    29 16 17 18 19 20 21 22
    30 23 24 25 26 27 28 29
    31 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2 3 4 5
    32 6 7 8 9 10 11 12
    33 13 14 15 16 17 18 19
    34 20 21 22 23 24 25 26
    35 27 28 29 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1 2
    36 3 4 5 6 7 8 9
    37 10 11 12 13 14 15 16
    38 17 18 19 20 21 22 23
    39 24 25 26 27 28 29 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    40 1 2 3 4 5 6 7
    41 8 9 10 11 12 13 14
    42 15 16 17 18 19 20 21
    43 22 23 24 25 26 27 28
    44 29 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3 4
    45 5 6 7 8 9 10 11
    46 12 13 14 15 16 17 18
    47 19 20 21 22 23 24 25
    48 26 27 28 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1 2
    49 3 4 5 6 7 8 9
    50 10 11 12 13 14 15 16
    51 17 18 19 20 21 22 23
    52 24 25 26 27 28 29 30
    1 31

    YanıtlaSil
  95. 2028 202920302031 2032
    Ocak
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    1 1 2 3 4 5 6
    2 7 8 9 10 11 12 13
    3 14 15 16 17 18 19 20
    4 21 22 23 24 25 26 27
    5 28 29 30 31
    Şubat
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    5 1 2 3
    6 4 5 6 7 8 9 10
    7 11 12 13 14 15 16 17
    8 18 19 20 21 22 23 24
    9 25 26 27 28
    Mart
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    9 1 2 3
    10 4 5 6 7 8 9 10
    11 11 12 13 14 15 16 17
    12 18 19 20 21 22 23 24
    13 25 26 27 28 29 30 31
    Nisan
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    14 1 2 3 4 5 6 7
    15 8 9 10 11 12 13 14
    16 15 16 17 18 19 20 21
    17 22 23 24 25 26 27 28
    18 29 30
    Mayıs
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    18 1 2 3 4 5
    19 6 7 8 9 10 11 12
    20 13 14 15 16 17 18 19
    21 20 21 22 23 24 25 26
    22 27 28 29 30 31
    Haziran
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    22 1 2
    23 3 4 5 6 7 8 9
    24 10 11 12 13 14 15 16
    25 17 18 19 20 21 22 23
    26 24 25 26 27 28 29 30
    Temmuz
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    27 1 2 3 4 5 6 7
    28 8 9 10 11 12 13 14
    29 15 16 17 18 19 20 21
    30 22 23 24 25 26 27 28
    31 29 30 31
    Ağustos
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    31 1 2 3 4
    32 5 6 7 8 9 10 11
    33 12 13 14 15 16 17 18
    34 19 20 21 22 23 24 25
    35 26 27 28 29 30 31
    Eylül
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    35 1
    36 2 3 4 5 6 7 8
    37 9 10 11 12 13 14 15
    38 16 17 18 19 20 21 22
    39 23 24 25 26 27 28 29
    40 30
    Ekim
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    40 1 2 3 4 5 6
    41 7 8 9 10 11 12 13
    42 14 15 16 17 18 19 20
    43 21 22 23 24 25 26 27
    44 28 29 30 31
    Kasım
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    44 1 2 3
    45 4 5 6 7 8 9 10
    46 11 12 13 14 15 16 17
    47 18 19 20 21 22 23 24
    48 25 26 27 28 29 30
    Aralık
    Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
    48 1
    49 2 3 4 5 6 7 8
    50 9 10 11 12 13 14 15
    51 16 17 18 19 20 21 22
    52 23 24 25 26 27 28 29
    1 30 31

    YanıtlaSil
  96. Üç mescidden başkasına sefer ittihaz edilmez. Mescidi Haram, Şu Benim mescidim ve Mescidi Aksa.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 474 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis


    7 Kasım 2020 16:14 Sil
    Blogger yuksel dedi ki...
    Mustafa Kemal Atataturk Devleti Aliyyeyinin kanunlarini kaldirmakta yanliş yaptik.
    Mustafa Kemal Ataturk Gerçek Gizli Vasyetnamesi.

    8 Kasım 2020 21:58 Sil

    YanıtlaSil
  97. Namaz mektebine kaydolup günde kirk defa rükú eden başlar,
    huzurunda eğilmeye layık yegane varliğin Allah Azze ve Celle
    olduğunu öğrenirler. Peygamber-i Ekber dünya nın Cenáb-ı
    Hakk ın yanında bir sinek kanadı kadar kymetinin olmadığını
    öğrendikleri için dünyâ ve içindekiler onların gözünde her rükû
    ettiklerinde küçülerek adeta bir nokta hâline dönüşür. Artık onlar
    ebedi ve bakî olan ahiret âlemine nisbetle fani, geçici ve yok olmaya
    mahkum olan dünyánin metaîna iltifat etmeyi, nokta kadar menfaat
    için virgül kadar eğilmeyi ya da herhangi bir kulun veya otoritenin
    önünde baş eğmeyi namaz mektebinde öğrendiklerine ihânet
    sayarlar.
    Bugün namaz kîlmasına rağmen üç kuruşluk menfaati için zâlimin
    karsisinda elpençe divân duranlar, Allah ve Rasûl düşmanlarına boyun eğenler seni aldatmasın. Onlar her ne kadar
    namaz kılsa da kiyâmin, riükúnun ma'nāsını kavrayamamış
    nasibsizlerdir.Eğer birileri namaz klmasına rağmen hakk, hakikati
    gördügü hálde teslîim olup boyun eğmiyor, hâla haklı çıkmak için
    tartişmaya devam ediyorsa bil ki o kişi de rükûdan nasibdar alamamiş, hakkin karşisinda boyun bukmesini beceremeyen bir zavallidir.
    O hálde sakin sen herkesin secdeye da'vet edildiği kuyâmet gününde
    dünyâda secde etmeyenlerin buna güç yetiremeyeceği; horluktan
    gözleri öne dişmüş, zilletin kendilerini kuşattiği kimselerden olma!
    Bilesin ki, Halika yapacağın bir secde seni mahluka yapacağın bin
    secdeden kurtaracaktir. Unutma! şairin dediği gibi "Haram kazanılan aş, aştan sayulmaz. Hak için akmayan yaş, yaştan
    Saylmaz. Kisşi, başım var diye övünmesin! Secdeye varmayan baş,
    baştan sayılmaz."
    EN SEVGIYLE BAŞ BAŞA
    Selim Seyhan

    YanıtlaSil
  98. Namaz mektebine kaydolup günde kirk defa rükú eden başlar,
    huzurunda eğilmeye layık yegane varliğin Allah Azze ve Celle
    olduğunu öğrenirler. Peygamber-i Ekber dünya nın Cenáb-ı
    Hakk ın yanında bir sinek kanadı kadar kymetinin olmadığını
    öğrendikleri için dünyâ ve içindekiler onların gözünde her rükû
    ettiklerinde küçülerek adeta bir nokta hâline dönüşür. Artık onlar
    ebedi ve bakî olan ahiret âlemine nisbetle fani, geçici ve yok olmaya
    mahkum olan dünyánin metaîna iltifat etmeyi, nokta kadar menfaat
    için virgül kadar eğilmeyi ya da herhangi bir kulun veya otoritenin
    önünde baş eğmeyi namaz mektebinde öğrendiklerine ihânet
    sayarlar.
    Bugün namaz kîlmasına rağmen üç kuruşluk menfaati için zâlimin
    karsisinda elpençe divân duranlar, Allah ve Rasûl düşmanlarına boyun eğenler seni aldatmasın. Onlar her ne kadar
    namaz kılsa da kiyâmin, riükúnun ma'nāsını kavrayamamış
    nasibsizlerdir.Eğer birileri namaz klmasına rağmen hakk, hakikati
    gördügü hálde teslîim olup boyun eğmiyor, hâla haklı çıkmak için
    tartişmaya devam ediyorsa bil ki o kişi de rükûdan nasibdar alamamiş, hakkin karşisinda boyun bukmesini beceremeyen bir zavallidir.
    O hálde sakin sen herkesin secdeye da'vet edildiği kuyâmet gününde
    dünyâda secde etmeyenlerin buna güç yetiremeyeceği; horluktan
    gözleri öne dişmüş, zilletin kendilerini kuşattiği kimselerden olma!
    Bilesin ki, Halika yapacağın bir secde seni mahluka yapacağın bin
    secdeden kurtaracaktir. Unutma! şairin dediği gibi "Haram kazanılan aş, aştan sayulmaz. Hak için akmayan yaş, yaştan
    Saylmaz. Kisşi, başım var diye övünmesin! Secdeye varmayan baş,
    baştan sayılmaz."
    EN SEVGIYLE BAŞ BAŞA
    Selim Seyhan

    YanıtlaSil
  99. O halde sakin sen herkesin secdeye da'vet edildiği kiyamet gununde dunyada secde etmeyenlerin buna guç yetiremeyceği; horluktan gozleri one duşmuş, zilletin kendilerini kuşattiği kimselerden olma ! Bilesin ki Halika yapacağin bir secde seni mahluka yapacağin bin secdeden kurtaracaktir.


    Unutma!Şairin dediği gibi "Haram kazanılan aş, aştan sayılmaz.Hak için akmayan yaş, yaştan sayılmaz.Kişi başım var diye övünmesin ! Secdeye varmayan baş, başta
    Namaz mektebine kaydolup günde kirk defa rükú eden başlar,
    huzurunda eğilmeye layık yegane varliğin Allah Azze ve Celle
    olduğunu öğrenirler. Peygamber-i Ekber dünya nın Cenáb-ı
    Hakk ın yanında bir sinek kanadı kadar kymetinin olmadığını
    öğrendikleri için dünyâ ve içindekiler onların gözünde her rükû
    ettiklerinde küçülerek adeta bir nokta hâline dönüşür. Artık onlar
    ebedi ve bakî olan ahiret âlemine nisbetle fani, geçici ve yok olmaya
    mahkum olan dünyánin metaîna iltifat etmeyi, nokta kadar menfaat
    için virgül kadar eğilmeyi ya da herhangi bir kulun veya otoritenin
    önünde baş eğmeyi namaz mektebinde öğrendiklerine ihânet
    sayarlar.
    Bugün namaz kîlmasına rağmen üç kuruşluk menfaati için zâlimin
    karsisinda elpençe divân duranlar, Allah ve Rasûl düşmanlarına boyun eğenler seni aldatmasın. Onlar her ne kadar
    namaz kılsa da kiyâmin, riükúnun ma'nāsını kavrayamamış
    nasibsizlerdir.Eğer birileri namaz klmasına rağmen hakk, hakikati
    gördügü hálde teslîim olup boyun eğmiyor, hâla haklı çıkmak için
    tartişmaya devam ediyorsa bil ki o kişi de rükûdan nasibdar alamamiş, hakkin karşisinda boyun bukmesini beceremeyen bir zavallidir.
    O hálde sakin sen herkesin secdeye da'vet edildiği kuyâmet gününde
    dünyâda secde etmeyenlerin buna güç yetiremeyeceği; horluktan
    gözleri öne dişmüş, zilletin kendilerini kuşattiği kimselerden olma!
    Bilesin ki, Halika yapacağın bir secde seni mahluka yapacağın bin
    secdeden kurtaracaktir. Unutma! şairin dediği gibi "Haram kazanılan aş, aştan sayulmaz. Hak için akmayan yaş, yaştan
    Saylmaz.
    Bugün bilinen dört temel kuvvet var:
    güçlü kuvvet, zayıf kuvvet, elektro-
    manyetik kuvvet ve kütleçekim kuv-
    veti. Güçlü kuvvet atom çekirdekle-
    rindeki protonların ve nötronların
    bir arada kalmasını sağlıyor. Zayıf
    kuvvet parçacık bozunmalarında
    rol alıyor. Elektromanyetik kuvvet
    atomların oluşmasını sağlıyor. Küt-
    leçekim kuvvetiyse evrenin büyük
    ölçekteki yapısını belirliyor.

    Beşinci
    Element
    Karanlik enerjiyi açıklamak için
    öne sürülmüş görüşlerden biri, bir
    kozmolojik sabitin varlığıdır. Albert
    Einstein, genel görelilik kuramını
    formüle ederken, durağan bir ev-
    ren modeli oluşturmak için, alan denklemlerine kozmolojik sabit adı
    verilen bir sabit eklemiş ancak evre-
    nin genişlediği keşfedildikten sonra
    kozmolojik sabiti denklemlerden çı-
    karmıştı. Evrenin genişleme hızının
    giderek arttığını gösteren gözlemler-
    den sonra kozmolojik sabit yeniden
    alan denklemlerinde kendine yer
    bulmaya başladı. Boş uzayın enerji
    yoğunluğuna karşılık gelen bu sabi-
    tin negatif bir basınca sebep olarak
    evrenin genişleme hızını artırdığı
    düşünülüyor.
    Beşinci element hipotezi, karanlık
    enerjiyi açıklamak için öne sürülmüş
    bir diğer hipotezdir. Beşinci elemen-
    tin kozmolojik sabitten temel farkı,
    bir sabit değil büyüklüğü konumla ve
    zamanla değişen bir alan olmasıdır.
    Bilim ve Teknik Dergisi Kasım 2020 sayısı
    syf 62 ve syf 6
    Fitne gelir savrulur. Heva ve sabrı da beraber getirir. Kim hevaya tabi olursa onun fitnesi siyah (kara) olur. Kim de sabra tabi olursa, onun fitnesi ak (nur) olur.
    Ravi: Hz. Ebû Malik el Eş'ari (r.a.)
    Sayfa: 105 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis
    Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin vefatından 111 gün sonra Şanlıurfa Halil İbrahim Peygamber dergahında meftun bulunduğu kabrinden naşı çıkarılarak Isparta mekiine götürüldüğünde 27 Mayıs ihtilâl hükümetinin devlet başkanlığı makamında Cemal Gürsel, Bâşbakanlık makamında ise Alpaslan Türkeş vardı.Başta bunların ve MBK üyelerinin haberi olmadan nakil yapılması mümkün değildir, çünkü hakim güç onlardı.
    Bedüzzaman'ın Kardeşi Abdülmecid Nursi
    Halil Uslu.sy.145.

    YanıtlaSil
  100. O hálde sakin sen herkesin secdeye da'vet edildiği kuyâmet gününde
    dünyâda secde etmeyenlerin buna güç yetiremeyeceği; horluktan
    gözleri öne dişmüş, zilletin kendilerini kuşattiği kimselerden olma!
    Bilesin ki, Halika yapacağın bir secde seni mahluka yapacağın bin
    secdeden kurtaracaktir. Unutma! şairin dediği gibi "Haram kazanılan aş, aştan sayulmaz. Hak için akmayan yaş, yaştan
    Saylmaz.
    Bugün bilinen dört temel kuvvet var:
    güçlü kuvvet, zayıf kuvvet, elektro-
    manyetik kuvvet ve kütleçekim kuv-
    veti. Güçlü kuvvet atom çekirdekle-
    rindeki protonların ve nötronların
    bir arada kalmasını sağlıyor. Zayıf
    kuvvet parçacık bozunmalarında
    rol alıyor. Elektromanyetik kuvvet
    atomların oluşmasını sağlıyor. Küt-
    leçekim kuvvetiyse evrenin büyük
    ölçekteki yapısını belirliyor.

    Beşinci
    Element
    Karanlik enerjiyi açıklamak için
    öne sürülmüş görüşlerden biri, bir
    kozmolojik sabitin varlığıdır. Albert
    Einstein, genel görelilik kuramını
    formüle ederken, durağan bir ev-
    ren modeli oluşturmak için, alan denklemlerine kozmolojik sabit adı
    verilen bir sabit eklemiş ancak evre-
    nin genişlediği keşfedildikten sonra
    kozmolojik sabiti denklemlerden çı-
    karmıştı. Evrenin genişleme hızının
    giderek arttığını gösteren gözlemler-
    den sonra kozmolojik sabit yeniden
    alan denklemlerinde kendine yer
    bulmaya başladı. Boş uzayın enerji
    yoğunluğuna karşılık gelen bu sabi-
    tin negatif bir basınca sebep olarak
    evrenin genişleme hızını artırdığı
    düşünülüyor.
    Beşinci element hipotezi, karanlık
    enerjiyi açıklamak için öne sürülmüş
    bir diğer hipotezdir. Beşinci elemen-
    tin kozmolojik sabitten temel farkı,
    bir sabit değil büyüklüğü konumla ve
    zamanla değişen bir alan olmasıdır.
    Bilim ve Teknik Dergisi Kasım 2020 sayısı
    syf 62 ve syf 6
    Fitne gelir savrulur. Heva ve sabrı da beraber getirir. Kim hevaya tabi olursa onun fitnesi siyah (kara) olur. Kim de sabra tabi olursa, onun fitnesi ak (nur) olur.
    Ravi: Hz. Ebû Malik el Eş'ari (r.a.)
    Sayfa: 105 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis
    Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin vefatından 111 gün sonra Şanlıurfa Halil İbrahim Peygamber dergahında meftun bulunduğu kabrinden naşı çıkarılarak Isparta mekiine götürüldüğünde 27 Mayıs ihtilâl hükümetinin devlet başkanlığı makamında Cemal Gürsel, Bâşbakanlık makamında ise Alpaslan Türkeş vardı.Başta bunların ve MBK üyelerinin haberi olmadan nakil yapılması mümkün değildir, çünkü hakim güç onlardı.
    Bedüzzaman'ın Kardeşi Abdülmecid Nursi
    Halil Uslu.sy.145.

    YANITLAYINSIL

    yuksel12 Kasım 2020 16:16
    Allahümme salli alâ men ruhuhu mihrâbül ervahı vel melaiketi vel kevn" Allahümme salli alâ men hüve imâmül enbiyâi vel mürselin" Allahümme salli alâ men hüve imâmü ehlil cenneti ıbadillahil mü'minin.
    Salavat-ı Şerifelerin
    Esrarı hikmeti Fazileti.sy.38.

    YANITLAYINSIL

    yuksel12 Kasım 2020 16:26
    Manası: Yâ Rabbi! Babacığım Hazreti Muhammed (s.a.v.) 'e salat getir. O bütün kainatın kıblesidir. Ruhlar, melekler ve peygamberler hep O'ndan şefaat isterler.Yâ Rabbi ! Benim Peygamberim Hazreti Muhammed'e salat getir.Çünkü o peygamberlerin ve resullerin reisidir.Yâ Rabbi ! Babam Hazreti Muhammed ( s.a.v.) 'e salat getir.Zira o mü'minlerin, cennet ahalisinin, peygamberlerin ve resullerin en hayırlısıdır.
    Salavat-ı Şerifelerin
    Esrarı, Hikmeti, Fazileti.sy.38.

    YANITLAYINSIL

    yuksel12 Kasım 2020 16:38
    Bu salavat-ı şerife kitablarda yoktur.
    Hazreti Fatıma (r.anha) buyurdu.
    Eğer bu salavatı şerifeyi bir defa okursanız denizler mürekkeb, ağaçlar kalem klsa bunun sevabını yazmakla bitiremez.
    Bunun üzerine Rasülü Ekrem (s.a.v.) :
    Fatıma ne dediyse doğrudur.".buyurdu.Bu salavat-ı Şerife Cenab-ı Peygamber'i o kadar övüyord ki, arkada hiçbir şey bırakmıyordu.
    Salavat-ı Şerifelerin
    Esrarı Hikmeti, Fazileti.
    sy.36,37.

    YanıtlaSil
  101. GİZLİ GÖREVLE LİBYA'YA GİDEN ATATÜRK HALI
    TÜCCARI KILIĞINDAYDI
    Halı tüccarı kılığında Mısır'a giden Mustafa Kemal'in ve diger
    anla Teşkilatı Mahsusacı Kara Kemal sorumluydu.
    futihat ve Terakki'yi Ittihad-1 Islam (Islam birligi) projesine tepik
    eden Trablusgarp'ın Italyanlar tarafından işgal edilmesiydi.
    Ittihat ve Terakki, iktidarın dizginlerini ele geçirdiklerinde bu
    projeye bel bağladı. İttihatçı eylemciler Libya'da kazandıkları tecrü-
    beden Balkan ve I. Dünya savaşlarında da yararlanacaklardı.
    Enver Paşa'nın liderliğindeki Teşkilatı Mahsusa, Libya'da silah,
    cephane ve profesyonel asker kıtlığına rağmen, mükemmel bir geril-
    la harbini örgütleyerek, 200.000 kadar Italyan askerini sahil şeridine
    kilitlemeyi başarıyordu.
    Trablusgarp'ta, sonradan çoğu Teşkilatı Mahsusacı olan ünlü
    İsimler gerillacılık yaptı.
    Bunların başında Mustafa Kemal Paşa, Nuri ve Halil Paşalar, Ali
    Fethi Okyar, Kuşçubaşı Eşref ve Hacı Selim Sami, Kel Ali lakaplı Ali
    Cetinkaya, ilk tayyareci şehitlerden Sadık Bey, Çerkez Reşit Bey, Sü-
    leyman Askeri, Fuat Bulca, Yakup Cemil, Nuri Conker, Rauf Orbay
    gibi isimler yer alıyordu.
    Ünlü Masonlardan Ord. Prof. Mim Kemal Öke de yüzbaşı rüt-
    betinde Derne cephesindeydi. Prof. Ayhan Songar'ın babası Nazmi
    Bey ve ünlü seyyah Abdurreşit İbrahim de Libya'ya giden gönülla
    "FUAT, TRABLUSGARP'A GİDİYORUZ,
    SEN DE GELİYORSUN"

    YANITLAYINSIL

    yuksel28 Kasım 2020 04:10

    Ilim ehli ve ilim öğrenmenin önemi:
    Eger büyük alimler Allah'ın veli kullan değilse,
    Allah Teâlâ'nin veli kullanının bulunmaması
    gerekirdi. Bu durumda cahiller Allah (cc)'ın veli
    kulları olamazlar (Bilgin, s. 243).
    Ilmi dünyayı elde etmek maksadıyla öğrenen, onun
    bereketinden mahrum kalır. Bu tür insanlar ilimde
    tam olarak derinleşemeyeceğinden, başkalan onun
    ilminden pek fazla yararlanamaz Islam dinini
    korumak niyetiyle ilim Öğrenenlerin ilmi artar ve
    onun inceliklerine vâkıf olur. Ayrıca onların
    ilminden yararlananlar çok bulunur (Bilgin, s. 243).
    Bir kimse ilmi, dünya için öğrenirse ilimo
    kimsenin kalbinde sağlam yer etmez ve hiç kimse o
    ilimden yararlanamaz. o ilmin hiç bereketi de
    olmaz. Kim ilmi ahiret için öğrenirse o ilimde
    bereket olur, kalpte muhkem olur ve ondan herkes
    istifade eder, faydalanır (Kacalin, II, s. 58).
    Şakik Ton Torahim şöyle der. Hazret-i Imam-1
    A'zam. Ibrahim bin Edhem'e: "Ey İbrahim, Allahu
    Teala ibadetlerden sana salih azik verdi. Ilim de
    senin kapında olsun; zira ibadetin başı ilimdir ve
    daima amel de ilimle elde edilir." dedi (Kaçalin, II,
    s. 58)
    Ebu Hanife, Ibrahim Edhem'e şöyle dedi: “Ey
    Ibrahim! Senin
    ibadet hususundaki
    başarın
    yerindedir. Fakat ibadetin başı ve dini işlerin
    olgunluğu ilimle olduğundan, onu da çok değerli
    tutmalısın." (Bilgin, s. 244)

    YanıtlaSil
  102. kutlu olsun." ifadelerini kullandı.

    Halil İbrahim Sofrası şarkısı sözleri

    İnsanoğlu haddin bilir kem söz söylemez iken
    Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken
    Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
    Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok
    Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
    Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok

    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına

    Daha çatal bıçak kaşık icat edilmemişken
    İsmail'e inen koç kurban edilmemişken
    Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
    Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok
    Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
    Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok

    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına

    Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
    Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
    Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
    Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok
    Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
    Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok

    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
    Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına

    Ağzı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
    Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
    Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
    Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına

    Halat gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiyle
    Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler
    Buyurun sizde buyurun
    Buyurun dostlar buyurun

    Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa
    Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa
    Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
    İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
    Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
    İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok

    Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
    İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
    Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
    İçi boş insanların bu dünyada yeri yok

    YanıtlaSil
  103. Kadının aslî yapısı ile yaşamasını engellemek ve onun hayırlı evlat yetiştirmesine karşı koymak gibi bir misyon üstlenen, İslam düşmanı feminist bozuntuları, sadece şiddet çığırtkanlarıdır. Kadına artı değer katacak kesinlikle ilkeleri ve niyetleri yoktur.

    Şer güçler, ilmen, i’tikaden, fikren, ahlâken, iktisaden ve diğer bütün alanlarda, aileyi kötüye kullanarak yok etmek için her alanda savaş vermektedirler. Müslümanlar ise onların gıyabında dedikodu yapmayı yeğlemişlerdir. Doğrusu aileyi yeniden inşa edip ihya etmek için Kur’an-ı Kerim’i yeniden ele almak gerekir. Kur’an en büyük hazinedir, O bize emanettir.

    Toplumun ana kaynağı, devletin temel dayanağı ailedir. Aile kurumu düzenli ve fıtrî eğitimle sağlanır. Düzenli ve fıtrî eğitimle imar edilmiş aile ile mutlu ve güvenli insanlar diyârına ulaşılır. Mutlu bir toplumu inşa etmek için aile eğitimi şarttır, bu eğitim ana karnında başlar, eğitimle hayat bulur, ailede kök salar ve toplumda yerleşip süreklilik kazanır. Eğitilmiş aileler topluluğunun oluşturduğu devlet ideal devlet olur, büyük bir güç olur. Bütün bunlara ve diğer şartlara bakınca insanların ve özellikle müslümanların daha çok ciddi olmaları ivedilik kazanmıştır. “Ben mi düzelteceğim” hamakatına mahkûm olmadan herkes hizmet alanındaki yerini almalıdır. Bu hizmet ertelemeyi kaldırmaz. Hizmetin ihmali, sonsuz yanlışa ve ağır bir felakete sürükler. Onun için hizmetin ihmalinden bütün müslümanlar sorumludur.

    Dünyada insan nüfusunun artışı, katlanarak beraberinde birçok problem getirdi. Yapıp ürettiği her yenilik, insanın dertlerine yeni dertler ekledi. Dünya nüfusunun sekiz milyara tırmanışı, sosyolojik dengesizliklere zemin hazırladı. Üretimi, dolayısı ile geçim şartlarını zorlamaya başladı. Besin maddelerindeki artış, kaliteyi bozdu. İnsanlar beslenecekleri yerde zehirlenmeye mahkûm oldular. İletişim, ulaşım ve teknolojik araçların artışı ile bir taraftan hava kirlendi, diğer taraftan yoğun sinyaller ve radyasyonla insanların sağlıkları tehdit altına girdi. Ulaşım, yer küreyi küçülttü. Kültürler ve medeniyetler kargaşaya dönüştü, yozlaşma hızlandı, toplumları etki alanı içine aldı. Maddi çıkar ve nüfuz ön plana çıktı ve manevi etkinlikler, değer kaybına uğradı. Medeniyetlerin değer ve etkinlikleri karaya oturdu.

    Silah sanayiinde artan üretim, kitleleri bir anda imha edecek boyutlara ulaştı. Her yönü ile etki alanı oluşturan bu gelişme sarsıntının ve çöküşün sinyallerini verdi ve tehlike, aileyi de kasıp kavurmaya başladı. Bunun için aile eğitimi önemle gündeme getirilip değerlendirilmelidir. Aile eğitimi özenle ve önemle gerçekleştirmeli ve bu çok önemli mücadele için hazırlık yapılmalıdır. Her alanda hayatî önem taşıyan aile eğitimini gerçekleştirmek üzere geniş tabanlı, uzun soluklu ve etkin yöntem ile projeler üreterek çalışmalar mutlaka başlatılmalıdır. Bunun için yüksek hedeflere kilitlenmek


    X

    YanıtlaSil
  104. gerekir.

    Yüksek hedeflerin başında, Allah Teâlâ’nın Kitabı gelir. O’nun şaşmaz ve yanıltmaz Kitabı her şeyde olduğu gibi aile eğitiminde de temel dayanaktır. Ayni zamanda kadının her tür derdine derman olacak kalıcı ilkeler içermektedir. Kur’an-ı Kerim, kavvam aile reislerine yüksek dozlu emir verir; Ey iman edenler! Nefislerinizi ve ailelerinizi bir ateşten koruyunuz ki, onun yakıtı ve yakacağı, insanlar ve taşlardır. (Tahrim:66/6) Görüldüğü gibi kavvam aile reisi, öncelikle kendini koruyabilecek ehliyet ve liyakatte olmalıdır.

    Sonra ailesini, usta bir sanatkâr inceliği ile fıtratına münasip ilkelerle cehennem azabına düşmemesi için maddi ve manevi destek hizmetini verecektir. Kadın ise “saliha hanım” kimliği ile kocasının yanında ve beraberinde hayatın yaşanır güzelliğini sergileyen ve sıcacık yuvasında sevgi bağıdır. “Cennetin ayaklarının altına” serildiği annedir. Aile reisi baba kıvamında erkek, ana saliha kadın “Cennetin ayaklarının altına” serildiği hanım olunca yetiştirecekleri evlat ve evlatlar hayırlı evlat olurlar. Bu kalitedeki ailelerin oluşturduğu toplumun devleti de “devlet” olur. Böylesi bir devletin ailelerinin yetiştirdiği Mehmetçik Rumeli’yi fethetti, Anadolu yaptı. Kostantiniye’yi fethetti medeniyet merkezi yaptı. Bütün şer güçleri kudurtan da budur. İnadına ve yiğitçe müslüman gençliğin mutlak manada bu yüce davayı sahiplenmeleri gerekmektedir. Sabıkalılar, kadını şiddetten kurtarmayı beceremezler.

    Kur’an’a dönmedikçe, sonuç, zillettir!

    Esselamu aleykum.





    Yazarın önceki yazıları:
    Şiddeti önleme bahane!
    Dünyayı yönetenler uyanmalı
    Fatiha suresinin mesajları (26)
    Fatiha suresinin mesajları (25)
    Fatiha suresinin mesajları (24)
    YORUMLARA GÖZAT (3)
    DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
    Adınızı yazın
    Yorumunuzu bu alana yazın
    Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.

    X

    YanıtlaSil
  105. Bugün bir virüs karşısında bütün dünya acziyet çaresizliği ile bunalmıştır. Kendilerini güçlü görüp küresel çapta nice ülkeye zulmedenler, bir virüse mahkûm oldular. Bu virüs azabı, zâlimlerin tümüne İlâhî uyarıdır ve ceza tokatıdır ve “kendinize gelin” sinyalidir.

    Kutsal kitapların haber verdiği nice güçlü kavimlerin toptan helak oldukları, insanların zihinlerinde yerini korumaktadır. Yer küremizin en büyük felaketi Nuh tufanıdır. Çağlar, su gibi akıp geçmiş bugüne kadar dünyada bu virüs kadar kapsamlı felaket pek görülmemiştir. Virüs küresel olarak yayıldı. Birçok önleme tedbiri alındı. Virüs tam geçti geçecek derken şimdi kitlesel bulaşma karakterine büründü. İleride ne olacağını öngöremeyen dünya yetkilileri daha çok acziyetlerini gizleyemediler. Bugünki haliyle virüsün sebep olduğu ölüm olayları ülkelerin bir kısmında katlanarak artmaktadır. Bu durum karşısında dünya sorumluları, kendilerine gelmeleri ve bu ciddi ve büyük felaketin sebep ve sonuçlarını değerlendirmeye almaları gerekmektedir. Zaten gerek idarî ve gerekse bilim alanlarında yalnız ilaç ve diğer yüzeysel önlemlerle virüsü engelleme ümidi kalmadığı görülmektedir.

    İnkârı kabil olmayan, bu çaresizliğin elbette bir çözümü vardır. Bu olumsuz gelişmeyi durdurmak için primitif tedbirlerin fayda vermediği ortadadır. Dünyanın bütün güçleri yalnızca bir mikrop karşısında yetkisiz, etkisiz, çaresiz ve âciz kalıyorlarsa bunun bir arka planı bir gerçek sebebi ve evrensel düzeyde bir hikmeti vardır. Bunlar ne kadar ertelense insanlık o kadar zarar görecektir. Algılayabilecek yetkili varsa ciddiyetle muhakeme ve muhasebe yapmalıdır. İçinde bulundukları siyasî, sosyal ve ideolojik şartlanmalarını, tabularını, inançlarını ve çıkar temayüllerini sorgulamaları kendilerinin de lehinde olacaktır.

    Aksi takdirde şu anda bütün dünya devletleri, sahip oldukları imkân ve zenginlikleri ellerinden çıkmasına engel olamayacaklardır. Herkesin aklını başına alması kendi çıkarları gereği olmalıdır. Hüküm haktır; “Bir memleketi helâk etmek istediğimiz zaman, o memleketin şımarık öncülerine itaat etmelerini emrederiz. Boyun eğip itaat etmezler. Artık o memleket üzerine hüküm gerçekleşmiştir. İşte o memleketi kökünden helâk ederiz.” (İsra:17/16) Tarih bunun örnekleriyle nice milletlerin helâkine şahittir. Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi, Lût kavmi, Eyke halkı, Firavunlar ve daha nice zalim kavimler yer ile yeksan olmuştur. Daha yüz yıl önce Dünya tarihinde bir dönem en geniş topraklara sahip olan Britanya imparatorluğu bugün kendi adasına çekilme zorunda kalmıştır. Baştan beri sömürgeci Avrupa ülkeleri de kendi kabuklarına dönmüşlerdir. Bir zamanlar büyük bir coğrafya alanına yayılmış S.S.C.B. geçtiğimiz asrın sonunda ayni akıbete maruz kalmıştır. Yok olmaktan kurtulan olmamıştır.

    Bunun izahını, mülkün yegâne Sahibi, manidar bir ifade ile dile getirir; “Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri bırakılırlar ve ne de bir saat öne alınırlar.” (Araf:7/34) Bunu daha manidar bir ifade ile görmekteyiz; “Azabımız gelip çattığı zaman iman edip de bu imanı kendisine fayda vermiş bir memleket halkı olmadı! Ancak Yunus’un kavmi müstesnadır. Ki, bunlar iman edince kendilerinden dünya hayatındaki perişanlık ve zillet azabını kaldırarak giderdik ve onları daha bir zamana kadar yaşatıp faydalandırdık.” (Yûnus:10/98) buyuran Allah Teâlâ’nın beyanlarına dikkat etmek gerekir.

    YanıtlaSil
  106. Bütün devletlerin yönetim kadroları hepiniz bir virüs karşısında âciz kaldınız, sindiniz. Hepiniz nihayet bir virüse beyaz bayrak çektiniz. Moraliniz çöktü, ekonominiz durdu, iş hayatınız sekteye uğradı. Bir mikrobun doğal yapısına dokunulması karşısında hepiniz dize geldiniz. Eğer tüm dünya insanı olarak bir mikrop karşısında hiçliğe sürüklenmiş gibi çaresiz kalıyorsanız, biraz düşünün, kendinize gelin, kendi sınırlarınız dâhiline çekilin gidin.

    Dünyayı yönetme gayretkeşliği güden ABD, Rusya, AB, Hindistan, Çin, İsrail ve benzerleri sömürmekten, zulmetmekten vazgeçin kendi ülkelerinize dönün ve kanını döktüğünüz canına ve mallarına tasallut ettiğiniz Arakan, Doğu Türkistan, Afganistan, Keşmir, Suriye, Irak, Mısır, Somali, Filistin, Yemen, Çeçenistan ve Türkiye’den çekilin gidin.

    Yoksa geçmiş nice milletleri helâk eden Allah’ın, mutlak galip gelen orduları çoktur.

    Siz nerdesiniz, ne iş yaparsınız ey Müslümanlar!? Esselamu aleykum.





    -
    Fatiha suresinin mesajları konusunu ele alıp yazmaya başlarken birkaç yazı ile iktifa etmeyi tasarlamıştım. Fatiha’nın hangi ayetini işlemeye başladıysam ağır bir yükün altına girdiğimi hissettim. Yazacaklarımın bir kısmını yazmaya çalıştım. Kanaatlerim çok gelişti.

    Kur’an-ı Kerim’de üç ayeti kerimenin önümü kestiğini hissettim. “Hasbunellah” dedim ve ayeti kerimelerin meallerini kaydettim. Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık kitapta olmasın. (Neml:27/75) Bilinmeyen nice hazineler ve görünmeyen gayb âleminin anahtarları O’nun katındadır. Onları Kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun haberi olmadan bir tek yaprak bile dalından düşmez. Yer altı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane, kısaca yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık, net kitapta bulunmasın. (En’am:6/59) Ey Resûlüm, herhangi bir işte bulunsan, onun hakkında Kur’an’dan herhangi bir şey okusan, Sen ve ümmetinin fertleri her ne iş yapsanız, siz o işe dalıp coştuğunuzda, mutlaka Biz her yaptığınızı görürüz. Yerde olsun, gökte olsun, zerre miktarı bir tek varlık bile Rabbinin ilminden kaçmaz. Ne bundan küçük, ne bundan büyük hiçbir şey yoktur ki, hepsi apaçık kitapta olmasın. (Yûnus:10/61)

    İşte bu ayeti kerimeler gösteriyor ki, yalnızca “âlemin” içeriğini anlatmaya ömürler yetmez. Fatiha suresinin her cümlesi hatta her kelimesi Kur’an-ı Kerim’le iç içe bağlantılı olduğu için uçsuz bucaksız engin bir âlem görünümü vermektedir. Bu sonsuzluk kavramı insanın ruh dünyasında çok geniş açılımlara vesile olur. Daha hamd ve âlemin kavramları ile Fatiha suresi nice mesajlar verir. Hele Rabbulâlemîn ifadesi ile mesajlar zirve yapar. İnsan âlemler arasında yerini bulur, yaratılmış bir varlık olduğu anlayışı sayesinde kul olma şuuruna erişir ve yüksek değer olan tevazu makamını kazanır. Bununla daha nice değerler kazanır.

    Bununla insan, Allah Teâlâ’nın Rahman ve Rahîm olduğunu idrak edince Fatiha suresi onu kendi vakıalarına çeker, dua ettirir. Kulluk şuuru ile şirk ihtimalinden uzaklaştırarak her tür yardımın yalnızca Allah Teâlâ’dan geleceğine ait talep etmesi mesajı verir. Bu mesajı alan insan, kaynağı çok köklü ve çok derinden gelen bir mesaj daha alır. O yardımı alan kutlu diyarın mutlu öncülerini örnek alması telkin edilir. O öncülerin, peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler olması haberiyle ve kendilerine de Allah Teâlâ tarafından nimet verilmiş olmaları karşısında mümin, mutlu ve mübarek zevatın peşinde olduğu huzuruna kavuşur. Bu vesile ile Allah yolunun bahtiyar yolcuları arasında yerine yerleşir ve üstün değerde bir kimlik sahibi olur. Bu kimlikle Allah yolundan ayrılmış olanları fark etmeye başlar.

    Bu bilinç düzeyinde Allah yolunun yolcuları arasında yerini alınca, o yoldan ayrılıp ayrı ayrı yollara girmiş olanların tarafında olmamak için duasını tamamlar; “ğayril mağdûbi aleyhim ve leddâllîn” “kendilerine gadap edilenler ve sapıkların yoluna değil” diyerek hak ve hakikat üzere yaşayacağını, sıratı müstakimde kalıp devam edeceğini taahhüt eder.

    Artık nice peygamberin verdiği mücadele alanlarında kendine pay çıkarır.








    X

    YanıtlaSil

  107. Artık nice peygamberin verdiği mücadele alanlarında kendine pay çıkarır. Bu peygamberler arasında, yiğitler piri ve ilk buharlı gemi mimarı Hazreti Nuh aleyhisselam 950 sene kavmi ile davasının mücadelesini verdi. Nihayet onları tufan yakalayıverdi. Hazreti Süleyman aleyhisselam, cinleri, kuşları emri altına aldı. İlk defa anlık zaman içinde eşya nakli yaptırdı. Hazreti Yûsuf aleyhisselam, firavunlar hanedanına fetret devri yaşatarak şirkin putperestliğin mabedini yıktı, kökünü kazıdı. Hazreti Mûsa aleyhisselam, denizin on iki kol olarak açılmasına ve Firavunun helâkine vesile oldu. Sürekli kavmi ile cedelleşti hiç bıkmadı.

    Hazreti İsâ aleyhisselam, Allah’ın izni ile çamurdan kuşu canlandırdı, anadan doğma körü, abraşı iyileştirdi ve ölüleri diriltti. Peygamberler silsilesinin son halkası, insanların olduğu gibi cinlerin de peygamberi Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem on parmağının uçlarından su akıttı ve akılların algılamakta tıkandığı miraç seyahati yaptı. Daha nice mucizesi yanında Kur’an gibi bir Kitap ile bütün insanlığı ilzam etti. İnsanlık tarihinin en büyük medeniyetinin bânisi ve insanlık âleminin en yüce şahsiyeti olarak irtihal eyledi.

    Derin duygu ve hasretimizle O’na salat ve selam ederiz. Biz, O’nun ümmetiyiz. Kur’an’a ve sünnete vefakâr da biz olmalıyız?! Esselamu aleykum

    YanıtlaSil


  108. İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlâk, çok geniş ve çok mühim bir mevzudur. İnsanlara ahlâk olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır.

    İnsanların maddî hastalıkları için nasıl mütehassıs hekimlere müracaat ediliyorsa, manevî hastalıkları için de, bu sahada ulaşılabilecek en iyi mütehassıs araştırılmalı; onun teşhis ve tedavi usulleri dikkate alınmalıdır.

    Beşeriyetin en yüksek temsilcisi olan Peygamberimiz (a.s.m.), ahlâk hususunda da en önde gelen rehberimizdir. "Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim", "İslâm güzel ahlâktan ibarettir" gibi hadis-i şerifleriyle ahlâkın mahiyetine ve ehemmiyetine dikkatimizi çeken Resululllah'ın (a.s.m.) ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda Aişe validemiz; "Onun ahlâkı Kur'an ahlâkıydı" şeklinde kısa ve tatminkâr bir cevabı vermeyi kafi görmüştür. Bediüzzaman da, "Yaşayan Kur'an" olan Peygamberimizi (a.s.m.) anlayabilmemiz için, onu "Rabbimizi bize tarif eden üç büyük küllî muarriften biri" olarak tanıtmağa çalıştığı Risale-i Nur eserlerinde, aynı zamanda bize en mühim ahlâk derslerini de vermiş olmaktadır.

    Ahlâkı çeşitli bakış açılarından ele alan çok sayıda kitap vardır. Ahlâkın temeli semavî dinler ve onlar arasında da asliyetini bozulmadan muhafaza etmiş olan İslâm dinidir. İnsanı kâinatın misal-i musağğarı (kâinatın küçültülmüş bir misali), eşref-i mahlukât ve arzın halifesi olarak yaratan Allah (c.c.) elbette uyması için ona yapması ve yapmaması icap edenleri de bildirmiştir ki, bunlar da âyetler ve hadisler başta olmak üzere İslâmî kaynaklarda mevcuttur. Bu sebeple, ahlâk mevzuundaki İslâm dışı çeşitli felsefî görüşlerde boğulmamalı; İslâm ahlâkı üzerinde durulmalı; İslâm ahlâkının bilhassa Peygamberimizin (a.s.m.) örnekliğiyle lâyıkı ile tanıtılması yolunda mesai sarf edilmelidir.

    Bediüzzaman Said Nursi, âyet ve hadislerden süzülmüş manâlar halinde İslâm ahlâkı ile ilgili olarak eserlerinde geniş olarak bahsetmiştir. Bunlardan, kısaca ve özet olarak misal verebileceğimiz bazı mevzular şunlardır:

    1- Güzel şeylerimiz gayrimüslimler eline geçtiği gibi, Batı ülkelerinin bize güzel görünen bazı ahlâkî hususiyetleri de semavî dinlerden ve bilhassa İslâm dininden alınmıştır. Sanki İslâm'ın yüksek ahlâkının bir kısmı İslâm ülkelerinde revaç bulmadığından darılıp onlara gitmiş ve onların bir kısım ahlâksızlıkları da, kendileri içinde çok revaç bulmadığından, İslâm ülkelerinin ahlâkî değerler pazarına getirilmiştir.

    2- Bir ülkenin ilerleyebilmesinde en sağlam esaslardan biri olan; "Ben ölsem milletim sağ olsun. Çünkü milletimin içinde bir hayat-ı bakiyem var." düşüncesi, aslında din-i Hak'dan ve iman hakikatlerinden çıkar; onun asıl kaynağı İslâmî imandır. Buna tamamen zıt olan, "Benden sonra tufan" kötü seciyesiyle yaşayan bir adam; "Ben susuzluktan ölsem, hiç yağmur bir daha dünyaya gelmesin. Eğer ben saadet görmesem, dünya istediği kadar bozulsun." diyebilir ki, âhireti bilmemekten ve dinsizlikten çıkan bu sözler, insan cemiyetleri için manevî bir zehir gibidir ve cemiyetlerin içine düştüğü zaaf ve sefaletin de başlıca sebebidir. Çünkü, herkesin millet menfaatini düşünmeyip, şahsî menfaatini düşünmesi halinde, bin adam bir adam hükmüne düşer. Ruhuyla, canıyla, fikriyle ve vicdanıyla; "Biz ölsek hakikat dini İslâmiyet hayattadır, milletim sağ olsun; sevab-ı uhrevî bana kafidir. Milletimin hayatındaki manevî hayatım beni yaşattırır, âlem-i ulvîde beni mütelezziz eder." diyebilenlerin teşkil ettikleri insan cemiyetlerinin yüksek özellikleri ve bunların semereleri, tarihin şahadetiyle de sabittir. Bu yüksek haslet, aslında hakikî dindarlığın, İslâm dininin muktezasıdır ve cemiyetimizin maddî ve manevî bir çok hastalıklarına karşı bir deva hükmündedir.

    YanıtlaSil
  109. Bunun gibi, ahlâkın esası olan ahlâk-ı İslâmiye'yi lâyıkı vechile, mantıkî, ilmî, delilleriyle tanıtmak, hem fertlerin hem de onların teşkil ettikleri cemiyetlerin ve bütün küre-i arzın sulhu, sükûnu, huzuru, refahı ve saadeti için büyük bir ihtiyaçtır.

    3- Bediüzzaman, Peygamberimizin (a.s.m.) gençliğinden itibaren taşıdığı "Muhammedü'l-Emîn" sıfatına da dikkati çekerek, insan ahlâkının inşasında her şeyden önce ve ona lazım olan "doğruluk" üzerinde ısrarla durur ve küllî bir hakikatin, cüzleri ile münasebetini göstererek gerekçelerini açıklar. Doğruluğun, niçin içtimaî hayatımızın esası olduğunu, küfrün bütün çeşitleriyle yalan; imanın ise doğruluk olduğunu, bu sırra binaen doğruluk ve yalancılık arasında hadsiz bir mesafe olduğunu, şark ve garp kadar birbirinden uzak olması icap ettiğini, nâr ve nur gibi birbirine girmemesi lazım geldiğini, doğruluğu içimizde ihya edip onunla manevî hastalıklarımızı tedavi etmemizin zaruri olduğunu, zihinlere kabul ettirecek bir mana genişliği ile beyan eder.

    4- Bediüzzaman'ın insanların ahlâkî eğitimi mevzuunda yapılacak çalışmalar için üzerinde ehemmiyetle durup dikkat çektiği diğer mühim bir mevzu, fertlerde âhiret akîdesinin tesisine ve kuvvetlenmesine çalışmaktır. Ahiret akidesinin ruhî faydalarının ve içtimaî hayattaki müspet neticelerinin pek çok olduğundan bahsederek buna dair misaller verir ve insan hayatının, içtimaî hayatının, saadetinin ve kemalinin esasını ahiret akidesinin teşkil ettiğini belirtir. Bediüzzaman, bu mühim mevzuu Kur'an-ı Kerim'in üçte birini teşkil eden haşir meselesi ile ilgili ayetlerden ve hadislerden süzülmüş manalar halinde aklî, mantıkî deliller göstererek gerekçeleriyle geniş bir şekilde açıklar. Bu açıklamalarında insan cemiyetlerindeki gençlerin, çocukların, ihtiyarların ve insan cemiyetlerinin en küçük birimi olan ailenin ahiret inancı yönünden durumlarını ayrı ayrı ele alır ve tahlil eder. Onun bu tahlillerini özetlersek:

    a) İçtimaî hayatta dinamik unsur olan gençlerin şiddetli galeyana gelebilen hislerini, ifratkâr nefis ve arzularını, tecavüzlerden, zulümlerden, tahribattan koruyan ve içtimaî hayatın iyi cereyanını temin eden yalnız Cehennem fikri olabilir. Cehennem endişesi olmazsa, "el-hükmü li'l-galip" kaidesiyle, sarhoş delikanlılar, hevesleri peşinde zayıflara dünyayı cehenneme çevirebilirler ve yüksek insaniyeti gayet süflî bir hayvaniyete dönüştürebilirler.

    b) Çocuklar, gayet mukavemetsiz olan ruhî mizaçlarında, ancak Cennet fikriyle bir ümit bulup, etraflarında kendileri gibi çocukların ve büyüklerin ölümleri karşısında tahammül gösterebilirler.

    c) İhtiyarlar, ölüm ve yok olmak fikrinden gelen dehşetli yeise karşı, ancak dünyadaki ölümlerinden sonra, âhirette bâki hayata kavuşmak ümidiyle mukabele edebilirler.

    d) Aile hayatının saadeti, hakikî hürmet ve samimî merhamete dayanır. Dünya hayatında evlilikle kısacık bir beraberlikten sonra ebedî bir ayrılığa uğrayan arkadaşlık, esassız, muvakkat, hayvan gibi bir cinsî rikkat, sun'î bir hürmet ve merhamet verebilir. Hayvanlarda olduğu gibi, başka menfaatler ve diğer galip hisler, o hürmet ve merhameti mağlûp edip, o dünya cennetini cehenneme çevirebilir.


    YanıtlaSil
  110. Özetle verilen bu misallerde görüldüğü gibi, âhiret akidesinin neticeleri insanlardan çıkınca, aslında çok yüksek ve mühim olan insaniyetin mahiyeti murdar bir ceset hükmüne dönüşebildiğinden, Bediüzzaman ahlâk mevzuunda cemiyet üzerinde müessir olmaya çalışılırken, insanın ferdî ve içtimai hayatının, saadetinin, kemâlinin esasını teşkil eden âhiret akidesini, haşri, vicdanlarda ve şuurlarda yerleştirmeye çalışmanın önemine dikkati çeker.

    5- Bediüzzaman, kâinatta dindarlık ile dinsizliğin Hz. Âdem (a.s.) zamanından beri cereyan edip geldiğini ve kıyamete kadar devam edeceğini belirterek, insanları dindarlık saflarına davet eder.

    6- Dinsizliğe karşı dindarlığın bu zamanda takip edebileceği en selâmetli bir yol ve hareket tarzının, aynen ihtiyar bir annenin şefkatle evlâdını tehlikeden kurtarmak için yılmadan ve hiç vazgeçmeden fedakârane didinmesi gibi, akılları tenvîr ve kalpleri mutmaîn etmek için yılmadan feragatle ve şefkatle yapılacak "nuranî bir müdafaa" olabileceğini söyler.

    7- Felsefe-i tabiiyenin karanlık fikirleriyle, medeniyetin kötülüklerini iyilik zannederek insanlık âlemini sefahate ve dalâlete sevk eden Avrupa'nın bozuk kısmının tesiri altında, bütün dünyanın ve bilhassa İslâm âleminin ekser yerlerinde dinin, çeşitli tazyikler altında tutulmakta veya ihmâle uğramakta olduğuna dikkati çeker.

    8- Buna rağmen, dindarların, zalim düşmanlarına ve dinde alâkasızlara karşı her çareye başvurarak haklarını müdafaa ve hâkimiyetlerini idame ettirmek ve dinde alâkasızlığı kırmak için, aynen zalimlerin tarzında, izafî adaletle iktifa, siyaset topuzuyla hareket ve menfî bir şekilde maddî ve manevî tahripten kaçınmayarak boğuşmaya atılmalarının; çekici, fakat pek tehlikeli, gürültülü ve korkulu olup kazanç ihtimâli az, fakat zarar ihtimâli pek fazla bir yol olduğunu ve bundan sakınılması gerektiğini belirtir.

    9- Bu durumda, tam ve mutlak adâlet dersiyle, içtimâî hayatta emniyet, selâmet, insaf, uhuvvet ve muhabbeti temin edip Kur'ânî ve nuranî ispatlarla insanları ikna ve irşad etmek suretiyle, Hak yolunda tamirci ve müsbet bir tarzda çalışmayı tavsiye eder.

    10- "Vazifemiz hizmettir. Muvaffakiyet, muzafferiyet vazifemiz değildir. O, vazife-i İlâhiyedir. Vazife-i İlâhiyeye karışmak haddimiz değil." diyerek her dindarlığın özü olan ihlâsla, Allah rızası için, îman hakikatlerine hizmet etmekte maddî muvaffakiyeti esas tutmamak ve sırf uhrevî neticeye müteveccih olmak gerektiği şeklinde verdiği çok mühim ölçüyle hareket edilmesinin önemini ısrarla vurgular.

    11- Anarşi ve terör, maalesef asrımızın gündemden düşmeyen bir belası olmaya devam etmektedir. Anarşi ve terörün sebepleri, önlenmesi ve giderilmesiyle alâkalı çok mühim ferdî ve içtimaî ahlâk reçeteleri veren Bediüzzaman'ın, bu hususta mahkeme müdafaalarında da tekrarladığı mühim bir ahlâkî reçetesi vardır:

    "Bu milletin ve bu vatanın hayat-ı içtimaiyesini anarşilikten kurtarmak ve büyük tehlikelerden halâs etmek için beş esas lâzımdır ve zarurîdir:

    Birincisi: Merhamet

    İkincisi: Hürmet

    Üçüncüsü: Emniyet

    Dördüncüsü: Haramı helali bilip haramdan çekinmek

    Beşincisi: Serseriliği bırakıp itaat etmektir."

    Bediüzzaman'ın bu ahlâk reçetesinin her bir maddesinin ayrı ayrı çok iyi tahlil edilip anlamaya ve anlatılmaya, kabule ve kabul ettirilmeye, yaşamaya ve yaşatılmaya çalışılmasının, ferdî ve içtimaî ahlâkımıza katkı ve faydası çok büyük olabilir.

    YanıtlaSil
  111. 12- Asrımızdaki ahlâkî meselelerin bir kısmının da, "aşk" kelimesine yüklenen bazı yanlış, sadece nefsanî ve eksik manalarla ilgili olduğu inkâr edilemez. Bediüzzaman, Risale-i Nur'da "şiddetli muhabbet" dediği aşkın hakikî olanının dersini de verir. Bu kelimeyi en büyük günahlardan zinanın ve ona yakın günahların kılıfı veya çeşitli kitle iletişim vasıtalarında reyting, yazılı basın ve neşriyatta da yüksek tiraj ve rantiyecilikle maddî menfaat için istismar malzemesi olarak kullananlara mukabil o, aşkın hakikîsini ve en yüksek manâda olanını açıklar. Aşkın, öncelikle ona en lâyık ve hakikî mâşuk olan Allah'a (c.c.) ve ondan sonra da Allah'ın (c.c.) hesabına O'nun mahlukâtına ve mutlaka meşru dairede olması gerektiğinden geniş şekilde bahsederek, bunun aksinin tehlikelerine dikkat çeker. Şefkatin, aşktan da üstün bir his olduğunu ve mesleğinin dört esasının ilkini teşkil ettiğini belirtir.

    13- Türkiye'deki Batılılaşma hareketinin ilk dönemlerinde, öz manevî değerlerimizi hafife alıp, bilim ve teknikte bizi geçmiş Avrupa ve Amerika ülkelerine karşı marazî bir aşağılık duygusunu hissedenler ve bunu içinde bulundukları cemiyette, dehşetli bir manevî hastalık halinde başkalarına da bulaştırmaya çalışanlar, maalesef olmuştur. İslâmiyet hakikatleri, hem manen hem de maddeten terakkiye vesile olduğu halde; "Din terakkiye manidir" teranesiyle yapılan hakikat tahrifâtıyla, dinî inançlarına bağlılık gösteren Müslüman halkımız hafife alınmış, hor görülmüş ve yıllarca tedirgin edilmiştir. Maalesef halkımızdan bu tahrifata kapılanlar da olmuş ve hakikat dini olan İslâm'dan koparak hem kendilerinin hem de onları taklit ile aldananların ebedî hayatlarını mahvetmişlerdir.

    Temelleri ve kaynakları bakımından hakikatte yine İslâm'ın malı olan fen ve sanatı, tevhid nuruyla yoğurarak, Kur'an'ın bahsettiği tefekkür ve mana-yı harfî nazarıyla, yani onun sanatkârı ve ustası namı ile onlara bakmaya ve baktırmaya çalışmak, ferdî ve içtimaî ahlâkımızın çok mühim hedeflerinden biri olmalıdır. O dehşetli manevî buhran devirlerinde yaşamış ve maneviyatları, ebedî hayatları mahvolan o nesli görmüş olan Bediüzzaman, ahlâk problemimizin bu yönü üzerinde de fevkalade müessir ve mükemmel yapıcı faaliyetleri göstermiş; yüz binlerce kişinin imanlarının ve ebedî hayatlarının kurtulmasına vesile olmuştur.

    Netice olarak, Risale-i Nur eserlerinde Kur'an ve hadislerden süzülmüş manalar halinde en mühim hakikatleri anlayışımıza yaklaştırmaya çalışıp bizim istifademize sunarak -kendi tabiriyle- bu mevzuda "tercümanlık" yapan Bediüzzaman'ın, eserlerindeki imanî ve diğer hususlar yanında, yukarıda kısa ve özet olarak vermeye çalıştığımız bazı örneklerdeki gibi, insanlığa ders verdiği ahlakî prensipleri de anlamaya ve tatbike çalışmak, asrımız insanlarının çok mühim bir ihtiyacıdır.

    YanıtlaSil
  112. Cemiyetlerin maddî ve manevî kalkınması, asâyişi, huzuru ve refahı, fertlerinin ahlakî yapısıyla yakından ilgilidir.

    İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlak, çok geniş ve çok mühim bir konudur. İnsanlara ahlak olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır.

    Bu çalışmada Bediüzzaman Said Nursi'nin, eserlerinde genişçe olarak bahsettiği ahlak konusuyla ilgili görüşleri kısaca özetlenmektedir.

    Anahtar Kelimeler: Ahlak, asayiş, huzur, refah

    The material and spiritual development, the security, peace and welfare of societies are closely related to the ethical features of their members.

    Ethics is a very broad and important issues, which stands in the focal point of the personal and social affairs of the human being. What should be suggested, why and how as good ethics should be well-known and properly conducted in order to prohibit and remove the individual and social diseases.

    This work summarizes Bediüzzaman Said Nursi's views on ethics shortly, which is a broad subject in his works.

    Key Words: Ethics, security, peace, welfare

    YanıtlaSil
  113. 1. Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Churchill ve ABD’nin bombardımanları ile 13-15 Şubat 1945’te Almanya’nın Dresden şehrinde 3 günde yaklaşık 135 bin kişi öldürüldü.

    ***
    Fransa'nın Cezayir soykırımı:


    5 Ağustos 1945'te Fransız işgal kuvvetleri, Cezayir halkına saldırdı. Bir günde 45 bin kişi şehit edildi. 1 Kasım 1954-19 Mart 1962 arası, Cezayir’in bağımsızlık mücadelesinde Fransa, 1,5 milyon Cezayirli Müslümanı şehit etti. O sırada Cezayir nüfusu 8-10 milyon civarındaydı. Yani Fransa ülke nüfusunun % 15'ini yok etti.

    ***
    Haçlı ordularının Boşnak Müslümanlara soykırım uygulaması:

    1995'te, gözü dönmüş Ratko Mladiç komutasındaki Sırp katiller, Srebrenitsa'da 8.372 Boşnak Müslümanı şehid ettiler. Sırplar, kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak 64 ayrı toplu mezara gömdüler. Masum Müslümanları Sırp katillere teslim eden ise BM’nin sözde “Barış Gücü”nün Hollandalı komutanı Thom Karremans idi. Karremans, 25 000 silahsız, savunmasız Boşnak Müslümanı kendi elleriyle Sırp katillere teslim etmişti. Hollanda 2 kanalında Temmuz 2015’te yayınlanan ‘Srebrenitsa Neden Düşmeliydi?‘ adlı programda, Birleşmiş Milletler’in, ‘katliama seyirci kaldığı‘ suçlamalarını doğrulayan yeni belgeler yayınlandı.

    Buna göre, Fransa, Britanya ve ABD arasında 1995 yılı mayıs ayında imzalanan gizli bir anlaşma nedeniyle, Srebnetisa’yı kuşatan Sırp güçlerine yönelik hava saldırısı düzenlenmedi.

    YanıtlaSil
  114. ABD kaynaklı gizli belgeler Hollanda’nın eski savunma bakanı Joris Voorhoeve tarafından da doğrulandı. Voorhoeve’e göre, Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’da hava desteğine izin vermiş olsaydı, soykırımın önüne geçilebilecekti. Ama “BM gözetiminde” soykırım yapıldı.

    ***
    Belçika'nın Kongo soykırımı:

    NATO’nun merkezi, sözde medeniyet ve ilerleme ilkelerinin temsilcisi görünen Avrupa Birliği’nin Başkenti Brüksel’in de yer aldığı, demokrasinin kurumsal abidesi gibi görünen ama kendisi “Krallıkla” yönetilen Belçika’ya bir bakalım. Belçika, Kongo’yu sömürgeleştirdiği 1890-1905 arasında, 10 milyon insan öldürdü. Köle olmak istemeyen çocukların elleri ve ayaklarını kestiler. Belçika askerleri kendi aralarındaki kesilmiş çocuk eli koleksiyonu yapıyordu. 20 milyon olan Kongo nüfusu 8 milyona kadar düşmüştü.

    İşte Avrupa ve ABD'nin yani Vahşi Batı’nın, "özgürlük," "demokrasi" "medeniyet" dediği kan kokan, zulüm üreten kirli medeniyeti..

    Bu hadsiz ve utanmaz güruha anladıkları dilden konuşulmadığı müddetçe kan dökmeye, sömürmeye, zulüm üretmeye, yalan ve iftiraya devam edecekler..

    Ama eskisi gibi meydan boş değil artık..

    22.04.2019

    YanıtlaSil
  115. Allah'a yalan uyduranların (En'âm,
    6/21), ayetleri yalanlayanların (En'ám,
    6/157), ayetlerden yüz çevirenlerin (Secde,
    32/22) ilâhlık ve yalancı peygamberlik
    iddia edenlerin (En 'âm, 6/93), isyanla-
    rini unutanların (Kehf, 18/57), şahitliği
    gizleyenlerin (Bakara, 2/140), camilerde
    Allah'in adının anılmasına engel olan
    ve camilerin harap olmasına çalışanla-
    rin (Bakara, 2/114) daha zålim (Men ezla-
    mü) oldukları Kur'ân'da bildirilmiştir.
    Nemrut ve kavmi (Bakara, 2/258),
    Mekke müşrik toplumu (En'âm, 6/144),
    Medine münafikları (Tevbe, 9/109),
    Medine Yahûdileri (A'râf, 7/150), Firavun
    ve kavmi (Yûnus, 10/80), Nuh'un kavmi
    (Húd, 11/44) helâk edilen Hûd, Sâlih ve
    Suayb (a.s.)'ın kavimleri (Hüd, 11/101;
    Nahl, 16/113; Hac, 22/45; Ankebût, 29/31) zalim
    toplumlar olarak nitelenmişlerdir.
    Insanlariın ve toplumların zâlim olma-
    lari, ilâhî iradeye uymayan inanç, söZ,
    Iiil ve davranışları sebebiyledir.
    Kur'ân'da, zâlimlere dünya ve âhi-
    rette ceza olduğu bildirilerek zulümden
    sakındırlmışlardır. (I.KK.)
    Dini Kavramlar ve Sözlüğü 702 /703.syf

    YanıtlaSil
  116. Çünkü her daim kural şudur; önce kaos, çatışma ve kargaşa sonra düzen. Yani büyük reset. İnsanları adım adım yeni dünya düzeni dedikleri çizgiye çekiyorlar. Üstelik bunu önce sağlığımız diyerek kanun zoruyla yapıyorlar.

    Düşünün son bir buçuk yılda ulus devletlerin insanları oksijenden bile mahrum eden yasakları onları neredeyse birer polis devletine dönüştürdü.

    İnsanları evlerinin içine varana kadar tanzim etme amaçlarını nasıl yorumlayabiliriz ki?

    Diğer taraftan aralıksız bir buçuk yıldır medya üzerinden insanlara korku pompalayanların ve yasakları savunanların bu son kararlara özgürlük namına karşı çıkması gibi bir garabetle de karşı karşıyayız. Kimse beni bunların rastgele olduğuna ikna edemez.

    İnsanları önce yasaklarla nefes alamayacak duruma getir sonra da bu yasakların anlamsızlığını savun!

    Son günlerde Diyanet’in kul hakkı üzerinden verdiği aşı fetvası ve bazı şirketlerin daha şimdiden aşı ayrımcılığına gitmesi(tepkiler üzerine bazıları geri adım atıyor) 65 yaş üstü aşı olmayanlara açık havadan az bir süre yararlanma hakkı verilmesi, aşı pasaportlarının artık ciddi ciddi gündeme gelmesi gibi gelişmeler artık bize hiçbir şeyin komplo olmadığını açıkça söylüyor.

    Emin olun bir vakit sonra sosyal kredi sistemi dâhil yeni dünya hükümetinin öngördüğü dijital dünya vatandaşına yaraşır(!) hemen her türlü uygulama bir bir hayatımıza sokulacak.

    Sanıyorum insanları politikacılardan ve geleneksel siyaset üretme mekanizmalarından soğutmak ve ülkeleri tek bir merkeze bağlayarak akıllı hükümetlere döndürmek gibi bir çaba söz konusu.

    Bu bakımdan Covid-19 sürecinin bir fragman olduğunu düşünüyorum. Şimdilik özgürlüklerin gönüllü olarak otoriteye devredildiği bir süreci yaşıyoruz. Sonrasında yeni dünyaya uyumlu küresel bir insan modeli ve ardından gelecek olan tek dünya devleti.

    Kısacası Fransız ihtilali ile ortaya çıkan ulus devletler dönemi artık kapanıyor. Bugüne kadar ezberlediğiniz tüm kavramları unutun. İnsanlaşmamızı engellemek isteyenlerle büyük bir savaşın tam ortasındayız.

    YanıtlaSil

  117. Yukarıdaki sonuçlara göre kanunlar suç olarak tanımlanmadan suçun oluşması, devletin zafiyet göstermesi veya bilinçli olarak desteklemesi olmadan da organize suç şebekelerinin yaşaması pek mümkün değildir. Burada toplumsal yarar, temel insanlık değerleri, barış ve huzur gibi değerlerib mevcut iktisadi sistemin dinamiklerinde hiç yer almaması da önemli bir unsurdur. Mevcut iktisadi sistemin (yani kapitalizmin) en önemli itici gücü kâr iştahı ve sermaye birikimidir. Yüksek kârlar birikmiş sermayeyi hızla arttırır, sermaye birikimini hızlanması güç temerküzüne dönüşür, güç temerküzü de daha yüksek kârlar getirir. Bu durum, özellikle yer altı dünyasında daha belirgin hale gelmektedir. Mevcut kapitalist sistem, bu tip ulusal ve uluslararası suç şebekelerinin yaşaması için çok doğurgan bir ortam yaratmaktadır.

    DEVLETLER VE YERALTI DÜNYASI ARASINDAKİ İLİŞKİLER

    Bu suç şebekeleri ile devletler arasındaki ilişki üç kategoride sınıflandırılabilir: Birincisi, devletler yer altı ekonomisinde dönen büyük hacimli para ve insan gücünü kontrol etmek ve kendi güdümlerinde tutmak isterler. Bu durumda, yer altı ekonomisinin önlenemeyeceği ama kısıtlanıp kontrol edilebileceği varsayımı altında devletlerin amacı suç teşkil eden eylemlerin toplumsal hayatın belli alanlarında sabitlenip kontrol altına alınmasıdır. Bu işlerde gizli servisler kullanılır. Ancak, bu tip yer altı ekonomisinin yaşamı ve sürdürülebilir olması demek, zamanla yer altı dünyasının önce iktisadi ve sosyal yapıya sonrada devletin kendisine sızması ve yayılması sonucuna da yol açabilir. Bu durumun oluşmaması için devletin ilgili kurumlarının çok dikkatli olmaları gerekir.

    İkincisi, devletlerin kendi güvenlik stratejilerine uygun olarak resmi kanallarla yapamayacakları eylemleri ihale edebileceği bu tip şebekelere ihtiyaçları vardır. Bu yüzden belli alanlarda bu örgütlerin beslendiği yer altı ekonomisini görmezden gelebilirler. Türkiye gibi orta büyüklükteki milli devletler, çoğunlukla ülkenin sosyal dokusuna ve devletin bölünmezliğine tehdit unsuru olan terör örgütleri ile mücadele için bu tip şebekeleri kullanırlar. Öte yandan ABD ve Rusya benzeri emperyalist devletler ise, özellikle, terör örgütlerini yer altı ekonomisi yoluyla destekler ve kendi emperyalist çıkarları için kullanırlar. Ancak birinci kategoride olduğu gibi, devletin gizli servisi ile suç şebekesi arasındaki muhtemel ilişkiler gizli kalmalıdır ve resmi bir ilişkiye dönüşmemelidir. Eğer bu gizlilik ortadan kalkar ve/veya bu suç şebekeleri devlete nüfuz ederlerse o takdirde ikinci kategoriden üçüncü kategoriye geçilir.

    Üçüncüsü, devletler eğer kurumsal yapılarında bozulma, çürüme ve yozlaşmaya maruz kalırlarsa, yer altı dünyası bürokrasi ve siyaset üzerinden (bu işlere teşne, uygun ve tamahkâr bürokrat ve siyasetçiler vasıtasıyla) devlete nüfuz etmeye başlar. Özellikle bu son kategorideki devletler yavaş yavaş devlet vasfını kaybeder ve bir mafya devleti haline gelebilir. Bu durumda polis ve ordunun yerini mafya tetikçileri, kanunun yerini racon, halk iradesinin yerini ise mafya babalarının iradesi alır. Esası yazılı kayıt ve yazılı kurallar olan devletin kurumsal kimliği yıpranır, kendi yasakladığı ve bu yüzden yüksek kârlar elde edilen yer altı ekonomisindeki rantlar bürokrasi ve siyasetteki uzantılara rant getirir. Devletin Güney Amerika ülkeleri, 1990’lar Rusyası, Soğuk Savaş dönemi İtalyası gibi bir mafya devleti olması milli aidiyeti de ortadan kaldırır ve toplumsal çözülme başlar.

    SONUÇ

    Teoride devletin ve kamu düzeninin mefhum-u muhalifi olan bir yapı pratikte devletle iç içe olabilmektedir. Hele yer altı dünyasının uluslararası hale geldiği sektörlerde – kapitalizm ve küreselleşmenin doğası gereği – devletin kurumsal yapısını tehlikeye atan, milli birliğin bozulmasına yol açan tehditler ortaya çıkmaktadır. Devletlerin içindeki sızıntılar bu tehditlerle büyüyüp çatlaklara dönüşebilir. Bu yüzden dünyanın her tarafında uluslararası suç kartelleriyle ortaklaşa mücadele edilmesi gerekir.








    YanıtlaSil
  118. Devlet

    -
    Devlet kutsal değil! Ezeli de değil, ebed müdded de değil. Allah’ın sıfatlarını “fani” olana her hangi bir şeye nisbet etmek, o şeyi “put”laştırır. Böyle bir iddia, İslam inanışında “şirk” olur.

    Dikkat! Müşrikler, “Abdulmenat, Abduluzza” diye putları ilahlaştırdılar; İseviler, Hz. İsa’yı Rab ilan ettiler!

    Devlet insanların kurduğu bir organizasyondan başka bir şey değildir. Adil de olur, zalim de. Peygamberlerin kurduğu devletler de dahil, hiçbir devlet ebedi değildir, olamaz.

    “Devlet adamı” denilen kişiler kibre kapılırlarsa, kendilerini devlete nisbet ederek kutsarlar, “İlahlık ve Rablik” taslayan kişiler “Tanrı-kıral” sıfatını kendilerine nisbet ederek Şeytanlaşırlar. İnsin Şeytanı olurlar. İnsanları “Teb’a”, “Reaya” olmaya zorlarlar, kendilerini ise itiraz edilemez/hata işlemez, adeta “Zıllullah / Allah’ın gölgesi” olarak görmeye başlarlar.

    Kendilerini “İlah: Hüküm koyucu, Yargılayıcı”, “Rab: Eğitici, terbiye edici”, “Monark: Tek adam”, “La yüs’el: Hesap sorulamaz, yaptıklarından dolayı dokunulmaz olan, münezzeh” olarak görmenin dışında “Malikil mülk: Mülkün sahibi”, “İhya ve İmha eden / Ödüllendiren ve Cezalandıran / Öldüren ve bağışlayan” konumda görürler. Bunlar için “siyaseten katl” noktasında “beşikte kardeş katli”ne bile ceza veren “saray ülemaları” olmuştur. İş bu noktaya gelmişse alkole de, fuhşiyata da bir kılıf bulunur zaten. Bu asırlar öncesi de böyleydi bugün de böyle. Yarın da böyle olacak. Bu doğuda da böyle, batıda da böyle!

    Aslında bizim sahih geleneğimizde sultanı ya da devleti kutsamak yoktur. Zalim hükümdar karşısında hakkı söylemek, haksızlıklar karşısında susanlardan olmamak vardır.


    Devlete itaat Allah’a, resulüne ve kitaba sadakat, 5 temel emniyet ve maslahata ilişkin, istişare, şûra yoluyla, maslahata yönelik düzenle ilişkilidir. Yoksa muhkem nas ile sabit bir konuda istişareye yer olmadığı gibi, masiyette itaat da yoktur.

    Devlet dediğiniz belli bir toprakta yaşayan belli bir topluluğun bir arada yaşama iradesini ortaya koyan bir düzeni ifade eder. Devletin ruhu Adalettir. Zulüm Adaletin yokluğudur.

    Kapitalist devlette en tepede “Para” vardır. Parayı üreten tekel devletin kendisidir. Ve böylece gücü elinde bulundurur. Onun altında Ruhban sınıfı vardır. İnsanları kontrol etmek için din paradan sonra en büyük güç ve otorite aracıdır. Tabii bunun için dini eğitimi de devletin tekeline almak gerekecektir. Ya da din dışı toplulukları para ile kontrol edemiyorsanız dinin yerine bir resmi ideoloji ikame etmek gerekecektir. Hemen onun ardından “Şanlı bir ordu, polis ve istihbarat gücü”ne ihtiyaç vardır.

    Derin ezoterik bir derin güç toplumda psikolojik tatmin için önemlidir. Onun altında, Akademisi, yönetici bürokrasi, Mediası, STK’sı, aydınları, sanatçısı, iş dünyası ile mesleki loncaları ile Burjuva vardır.

    YanıtlaSil
  119. En altta ise işçi sınıfı. Onların birbiri ile çatıştırarak kontrol etmek daha kolay olacaktır! 1911 yılında bu pramitte yer alan en üsttekiler, en alttakileri eğiterek yukarıdakilerin daha akıllı, daha cesur, daha güçlü, daha fedakar ve hatta kutsal, Tanrının seçilmiş insanları olduklarını toplumun çoğunu inandırmışlardır. “Aydın ihaneti” Burjuva sınıfının başarısı olarak yansır yukarıya.

    2. dünya savaşı soğuk savaş dönemi başladı. Tek Parti döneminde zaten rejimin adı Cumhuriyet’ti ama “Tek adam rejimi” vardı. Seçim: Açık oy-gizli tasnif. Yasama, tercüme yasa tasarılarının, gerekçesiz olarak meclise getirilip, müzakeresiz olarak oy birliği ile kabul edildiği yasalar.

    Bitmedi. Yargılama, İstiklal Mahkemelerinde kanuna göre değil, verilen karar kanun sayılarak, icabında savunmasız, temyizsiz ve tek celseden ibaret.

    Derken, çok partili döneme geçtik.

    Ardından darbeler dönemi başladı. Cumhuriyet öncesi de zaten giderek kötüleşen bir süreç vardı. Soğuk savaş sonrası da değişen fazla bir şey olmadı.

    Devletler insanlar gibi doğar büyür ve ölür. Kısa ömürlü ve uzun ömürlü olanı da olur. İyi ya da kötü yönetilenler de olur. Peygamberlerden bazıları hem devlet başkanı oldu, hem devletlere karşı savaştı, kimileri her iki görevi de yaptılar dönem dönem. Sonuçta hiçbir devlet zulm ile abad olmadı. Devlet hem nimet ve hem bela olabilir.


    Şimdi “Global reset” diye bir musibetten söz ediyorlar..

    “Yeni Normal” dönem geliyor. “Ulus devlet” değil, “devlet” diye bir şey kalmıyor ortada. STK (Vakıf dernek sendika, oda, demokratik kitle örgütleri) Media, Akademi, Özerk kuruluşlar, Partiler, yerel yönetimler her şey değişecek ama kimsenin umurunda değil. CoVID korkutmacası ile yaklaşık 8 milyar nüfusu ile insanlık adeta teslim alındı. İnsanlık adeta ipnoz edildi. İnsanlar Allah’ın emrine bu kadar sadakat göstermiyorlar. Bu kadar risk alarak böyle şüpheli bir konuda böyle bir bedel ödemeyi kabul etmezler.

    Ama durum bu.

    Devlete insanların yükledikleri böyle bir anlam var. Hem de bu kadar darbelerin yaşandığı, iktidar ve muhalefet çatışmalarının bu kadar derin kamplaşmalara yol açtığı bir konuda yabancılara karşı bu kadar kuşku duyulmasına rağmen, iktidar ve muhalefet bu gibi konularda tam bir mutabakat içinde hareket edebiliyor. Bu durumu anlamak çok kolay değil.

    Bakın, “Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder”. “Güç” de öyle. “Kontrolsüz güç, güç değildir.”, “Güvenmek güzeldir, ama güveni haketmek daha güzeldir. Daha da güzel olan kontrol etmektir”.

    “Derin devlet” filan olmaz. Şeytan o karanlık derinliklerde gizlidir. Beşer için “mutlak iktidar” sözkonusu değildir ve olamaz. Hiç kimse mutlak anlamda “masum” ve “La yüs’el” değildir. O devlet ve devlet adamı, o zaman İlahlık ve Rablik taslar. Bizim “Raina” dememizi ister. Ayet bize “Raina demeyin Unzurna deyin” der. Adil devlet, velayet makamı değil, vekalet makamında olduğunu bilir ve kararlarını “emanet” anlayışı ile istişare ve şûra, ehliyet ve liyakat ölçüsü de adalete göre verir. Siyasiler ve bürokratlar ya da kamuya mal ve hizmet verenler ve alanlar açısından kamu mülkü “yetim malı” sayılır ve ona haksız bir şekilde el uzatanın namazı da, duası da kabul edilmez, o “gasb”dan nefsini arındırmadan tevbeleri de kabul edilmez.

    Bugün maalesef dünyada ne doğru düzgün bir devlet, ne sivil toplum, ne sermaye, ne media kaldı. Globalizm ve sanal çete her şeyi dönüştürüyor. Din, ahlak, hayat tarzı, ekonomi, her şey acımasızca yağmalanıyor. Ve geniş halk kitleri devletler örgütler gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var hissetmiyorlar. Dilerim daha fazla geç olmadan uyanırlar. Yoksa insanlığın geleceği hiç iyi gözükmüyor. Gelecek günler geçen günleri aratabilir. Birileri Şeytani bir akılla, Mars’a, Uzay gemisi ile kaçmaya çalışırken, dünyada kalacak olanlar bir uzay filmi seyreder gibi boş gözlerle olup bitenleri seyrediyorlar.

    Selâm ve dua ile.

    YanıtlaSil
  120. Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 51 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  121. Rumlara ait Konstantiniyye (Roma) tesbihle ve tekbirle müslümanlarca feth edilmedikçe kıyamet kopmaz (Yetmiş bin Şamlı bunu yapacak)
    Ravi: . Hz Abr İbni Avf r.a
    Sayfa: 478 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLA

    yuksel8 Haziran 2021 09:22
    Hasan bin Ali r.a. şöyle der.
    Ben dedem Resulullahtan şöyle ezberledim.
    Şüpheli olanı bırak, şüphe vermeyene bak! Zira doğruluk huzur, yalan ise şüphe kaynağıdır.
    ( Tirmizi,kıyamet 60/2518. Bkz. Buhari , 3.)
    Edebi yol haritası
    İslâm.
    Dr. Murat Kaya.
    Altınoluk.
    sy.427.

    YanıtlaSil
  122. İnsanların akidlerini bozduklarını, emanetleri hafife aldıklarını, ve -parmaklarını birbirine geçirip- böyle olduklarını gördüğün zaman evini tercih et, lisanına sahip ol, maruf olanı al, münkeri bırak, kendi işinle meşgul ol ve ammenin işlerini kendilerine bırak.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Amr (r.a.)
    Sayfa: 46 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  123. Bir dirhem riba, Allah indinde otuzaltı zinadan eşeddir. Ve kimin eti ki haram lokmadan büyümüştür, onu ateş paklar.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 284 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  124. Oralardaki yüz milyonlarca insanın gözyaşı, ahı, kanı, emeği, doğal kaynağı üzerinden Batı da kurulan bir refah düzeni var.
    Daha Adil Bir Dünya Mümkün
    Recep Tayyip Erdoğan
    sy. 92.

    YANITLASİL

    yuksel7 Eylül 2021 05:54
    Biz asla garibin, mazlumun, mağdurun, yoksulun, ezilmişin sırtından bir refah düzeni kurmayız, kuramayiz. Buna bizim ne inancımız ne kültürümüz ne de tarihimiz izin verir.
    Daha Adil Bir Dünya Mümkün
    Recep Tayyip Erdoğan
    sy. 92.

    YanıtlaSil
  125. Oralardaki yüz milyonlarca insanın gözyaşı, ahı, kanı, emeği, doğal kaynağı üzerinden Batı da kurulan bir refah düzeni var.
    Daha Adil Bir Dünya Mümkün
    Recep Tayyip Erdoğan
    sy. 92.

    YANITLASİL

    yuksel7 Eylül 2021 05:54
    Biz asla garibin, mazlumun, mağdurun, yoksulun, ezilmişin sırtından bir refah düzeni kurmayız, kuramayiz. Buna bizim ne inancımız ne kültürümüz ne de tarihimiz izin verir.
    Daha Adil Bir Dünya Mümkün
    Recep Tayyip Erdoğan
    sy. 92.

    YanıtlaSil
  126. Dinin afeti üçtür: Fasık alim, cahil ve zalim reisler, cahil sofular. (İbadete çalışıyor, fakat cahil. Bu zümreler din namına yıkımdır.)
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 4 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  127. Cahil dost düşman kadar zarar verebilir. (Mh.) 45:1.maka.12.muk.
    Cehalet ağa. (Mn.) 47.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 124.

    YanıtlaSil
  128. Allah (z.c.hz)'leri Beni hidayet ve alemlere Rahmet olarak gönderdi. Ve Beni; çalgıları, eğlenceleri, cahiliyet işlerini ve putları mahvetmek için gönderdi. Rabbim, izzeti üzerine yemin etti ki, kullarından bir kul dünyada içki içerse, ona kıyamet gününde muhakkak (Cennet) şarabını haram kılacak, kullarından bir kul da içkiyi terkederse Allah da ona muhakkak (Hazire-i Kudsünde) kendi yüce makamı yanında, Cennet şarabından içirecektir.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 245 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel11 Eylül 2021 00:38
    Allah (z.c.hz) leri Beni, geceleyin yürüttüğünde (Mirac)da Ye'cüc ve Me'cüc'e baas etti. Ben de onları Allah'ın dinine ve ibadetine davet ettim. Bana icabetten yüz çevirdiler. Bunlar, Ademin evladından isyan edenler ve iblisin taifesi Cehennemdedirler.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 245 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel11 Eylül 2021 01:18
    Müminin ağlaması yürekten, münafığın ağlaması kafadandır.
    Ravi: Hz. Huzeyfe (r.a.)
    Sayfa: 245 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel11 Eylül 2021 09:59
    Doğruluk olmıyan bir yerde ne rahat, ne sükun, ne saadet, ne terakki, ne teali hiç bir şey yoktur.
    Yeni Hutbelerim
    A. Hamdi Akseki
    sy. 90.

    YANITLASİL

    yuksel11 Eylül 2021 10:10
    Efradi yalancı olan bir millet arasında buhtanlar, iftiralar, düşmanlıklar, sikak ve nifaklar yüz gösterir ve bu yüzden o millet çok feci akibetlere maruz kalır.
    Yeni Hutbelerim
    A. Hamdi Akseki
    sy. 90.

    YANITLASİL

    yuksel11 Eylül 2021 10:16
    Böyle bir millette ne muntazam bir içtimai hayat teessus edebilir,ne de sahih bir medeniyet olabilir.!
    Yeni Hutbelerim
    A. Hamdi Akseki
    sy. 90,91.

    YANITLASİL

    yuksel11 Eylül 2021 10:22
    Bir aile efradinda doğruluk ve olmazsa onların arasında bir ülfet, muhabbet, emniyet ve itimat olamaz!
    Yeni Hutbelerim
    A. Hamdi Akseki
    sy. 90.

    YanıtlaSil
  129. İki kapının ukubeti dünyada tacil edilmiştir: Hükümete karşı gelmek, anaya-babaya asi olmak.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 242 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  130. Beyazı Bistami nin (k.s.) dedi ki:Çok zikir sayı itibariyle değildir, huzur iledir.Bazan Allah Teâlâ azı çok güzel yerine yükseltir.
    ...
    Ancak siz çok iyi konuşan idareci den ziyade çalışkan ve faal olan bir idareciye daha çok muhtaçsınız...
    ....
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.362.

    YanıtlaSil
  131. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN VASİYETİ AÇIKLAMA VAKTİ GELMİŞTİR.
    23 Eylül 2021 04:44
    yuksel dedi ki...
    Hafız şöyle demiştir.
    BİR PADİŞAHIN ADALETLE HÜKMETTİĞİ BİR SAATLİK ÖMÜR,
    YÜZYILLIK İBADET VE ZÜHDLE GEÇEN HAYATINDAN DAHA KIYMETLİDİR.
    RUHU L BEYAN
    KUR AN MEALİ VE TEFSİRİ
    CİLT. 21. SY. 256.
    23 Eylül 2021 04:51
    yuksel dedi ki...
    ....
    EY KULLARIM
    SİZİN YAPTIKLARINIZ AMELLERİNİZİ BEN KAYDEDİP SAKLIYORUM. ONLARIN KARŞILIĞINI SİZE VERECEĞİM.KİM İYİLİK BULURSA, HAYIRLA KARŞILAŞIRSA ALLAH C.C. A HAMDETSİN, BUNDAN BAŞKA BİR ŞEY BULURSA KENDİNDEN BAŞKASINI AYIPLAMASIN.
    RUHU L BEYAN
    KUR AN MEALİ VE TEFSİRİ
    CİLT.21. SY. 251.
    MÜSLİM , BİRR 2577.

    23 Eylül 2021 05:01
    yuksel dedi ki...
    CENNETİN ANAHTARI HİDAYET ÜZERE OLMAKTIR.
    MAHMUD ESAD COŞAN
    GÜNÜN SOHBETİ
    AKRA FM.

    23 Eylül 2021 05:04
    yuksel dedi ki...
    TEFEKKÜR İMANIN ANAHTARIDIR.
    ERKAM RADYO
    OSMAN NURİ TOPBAŞ

    23 Eylül 2021 05:06

    YANITLASİL

    yuksel23 Eylül 2021 23:20
    Kefeni güzelleştiriniz. Ölülerinize, arkalarından feryad etmekle, fena tezkiye ile, vasiyetlerini tehirle ve yakanlarını ve kabirlerini ziyareti terk ile eza vermeyiniz. Onlaran borçlarını ödemede acele ediniz. (Kabirde) kötü komşudan uzak tutunuz. Kabir kazdığınızda, onu derinleştirip güzelleştiriniz.
    Ravi: Hz. Ümmü Seleme (r.a.)
    Sayfa: 19 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel23 Eylül 2021 23:27
    Anne baba nin vasiyetini yerine getirmemekle eziyet etmeyiniz.Osman Nuri Topbas
    not. Mustafa Kemal Atatürk ün vasiyeti yerine getirilmelidir.

    YANITLASİL

    yuksel24 Eylül 2021 21:37
    Hiç bir peygamber yoktur ki ümmetimde onun bir naziri olmasın. Ebu Bekir (r.a) İbrahim (a.s.)'ın benzeri, Ömer (r.a) Musa (a.s.)'ın benzeri, Osman (r.a) Harun (a.s.)'ın benzeri, Ali İbni Ebu Talib (r.a) da benim nazirimdir. Kim Meryemoğlu İsa (a.s.)'a bakmaktan sürur duyarsa Ebu Zerri'l Gıfariye (r.a) baksın.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 388 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel24 Eylül 2021 23:50
    Yalanın hepsi kaydolur. Müslümanın başından bir musibet defeden veya iyilik getiren yalan müstesna.
    Ravi: Hz. Sevban (r.a.)
    Sayfa: 229 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel25 Eylül 2021 00:59
    Bu olayda, açıklamasında bir fayda veya gizli kalmasında bir fesad ve mahzur olması halinde casuslarin sırlarını ve bozguncularin ayıplarını ortaya çıkarmanın caiz olduğuna işaret bulunmaktadır.
    60.el-Mumtehine Suresi
    Ayet:1.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.234.

    YANITLASİL

    yuksel25 Eylül 2021 01:19
    Ayrıca İslami açıdan sakıncalı bir şey işleyip ortaya çıktığında, kendisini bu mahzuru işlemeye mecbur eden geçerli bir özür söyleyen kimsenin özrünü kabul edileceğine, özrün büyük saygı değer insanlar katında makbul bulunduguna da işaret vardır.
    60.el-Mumtehine Suresi.
    Ayet:1.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy. 234.

    YANITLASİL

    yuksel25 Eylül 2021 02:19
    Allah c. c. sevgisinin belirtisi ise, Allah c. c. düşmanlarına buğz etmek ve onlara kizmaktir.
    60.el-Mumtehine Suresi
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.237.

    YanıtlaSil
  132. Bir kimse babası olmadığını bildiği halde birine "babamdır" derse, ona cennet haram olur.
    Ravi: Hz. Saad (r.a.)
    Sayfa: 399 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  133. Allah c. c., kulum, bir hiç iken seni kim yarattı? buyuracak.
    Kul, Sen yarattın Ya Rabbi cevabını verecek.
    Bu yaratilma, senin amelinlemi benim rahmetimlemi oldu?
    Kul, senin rahmetinle oldu diyecek.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.607.
    Hadid Suresi
    21.ayet.

    YanıtlaSil
  134. Ey insanlar! Kimin yanında (ganimet malından veya diğer haklardan) ne varsa, vakti geçti, "rezil olurum" demesin. Getirsin versin. Haberiniz olsun ki, dünya rezilliği ahiret rezilliğinden ehvendir.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 183 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  135. 16. İman edenlerin Allah’ı anma ve hak olarak inen (Kur’an’)a karşı kalplerinin ürpermesi/saygıyla yumuşaması zamanı gelmedi mi?[2] (Mü’minler,) sakın bundan önce kendilerine kitap verilip de (onunla alakayı keserek) üzerlerinden uzun zaman geçmiş, kalpleri artık katılaşmış kimseler gibi olmasınlar. Çünkü onlardan çoğu (Allah’ın emrinden çıkmış) fâsık (olmuş)lardır.

    (Âyet-i kerîmede yüce Allah, mü’minlere, kitaplarından uzaklaşan yahudiler ve hıristiyanlar gibi olmamalarını emir buyuruyor. Çünkü mü’minlerin Kur’an’la imanlarının kuvvetlenmesi, kalplerinin sükûn, hayatlarının huzur içinde olması gerekirken (8/2; 13/28), bunun aksine Kur’an’dan, onun kültüründen, mânevî gıdasından ve hükümlerinden uzaklaşan kalp imanca zayıflar, katılaşır ve duygusuzlaşır. Böyle bir kalbe sahip olan insan Allah’a karşı sorumluluğunu unutur, maddeci ve menfaatperest olur. Menfaatini başkalarının zararlarına, hatta yok olmaları üzerine kurmakta kalbi huzursuz olmaz.)

    YanıtlaSil
  136. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    203 1 Hased imanı bozar. Sabr (müshil ilacı)nın balı bozduğu gibi. Hz. Ebû Hakim (r.a.)
    203 2 Hak bununla beraberdir. Hak bununla beraberdir. (Hz. Ali r.a işaret ederek ilerideki fitneler için buyurmuştur) Hz. Ebû Said (r.a.)
    203 3 Benden sonra hak, nerede olsa, Ömer İbni Hattab'ladır. Hz. Fadl İbni Abbas (r.a.)
    203 4 Hikmet on cüzdür. Dokuzu halktan kendini çekmekte, biri susmaktadır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    203 5 Halim olan adam, dünya ve ahirette seyyiddir. Hz. Enes (r.a.)
    203 6 Nimete hamd etmek, o nimetin gitmesine karşı emandır. Hz. Ömer (r.a.)
    203 7 Hamd olsun O Allaha, ümmetimden öyle kimseler yarattı ki, onlarla birlikte (zikrederek) sabretmeyi isterdim. (Şu mealdeki ayetin nüzulu üzerine bu hadisi şerif varid olmuştur. "Nefsimi, akşam ve sabah, sırf Onun rızasını murad ederek Rablerine dua edenlerle sabırlı kıl.") Hz. Selman (r.a.)
    203 8 O Allah'a hamd olsun ki yedirir yedirilmez ve bize ihsanda bulunur, bize hidayet eder. Ve bizi doyurur, içirir ve bizi tatlı belalarla imtihan eder. Arası kesilmeyen nimetlerinin karşılığı ödenemiyecek olan, kendisine karşı nankörlük yapılamayacak olan ve kendisine muhtaç olmamaya imkan bulunmayan Allah'a hamd ederim. O Allah'a hamd olsun ki, bize yiyeceklerden yedirdi, içeceklerden içirdi. Çıplaklıktan giydirdi. Ve dalaletten hidayete erdirdi. Ve körlükten görür hale getirdi. Mahlukatının çoğuna da bizi üstün kıldı. Hamd, Alemlerin Rabbı olan Allah'a muhsustur. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    203 9 O Allaha Hamd ederim ki, Resulullahın gönderdiği adama, onun istediği şekilde hareket nasib etti. Ve tevfik ihsan etti. Hz. Muaz (r.a.)
    203 10 Fatiha yedi ayettir. Birincisi Besmeledir. Fatiha Sebül mesanidir. (tekrar edilen yedi ayettir) Kur'anı azimdir. Ümmül Kur'andır. Ve Fatihatül Kitaptır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    203 11 Ey Allahın düşmanı, seni zelil eden Allah'a hamd olsun. Bu ümmetin, bu firavunu idi. (Bedirde Ebu Cehilin başı getirildiğinde) Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    203 12 Ümmetim içinde seni bu şekilde yaratan Allaha hamd ederim. (Hz. Salim (r.a) için) Hz. Âişe (r. anha)
    203 13 O Allah'a Hamd olsun ki, avretimi örtebileceğim bir elbise ile beni giydirdi. Ve hayatımda onunla beni güzelleştirdi. Beni Hak ile gönderene yemin ederim ki, hiçbir müslüman kul yoktur ki, Allah (z.c.hz) leri onu yeni bir elbise ile giydirdi de o da eskisini fakir bir müslümana verdi ise, o kimse diri veya ölü de olsa o elbisenin bir ipliği kalıncaya kadar Allah'ın hıfzında ve emanında olmasın. Hz. Ömer (r.a.)
    203 14 Hamd olsun Rabbıma ki Beni senin gibi leîm kılmadı. (Ebu Cehili kasdederek) Hz. Ali (r.a.)
    203 15 Humma günahları döker. Ağacın yapraklarının dökülmesi gibi. Hz. Abdullahil Kasrinin babasından
    203 16 Humma, Cehennem ateşinin şiddetindendir. Onu su ile serinleşirin. (Bir rivayette zemzemle) Hz. Ömer (r.a.)
    203 17 Humma, Cehennem körüklerinden bir körüktür. Ve mü'minin Cehennemden payıdır. Hz. Ebû Reyhâne (r.a.)

    YANITLASİL

    yuksel21 Ekim 2021 00:05
    Şu üç şeyi yapan dünya ve ahiret nimetlerine nail olur.
    1-Başa gelen belaya sabır.
    2-Allah c. c. in hükmüne rıza göstermek.
    3-Genişlik zamanında çok dua etmek.
    Akra Fm
    günün sohbeti
    Mahmud Es'ad Coşan

    YANITLASİL

    yuksel21 Ekim 2021 00:17
    Bir kimse sıkıntı ve musibet zamanlarında kendisinin elini Allah'ın tutmasından hoşlanıyorsa, bollukta çok dua etsin.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 423 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel21 Ekim 2021 02:07
    Şu üç şeyi yapan dünya ve ahiret nimetlerine nail olur.
    1-Başa gelen belaya sabır.
    2-Allah c. c. in hükmüne rıza göstermek.
    3-Genişlik zamanında çok dua etmek.
    Akra Fm
    günün sohbeti
    Mahmud Es'ad Coşan

    YANITLASİL

    yuksel21 Ekim 2021 00:16
    Bir kimse sıkıntı ve musibet zamanlarında kendisinin elini Allah'ın tutmasından hoşlanıyorsa, bollukta çok dua etsin.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 423 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel21 Ekim 2021 02:06
    Miras bölünürken Yetimlere ve yoksullarada vermek
    Nisa, 8:1575
    Hadislerle Kur'ân-ı Kerîm Tefsiri
    İbn Kesîr
    cilt 16.sy.184.

    YanıtlaSil
  137. Teenni her şeyde hayırdır. Ahiret amelinde değil.
    Ravi: Hz Saad İbni Vakkas (r.a.)
    Sayfa: 197 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  138. Teenni her şeyde hayırdır. Ahiret amelinde değil.
    Ravi: Hz Saad İbni Vakkas (r.a.)
    Sayfa: 197 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  139. Yalan ile haram ikiz kardeş gibidirler.4/1686
    Yalanın, yalan yere yeminin ve yalancı şahitliğin puta tapmakla eşdeğerde tutulması. 8/4022.
    ilmin Işığında
    Asrın Kur'an Tefsiri
    Celal Yıldırım
    cilt. 14.sy.242.

    YanıtlaSil
  140. Bunun sebebi eğitimin artık kurtuluşun en önemli çaresi olarak görülmesidir. Bunu en çarpıcı şekilde dile getirenlerden Âlî Paşa, Osmanlı’yı oluşturan toplumların her bireyinin eğitim seviyesinin, bilgi ve donanımının en ileri noktaya götürülmesi gerektiğini belirtmiş, bu başarılamadığı takdirde Osmanlı Devleti “Çin seddi gibi hisarlar”la çevrilse bile daha bilgili ve eğitimli toplumların devlete üstünlük sağlayacağını, her şeylerini ellerinden alabileceklerini söylemiştir.

    YanıtlaSil
  141. Bunun sebebi eğitimin artık kurtuluşun en önemli çaresi olarak görülmesidir. Bunu en çarpıcı şekilde dile getirenlerden Âlî Paşa, Osmanlı’yı oluşturan toplumların her bireyinin eğitim seviyesinin, bilgi ve donanımının en ileri noktaya götürülmesi gerektiğini belirtmiş, bu başarılamadığı takdirde Osmanlı Devleti “Çin seddi gibi hisarlar”la çevrilse bile daha bilgili ve eğitimli toplumların devlete üstünlük sağlayacağını, her şeylerini ellerinden alabileceklerini söylemiştir.

    YanıtlaSil
  142. Vasiyetimdir.
    24.3.1974.
    Bir çok suikastler geçirdim.Şu anda vucudumda arıza var.
    Hafızamı kaybettim.Askerden sonra rahatsızlandım.
    Adımın Muhammed Ahmed Yüksel Çelik Nursi olmasını isterdim.
    Kitablarımı ziyan olmayacak bir kütübhaneye veilmesini istiyorum.
    Mustafa Kemal ile Muhammed Said Nursi.arasındaki sırrın Mustafa Kemal Atatürk ün vasiyetnamesinin açıklanmasıyla açığa çıkmasını umuyorum.
    Yüksel Çelik.

    YanıtlaSil
  143. Vasiyetimdir.
    24.3.1974.
    Bir çok suikastler geçirdim.Şu anda vucudumda arıza var.
    Hafızamı kaybettim.Askerden sonra rahatsızlandım.
    Adımın Muhammed Ahmed Yüksel Çelik Nursi olmasını isterdim.
    Kitablarımı ziyan olmayacak bir kütübhaneye verilmesini istiyorum.
    Mustafa Kemal ile Muhammed Said Nursi.arasındaki sırrın Mustafa Kemal Atatürk ün vasiyetnamesinin açıklanmasıyla açığa çıkmasını umuyorum.
    Yüksel Çelik.

    YanıtlaSil
  144. Allah (z.c.hz)'nin üç hürmeti vardır. Bunları gözeten, dini ve dünyası hususlarında muhafaza edilir; yoksa hiç bir şeyi korunmaz. Bunlar şunlardır. Hurmetul İslam, Peygambere hürmet, onun soy, sop ve sülalesine hürmet. (Hürmetül İslam, İslama zarar veren bir şey yapmamak, mümine hakaret etmemek, Allah'ın, Resulunun, müminlerin izzetini korumak Peygamberimize ve sünnetine hürmet ve korumaktır)
    Ravi: Hz Ebu Said (r.a.)
    Sayfa: 129 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  145. YANLIŞ BİLGİ FELAKET KAYNAĞIDIR.
    KAZIM KARABEKIR
    YALANI SÖKÜP ATMADAN HAKIKATI DİKMEYE ÇALIŞMA TUTMAZ.
    GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN VASİYETNAMESİNİN AÇIKLANMASIYLA AÇIĞA ÇIKMASINI UMUYORUM HAKİKATİN.

    YanıtlaSil
  146. Zamanın değismesiyle hükümlerde değişiklík olabilir. Ama belli hi
    kümlerde değişme olabilir. Bazı hükümlerde değişme olmaz. Inanç ha-
    kikatlerinde değisme olmaz. Allah birdir, bir kalacak. -2000'i yıllan da
    biz, "Allah'ın Birliğiní Anlatma Yılı" seçtik. Biütün insantan tà ilâhe illat
    lah kelimesine çağıracağiz.- Hz. Adem'den beri bu değişmemiştir. Çünkü
    hakikat birdir, Allahu Teâlâ birdír.
    Insanlar bazı yerlerde politeizme, çok tanrncılığa saptılarsa, sapıtti
    larsa, dalâlete düştülerse; bazı yerlerde "iyilik tanısi, kötülük tanrns
    diye ikili bir din tutturdularsa, bazı yerlerde putlara, başka șeylere tap
    tilarsa da bunların hiçbirinin temeli, aslı yoktur. Değişmez bir hakikat;
    la ilâhe illallah, Allah var, şeriki nazîri yok.
    Bakara Suresi Tefsiri - 3
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan

    YanıtlaSil
  147. Sizden birine, halktan korkması, işittiği veya gördüğü bir hakikatı söylemeye mani olmasın.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 490 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  148. Sizden birine, halktan korkması, işittiği veya gördüğü bir hakikatı söylemeye mani olmasın.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 490 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  149. Zira yöneticinin işinin düzelmesi âlemin düzelmesi anlamına gelir.
    Erbai'in-i İdrisiyye.
    İdris (Aleyhisselâm)a İndirilen Kırk İsmi Şerif.
    sy.81.

    YanıtlaSil
  150. HAKİKATİ GİZLEMEK DE ZULÜMDÜR.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan
    Cilt.3.sy.294.

    YanıtlaSil
  151. Ecdat, Ayasofya'nin bugünkü akibetini görmüş ve yanı başına SultanAhmed gibi bir muhteşem eseri inşa etmiştir" dedi.
    Bediuzzaman'ın Sır Katibi
    Mehmed Feyzi Efendi.
    sy. 337.

    YanıtlaSil
  152. Osmanlı da hafta tatili Cuma günleri idi.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 683.

    YanıtlaSil
  153. Osmanlı da hafta tatili Cuma günleri idi.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 683.

    YanıtlaSil
  154. Osmanlı da hafta tatili Cuma günleri idi.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 683.

    YanıtlaSil
  155. Üç mescidden başkasına sefer ittihaz edilmez. Mescidi Haram, Şu Benim mescidim ve Mescidi Aksa.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 474 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  156. Bundan daha aşikar olarak Efendimiz (a. s.) şöyle buyurmuştur :Beni gören gerçekte Hakk'i görmüştür.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    Ismail Hakkı Bursevi
    cilt. 12.sy.9.

    YanıtlaSil
  157. Meclis saltanatı temsil ettiği gibi hilafeti de temsil etmeli.
    (M. N.) 87:Hubab.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 580.

    YANITLASİL

    yuksel6 Şubat 2022 06:31
    Hilâfet ve saltanat gayr-i munfektir. (Sn.) 50.
    Dünya saltanatı ile manevi Saltanat birleşmez. (M.) 58:15.
    Mektup,2.sual.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 580.
    İsmail Mutlu.

    YANITLASİL

    yuksel6 Şubat 2022 06:38
    Hilâfeti temsil eden Mesihat-i İslamiye İstanbul 'a ve Osmanlılara mahsus değildir.
    (Sn.) 51.
    Hz.Hasan beşinci halifedir....
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 267.
    İsmail Mutlu.

    YANITLASİL

    yuksel6 Şubat 2022 06:45
    Sultan Reşad'in ve Mustafa Kemal'in Medresetu'z Zehra için desteği.
    (E. L.) 2:196.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 440.
    İsmail Mutlu.

    YanıtlaSil
  158. İlminden faydalanılan bir alim, bin abidden hayırlıdır.
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 314 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  159. İbnü’l-Cevzî, müfessirlerin Kur’an’da geçen furkan kelimesine üç değişik anlam verdiklerini belirtir (Nüzhetü’l-aʿyün, s. 459-460). 1. Başarı ve zafer (el-Bakara 2/53; el-Enfâl 8/41); 2. Dalâletten ve şüpheden kurtuluş (el-Bakara 2/185; Âl-i İmrân 3/4; el-Enfâl 8/29); 3. Kur’ân-ı Kerîm (el-Furkān 25/1).

    YanıtlaSil
  160. Ebu Eyyub el-Ensari de, "Hayır, bu ayet-i kerime onu göstermiyor. Malla, ticaretle bağla, bahçeyle, ziraatle uğraşıp Allah yolunda cihadı terk etmek, insanı mânevî bakımından tehlikeye sokar." manasinadir. "demiş.

    YANITLASİL

    yuksel15 Şubat 2022 04:31
    "Allah yolunda mallarınızi sarf edin, cimrilik yaparak kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Cilt.5 sy. 58.
    Prof.Dr.Mahmud Esad Coşan

    YANITLASİL

    yuksel15 Şubat 2022 04:39
    Allah c. c. Tevfikini refik eylesin.

    YanıtlaSil
  161. Azınlıklara Lozan sulhu icabınca bahşedilen her nev' din ve vicdan hürriyetinin Türk ve Müslüman camiasından esirgendiginden mi bahsediyor? Bu hal imansizligin ve imansizlik metodunun takib edildiğinin bir delili ve bariz bir alameti değil midir?
    Isari Tefsîr ve Cifir ilmi Işığında
    Sirr-i İnnâ A'tayna
    Rumuzat-i Semaniye
    Mâidet-ül-Kur'an
    sy. 101.

    YanıtlaSil
  162. Kur'an
    Yazısındaki mucizelerin birincisi bütün sayfalarının ayetle başlayıp ayetle bitmesi anlamına gelen "Ayet berkenar " mucizesidir.
    Isari Tefsîr ve Cifir ilmi Işığında
    Sirr-i İnnâ A'tayna
    Rumuzat-i Semaniye
    Mâidet-ül-Kur'an
    sy. 145
    Prof. Dr.Ahmed Akgunduz

    YanıtlaSil
  163. Genelkurmay Başkanlığı, geçen ay vefat eden araştırmacı Aytunç Altındal tarafından 1981 yılında ortaya atılan “Atatürk, hilafeti vasiyet etti. Evren ve Menderes 400 sayfalık vasiyeti okudu” iddiasını 32 yıl sonra yalanladı. Genelkurmay, “Atatürk'ün el yazısıyla kaleme aldığı vasiyeti ölümünden hemen sonra açıldı.12 Ara 2013

    YanıtlaSil
  164. Lozan'da dinin öldürülmesi kararı alındı.
    Siyaseti dinsizliğe alet ettiler.
    Siyaseti dinsizliğe alet yapanlar, kabahatlerini örtmek için başkasını irtca ile ve dini siyasete alet yapmakla itham ederler.
    Bir Hazinenin Anahtarı.
    Risale-i Nur Külliyatı Fihrist ve İndeksi.sy.168,169.

    YANITLASİL

    yuksel23 Mart 2022 22:40
    Cennet ehli Cennete girdiklerinde, Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurur: "İstediğiniz bir şey var mı ki size onu ziyade edeyim?" Bunun üzerine şöyle derler: "Ey Rabbimiz bize verdiğinin üstünde başka şey var mı?" Buyurur ki: "Rızam en büyüktür."
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 44 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  165. TEVFİK DUASI


    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

    1. Allahım!... Şu vakitte ve şu anda noksansız salavatını (bütün rahmetini), tertemiz selamlarını, en mükemmel ve en yüce daimi hoşnutluğunu bu alemdeki en üstün kuluna ulaştır.Sen O’nu (s.a.v), Adem’in (a.s) çocukları arasından seçip kendi irade ettiğin hükümlerin gölgesi kıldın.Yarattıklarının ihtiyaçlarına O’nu (s.a.v) bir kıble ve bir makam eyledin.O’nu (s.a.v) kendine bir delil kıldın.Razı olduğun şekilde O’nu (s.a.v) ortaya çıkardın.Tecellilerine layık hale getirdin.
    O’nu (s.a.v) yerde ve göklerde emir ve yasaklarının uygulama mahalli kıldın.Kendin ile var olan her şey arasına O’nu (s.a.v) vasıta eyledin.Şu aciz kulunun selamını O’na (s.a.v) ulaştır.Şu anda selamların en şereflisi ve en temizi O’nun (s.a.v) üzerine olsun.

    2. Ey Allahım!... Beni O’na (s.a.v) hatırlat ki, senin katında benden söz etsin.Çünkü bunun bana hem dünyada hem ahirette faydalı olduğunu en iyi bilen sensin.Hatta bu fayda, O’nun (s.a.v) seni tanıdığı ve senin yüce katında kıymetinin bulunduğu ölçüde olsun.Benim bilgim ve anlayışım hesaba katılmasın.Ey rabbim!... Şüphesiz sen, her türlü üstünlüğe layık, dilediğin her şeye güç yetirensin.

    3. Ey Allahım!... O en mükemmel insanın gönlünde bana da yer ver.Bana onu sevdir.Efendimiz Muhammed’e , onun ali ve ashabına varlıklarının zerreleri sayısınca, Allah Teala’nın sonsuz ilmi miktarınca salat eyle.

    4. Ey Allahım!...Bu salavatları devamlı olarak okuyabilmeme yardım eyle.Amin

    Ey alemlerin rabbi olan Allahım!...

    YanıtlaSil
  166. TEVFİK DUASI


    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

    1. Allahım!... Şu vakitte ve şu anda noksansız salavatını (bütün rahmetini), tertemiz selamlarını, en mükemmel ve en yüce daimi hoşnutluğunu bu alemdeki en üstün kuluna ulaştır.Sen O’nu (s.a.v), Adem’in (a.s) çocukları arasından seçip kendi irade ettiğin hükümlerin gölgesi kıldın.Yarattıklarının ihtiyaçlarına O’nu (s.a.v) bir kıble ve bir makam eyledin.O’nu (s.a.v) kendine bir delil kıldın.Razı olduğun şekilde O’nu (s.a.v) ortaya çıkardın.Tecellilerine layık hale getirdin.
    O’nu (s.a.v) yerde ve göklerde emir ve yasaklarının uygulama mahalli kıldın.Kendin ile var olan her şey arasına O’nu (s.a.v) vasıta eyledin.Şu aciz kulunun selamını O’na (s.a.v) ulaştır.Şu anda selamların en şereflisi ve en temizi O’nun (s.a.v) üzerine olsun.

    2. Ey Allahım!... Beni O’na (s.a.v) hatırlat ki, senin katında benden söz etsin.Çünkü bunun bana hem dünyada hem ahirette faydalı olduğunu en iyi bilen sensin.Hatta bu fayda, O’nun (s.a.v) seni tanıdığı ve senin yüce katında kıymetinin bulunduğu ölçüde olsun.Benim bilgim ve anlayışım hesaba katılmasın.Ey rabbim!... Şüphesiz sen, her türlü üstünlüğe layık, dilediğin her şeye güç yetirensin.

    3. Ey Allahım!... O en mükemmel insanın gönlünde bana da yer ver.Bana onu sevdir.Efendimiz Muhammed’e , onun ali ve ashabına varlıklarının zerreleri sayısınca, Allah Teala’nın sonsuz ilmi miktarınca salat eyle.

    4. Ey Allahım!...Bu salavatları devamlı olarak okuyabilmeme yardım eyle.Amin

    Ey alemlerin rabbi olan Allahım!...

    YanıtlaSil
  167. TEVFİK DUASI


    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

    1. Allahım!... Şu vakitte ve şu anda noksansız salavatını (bütün rahmetini), tertemiz selamlarını, en mükemmel ve en yüce daimi hoşnutluğunu bu alemdeki en üstün kuluna ulaştır.Sen O’nu (s.a.v), Adem’in (a.s) çocukları arasından seçip kendi irade ettiğin hükümlerin gölgesi kıldın.Yarattıklarının ihtiyaçlarına O’nu (s.a.v) bir kıble ve bir makam eyledin.O’nu (s.a.v) kendine bir delil kıldın.Razı olduğun şekilde O’nu (s.a.v) ortaya çıkardın.Tecellilerine layık hale getirdin.
    O’nu (s.a.v) yerde ve göklerde emir ve yasaklarının uygulama mahalli kıldın.Kendin ile var olan her şey arasına O’nu (s.a.v) vasıta eyledin.Şu aciz kulunun selamını O’na (s.a.v) ulaştır.Şu anda selamların en şereflisi ve en temizi O’nun (s.a.v) üzerine olsun.

    2. Ey Allahım!... Beni O’na (s.a.v) hatırlat ki, senin katında benden söz etsin.Çünkü bunun bana hem dünyada hem ahirette faydalı olduğunu en iyi bilen sensin.Hatta bu fayda, O’nun (s.a.v) seni tanıdığı ve senin yüce katında kıymetinin bulunduğu ölçüde olsun.Benim bilgim ve anlayışım hesaba katılmasın.Ey rabbim!... Şüphesiz sen, her türlü üstünlüğe layık, dilediğin her şeye güç yetirensin.

    3. Ey Allahım!... O en mükemmel insanın gönlünde bana da yer ver.Bana onu sevdir.Efendimiz Muhammed’e , onun ali ve ashabına varlıklarının zerreleri sayısınca, Allah Teala’nın sonsuz ilmi miktarınca salat eyle.

    4. Ey Allahım!...Bu salavatları devamlı olarak okuyabilmeme yardım eyle.Amin

    Ey alemlerin rabbi olan Allahım!...

    YanıtlaSil
  168. Hayırlı işlerini tehir geriye bırakanlar helak oldular.
    Hayırlı işlerini yapmak için acele etmek lazımdır.
    Prof. Dr.Mahmud Es'ad Coşan
    Akra Fm.
    Günün Sohbeti

    YANITLASİL

    yuksel29 Mart 2022 10:01
    Osmanlica sözlüge göre TESVİF nedir anlami

    TESVİF: (Sevf. den) (C.: Tesvifât) Sebepsiz olarak atlatma, geciktirme.

    YANITLASİL

    yuksel29 Mart 2022 09:57
    tesvil ne demek?
    (C.: Tesvilat) Kötü bir şeyi güzel göstererek aldatma.

    YanıtlaSil
  169. Besmele
    Musa (a. s.) asasi ile
    İbrahim (a. s.) ateşte yanmaması
    gibidir.
    Dost T. V.
    Dost özel

    YanıtlaSil
  170. Mehmed Akif, ideal bir eğitimciyi şöyle tarif eder:
    Muallimim diyen olmak gerektir imanlı,
    Edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı...
    Gönül dergahindan
    Hakikat İncileri
    sy. 141.
    Osman Nuri Topbaş

    YANITLASİL

    yuksel31 Mart 2022 01:46
    Yani bir muallim, her şeyden önce "imanlı" olacak, yüreğinden rahmet tasiracak.
    "Edepli" olacak, örnek bir karakter ve şahsiyet inşa edecek.
    Liyakatli olacak, mesuliyet şuuruyla kendini yetiştirip vazifesinin ehli olacak.
    "Vicdanlı" olacak, merhamet şefkat, fedakarlık gibi faziletlerle insanlığını tescil ettirecek.
    Gönül dergahindan
    Hakikat İncileri
    Osman Nuri Topbaş.
    sy. 141.

    YanıtlaSil
  171. Bir bakıma İngiltere nin kaderini casuslar çizmişlerdir. Bu casuslar sadece askeri ve siyasi alanda değil, ticaretle, sanayide, eğitimde ve din alanında inanılmaz istihbarat başarılarına imza atmışlardır.
    Türkiye’de Ve Dünyada
    Casuslar.
    Aytunc Altındal.
    Destek Yayınları
    sy. 103.

    YanıtlaSil
  172. Kadın resmine şehvetle bakmak ruhun yüce hissiyatını öldürür.(S.) 668: Lemaat.
    Bir Hazinenin Anahtarı.
    Risale-i Nur Külliyatı Fihrist ve İndeksi.
    sy.570.

    YANITLASİL

    yuksel7 Nisan 2022 00:08
    Allah bir kula hayır murad ettiğinde, onun kalbinin kilidini açar. Ve onun kalbinde yakın ve sıdk hasıl eder. Onun kalbini, içine girenleri koruyan, bir mahfaza kılar ve o kimsenin kalbini selim, lisanını sadık, ahlakını müstakim, kulağını işitici ve gözünü de görücü kılar.
    Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    Sayfa: 27 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel7 Nisan 2022 00:16
    Allah'ın muhabbetini, insanların muhabbetine tercih eden kimseye, Allah halkın meşakkati hususunda kafi gelir.
    Ravi: Hz. Âişe (r.anha)
    Sayfa: 395 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  173. "Paşa Hazretleri!... Sen henüz bu Devleti Aliyeyi bilmemissin!
    Bu Devlet isterse donanmanin demirlerini gümüşten, yelkenlerini atlastan, iplerini de ipekten yapabilir!..
    Lozan zafer mi Hezimet mi
    cilt 2.sy.48.

    YanıtlaSil
  174. SONUN BAŞLANGICI
    2036-2038.
    Not.
    Efendi
    Beyaz Turklerin Büyük Sırrı.
    Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı.
    Eskişehir'de Ne Oldu?
    sy. 282.

    YanıtlaSil
  175. O hikmetin tebeddülü ile illet değişmez.Illet değişmezse hüküm değişmez.
    Risale-i Nur'un Tariflerine göre Istılahlar ve Anahtar Kelimeler.
    Heyet.
    sy.396.

    YanıtlaSil
  176. Siz kulluğunuzu doğrultun güzel yapin O Rabligini bilir.
    Ibrahim Ethem
    Mahmud Es'ad Coşan
    Akra Fm
    Hadisler Deryası

    YanıtlaSil
  177. Ümmetim için korktuklarım arasında en çok korktuğum şey, saptırıcı önderlerdir.
    Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
    Sayfa: 20 / No: 15
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel15 Nisan 2022 04:56
    Ömrün Ramazan ölümün Bayram olsun.

    YANITLASİL

    yuksel15 Nisan 2022 04:59
    Bir kimseyi iyi diyebilmek için
    -Onunla ticaret yapmak,
    -Seyahat yapmak, ve....

    YANITLASİL

    yuksel15 Nisan 2022 05:08
    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
    Esirgeyen, bağışlayan Allah c. c. in adı ile başlarım.

    Bakara Suresi.
    42.Bile,bile hakkı batıla karıştırıp gizlemeyin.
    (Tevrat’ta son Peygamber'e ait bir şey bulmadık demeyin.)
    Kur'ân-ı Kerîm ve Meal-i Celilesi.
    sy. 2.
    sy.8.

    YanıtlaSil
  178. Bir kimse bi'dat sahibinden buğz ederek yüz çevirirse, Allah onun kalbini korkudan emin kılar ve imanla doldurur. Kim bid'at sahibine sert muamele ederse, Allah Teala onu en büyük korku gününde emin kılar. Kim bid'at sahibini hakir ve zelil görürse, Allah onu Cennette yüz derece yükseltir. Kim de bid'at sahibine selam verir veya ona beşaretle mülaki olursa ve onu sevindirici şeyle karşılarsa, Muhammed (s.a.s.)'e indirileni istihfaf etmiş olur.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 406 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel17 Nisan 2022 01:55
    Medenileri galebe çalmak ikna iledir.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 434.

    YanıtlaSil
  179. Evet, Ben Kur'an'ı fehm ile okuyorum. Siz ise zahiri ile okuyorsunuz . Dediler ki: "Ya Resulallah, zahir ile batın (fehm)'in farkı nedir?" Buyurdu ki: "Ben Kur'an'ı okuyorum ve tefekkür ediyorum. Ve ahkamı ile amel ediyorum. Halbuki siz şöyle okuyorsunuz, buyurdu ve elini süratle geçirerek işaret etti. (Bu hadis-i şerif Ashabın peygamber Efendimize şöyle demeleri üzerine varid olmuştur: "Ya Rasülallah! Siz Kur'an-ı Kerim'i okuduğunuz zaman öyle bir manevi haz duyuyoruz ki, kendi kendimize okuduğumuzda bu halaveti duyamıyoruz.")
    Ravi: Hz. Umeyr İbni Hani (r.a.)
    Sayfa: 16 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  180. Telgrafın Türkiye'de kurulmasını istemeyen biri tarafından koparıldığı anlaşılıyordu. demektedir.
    Muteakiben Sultan'ın kendileri ve Samuel Morse'u çeşitli hediyeler ve "ihtira beratı" ile taltiflerini naklettikten sonra : Sultan'ın ilgisine rağmen İstanbul ile Edirne arasında telgraf hattı kurulması işi tahakkuk etmedi.
    Lozan Zafer mi
    Hezimet mi?
    Kadir Mısıroğlu.
    Cilt:2.sy.101.

    YanıtlaSil
  181. ...Diğer bir rivayette ise "Muaviye kat'iyyen mağlub olmaz" buyurulduğu rivayet edilmiştir.
    Hazreti Ali r.a. bunu duyunca : "Eğer bu hadis-i Şerif'i bilseydim Hazreti Muaviye ile harbetmezdim!." demiştir.
    Lozan
    Zafer mi
    Hezimet mi?
    Cilt 2.sy.126.
    Kadir Mısıroğlu.

    YanıtlaSil
  182. Gerçekten Türk murahhas hey'eti ile Ankara arasındaki istihbarat Köstence üzerinden yapılıyordu.
    Burası ise tamamen İngiliz kontrolü altındaydı.
    Kendi sırlarını düşmana kaptırdığı....
    Lozan
    Zafer mi Hezimet mi?
    Kadir Mısıroğlu.
    Cilt.2.sy.177.

    YANITLASİL

    yuksel21 Nisan 2022 03:57
    Gerçekten Londra'daki casus mektebini bitirdikten sonra şarkıyat tahsil etmiş ve tam bir müsteşrik hüviyetini intisab etmişti.
    Sir Persi Koks (Cocks)
    Lozan
    Zafer mi
    Hezimet mi?
    Kadir Mısıroğlu.
    cilt. 2.sy.188.

    YanıtlaSil
  183. Yüzde on petrol hissesi de bugüne kadar alınamadığına göre, meşhur atasözü ile ifade etmek lazım gelirse, dağ bir fare doğurmuş oldu, hem de ölü olarak...
    Lozan Zafer mi Hezimet mi?
    Kadir Mısıroğlu
    cilt 2.sy.223.

    YanıtlaSil
  184. Zulmün topu var, gullesi var kal'asi varsa,
    "Hakkın bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır,
    Göz yumma güneşten, nuru ne kadar kararsa,
    Sönmez ebedi her gecenin sabahı vardır!.."
    Tevfik Fikret
    Lozan Zafer mi Hezimet mi?
    Kadir Mısıroğlu
    cilt 2.sy.243.

    YanıtlaSil
  185. ".....Kaldı ki ; bugün ancak üç beş kişinin bildiği bazı çok esrarlı sebeplerden ötürü bizzat Atatürk'de...
    Hikayesi uzun ve bir hayli çapraşık işlerdir bunlar...
    ( N.Nazif Tepedenlenliğlu- Tayfur Sökmen isyanı , Yeni İstanbul Gazetesi , 7.Kasım 1966.).
    Lozan
    Zafer mi
    Hezimet mi?
    Kadir Mısıroğlu.
    Cilt.2.sy.421.

    YanıtlaSil
  186. Cibril (a.s.) Bana geldi: "Ya Muhammed (s.a.s.) hasta mısın? dedi. "Evet" dedim. "Allah adıyla başlar. Sana eza veren her şeyden, her bir nefsin şerrinden ve hased eden gözden Seni korumasını Allah'dan dilerim. Allah adıyla başlar, Seni korumasını dilerim. Sana şifa verecek olan Allah'dır" dedi.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 10 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  187. Def'i mazarrat, tahsili menfaatten mukaddem (zararı savusturmak fayda kazanmaktan önce) olduğu için, birincisi ikincisine takdim edilmistir.
    Yani bu ayeti kerimede merhametten önce magfiret istenmistir.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    (Kuddisu Sirruhu)
    cilt 14.sy. 419.

    YANITLASİL

    yuksel24 Nisan 2022 05:35
    "(Sana:)" Halim ol! denilince, de ki:"Hilmin de yeri var!"
    Bir delikanlınin gerekmediği yerde sakin davranması cehalettir! "
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    (Kuddisu Sirruhu)
    cilt 14.sy. 403.

    YANITLASİL

    yuksel24 Nisan 2022 05:44
    "Ölüm bile, düşmanların sevinmesinden aşağıdır!" denilmiştir.
    Rasulullah (s. a. v.) şöyle buyurmuştur :
    Kardeşinin başına gelen (musibet) e sevinç gosterme, sonra Allah c. c. ona acır da sana bela verir!"
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    (Kuddisu Sirruhu)
    cilt 14.sy. 381.

    YANITLASİL

    yuksel24 Nisan 2022 05:53
    Sehl ibn-i Abdillah (k.s.) demistir ki :"Dünyada kulu Allah c. c. dan çeviren ve ona itaatten alıkoyan her şey onun buzağısıdır, o da onun kulu ve tapıcisidir."
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    (Kuddisu Sirruhu)
    cilt 14.sy. 368.

    YANITLASİL

    yuksel24 Nisan 2022 06:03
    Şeyh Ebû'l Abbas (k.s.) şöyle demiştir :
    "Bu zamanın dervislerinden her kim zalimlerin mallarını yer ve sema' i tercih ederse onda Yahudi dürtüsü vardır, Çünkü Allah-u Teala onlar hakkında
    " Yalanı çokça dinleyenler ve Haramı çokça yiyenler.. "(Maide suresi 42.) buyurmustur.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi (Kuddisu Sirruhu)
    cilt 14.sy. 366.

    YanıtlaSil
  188. Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.
    Albert Einstein.
    Türk ve Dünya Edebiyatından
    Konularına göre sınıflandırilmis
    Özlü sözler
    Hasan Ozperhiz
    sy. 111.

    YanıtlaSil
  189. Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.
    Albert Einstein.
    Türk ve Dünya Edebiyatından
    Konularına göre sınıflandırilmis
    Özlü sözler
    Hasan Ozperhiz
    sy. 111.

    YanıtlaSil
  190. Aziz ve Celil olan Allah'dan seni takdim etmesini (önce hilafete geçmeni) üç kere istedim, kabul etmedi. Ancak Ebu Bekir'i kabul etti. (Bu sözü Hz. Ali (r.a)'a buyurdu.)
    Ravi: Hz Ali (r.a.)
    Sayfa: 293 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  191. Türkiye'de bugüne kadar ki zıtlaşma iki bağdaşık güç arasındaki, aile içindeki zıtlaşmaktan ibarettir.
    Ama gerçekte bütün dünyada olan zıtlaşma vardır ki ikinci dünya savaşının galipleri ile mağlupları arasındaki zıtlaşmadır.
    Sorulunca Söylenen
    İsmet Özel.
    sy.250.

    YanıtlaSil
  192. 570 :Evvelce de işaret olunduğu üzere ictihad, ifta vazifeleri,
    pek mühimdir, pek müşkildir. Bu; pek büyük, bir ilm, bir ihtisas işidir.
    Yoksa kitabullahın, ve ahadisi nebeviyyenin mübarek mânâlarını öyle
    sathî bir surette anlıyabilen, öyle hâfızalarında mahdut bir kaç hadisi şe-
    rif bulunan kimselerin bir müctehide tâbi olmayıp da edillei şer'iyyeden
    hüküm çıkarmaya, kalkışmaları, kendi namlarina fetva vermeleri aslâ
    caiz olamaz. Hattâ vaktile arabcaya hakkile vâkıf, hâfızları yüz binlerce
    ahadisi şerife ile müzeyyen olan birçok muhterem âlimler, muhaddisler
    bile ictihad dâvâsına kalkışmamış, fetva vermekten çekinmiş, bu ciheti
    fukahaya bırakmak insafını göstermişlerdir.
    Hukuki İslamiye ve Istilahati Fikhiyye KAMUSU
    Ömer Nasuhi Bilmen
    cilt. 1.sy.250

    YanıtlaSil
  193. şer'iyyeden
    hüküm çıkarmaya, kalkışmaları, kendi namlarina fetva vermeleri aslâ
    caiz olamaz. Hattâ vaktile arabcaya hakkile vâkıf, hâfızları yüz binlerce
    ahadisi şerife ile müzeyyen olan birçok muhterem âlimler, muhaddisler
    bile ictihad dâvâsına kalkışmamış, fetva vermekten çekinmiş, bu ciheti
    fukahaya bırakmak insafını göstermişlerdir.
    Hukuki İslamiye ve Istilahati Fikhiyye KAMUSU
    Ömer Nasuhi Bilmen
    cilt. 1.sy.250

    YANITLASİL

    yuksel3 Mayıs 2022 21:36
    Allah Benim hulefama rahmet eylesin. Denildi ki: "Senin halifelerin kimlerdir Ya Resulallah?" Buyurdu ki: "Benim sünnetimi ihya edenler ve onu insanlara öğretenlerdir."
    Ravi: Hz. Hasan (r.a.)
    Sayfa: 291 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel3 Mayıs 2022 21:37
    Verağ sahibi bir adamın iki rekatı, karışık amellinin bin rekatından hayırlıdır.
    Ravi: Hz. Enes ra.
    Sayfa: 291 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel3 Mayıs 2022 21:39
    "Had" (ceza) hususunda kalem; Küçükten büyüyünceye kadar, uykuda olandan uyanıncaya kadar, mecnun ise iyileşinceye kadar ve bir de bunamış olandan kaldırılmıştır.
    Ravi: Hz. Sevban (r.a.)
    Sayfa: 291 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel3 Mayıs 2022 21:40
    Bir kimse Allah'dan sıdk ile şehidlik isterse, Allah onu şehitler mertebesine ulaştırır; yatağında da ölse.
    Ravi: Hz. Sehl (r.a.)
    Sayfa: 422 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel3 Mayıs 2022 21:41
    Bir kimse yanında kendisini müstağni edecek kadar varken bir şey isterse, ancak Cehennem ateşini çoğaltmış olur."Kendisini müstağni kılacak şey nedir ya Resulallah" dediler. Buyurdu ki: "Kuşluk yiyeceği veya akşam yiyeceğine kadar."
    Ravi: Hz. Sehl (r.a.)
    Sayfa: 422 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel3 Mayıs 2022 21:48
    Kur'an'daki pek çok cüz'î hadiselerin arkasında küllî düsturlar saklıdır.(S.) 223:20.Söz, 1.makam.1.nukte
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi İsmail Mutlu
    sy. 403.

    YANITLASİL

    yuksel3 Mayıs 2022 21:55
    Sadece din ilimlerinin okutulmasindan taassub doğar.
    (Mn.) 127.
    Taassubun en dehşetlisi bazı Avrupa taklitcilerinde ve dinsizlerde bulunur. (Mn.) 131.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 621.

    YanıtlaSil
  194. Allah Resulu Peygamber efendimiz buyurmuştur:
    "Miraç 'ta üçüncü kat gökte yetmiş bin melek gördüm. Bunlar, Hazret-i Ömer' i sevenler için, Cenab-ı Hak 'tan af taleb ediyorlardı".
    Biz de, Hazret-i Ömer' i seviyoruz ya Rab, o meleklerin istiğfarindan, bizi de mahrum etme Allah 'im.
    İslam' ın Adil ve cesur reisi
    Halife Hazret-i Ömer
    (Radıyallahu Anh)
    cilt. 2.
    Abdurrahman Şeref Laç
    sy. 384.

    YanıtlaSil
  195. Bu konuyu daha ileri derecede düşünecek olursak devletlerinde sırları vardır.İleride yapacakları eylemleri ve hizmetleri yeri ve zamanı gelmeden açığa vurmamalıdır.Sır saklamayan milletler ve devletler düşmanın tuzağınaher an düşmeye hazırdırlar. Bu sebeple casusluk müessesi oluşmuştur. Gizli ajanlar vardır. Bunlar kendi ülkeleri adına bilgi toplamaya çalışırlar.
    Hazret-i Ömer Yüz veciz Söz. sy.178.

    YANITLASİL

    yuksel5 Mayıs 2022 22:40
    Özellikle askeri bilgilere önem verirler.Zira, her ülke için güvenlikleri önemlidir.En yakın komşularından bile emin olmak için büyük bir çaba içerisinde bulunurlar.Konuya Hz. Ali (k.v.) 'nin
    bir vecizesiyle son verelim:" Düşmanın en zararlısı hilesini gizleyendir." Hiç şüphe yok ki, düşman hilesini gizlerken Müslüman'ın sırrını açığa vurması, düşmana davetiye çıkarmaktır.
    Hazret-i Ömer Yüz Veciz Söz.sy.178.

    YANITLASİL

    yuksel5 Mayıs 2022 22:45
    Bu vecizeye benzer bir sözü de Hz. Ebubekir söylemiştir." Sırrını açığa vurma, sonra işlerin karışır.
    177.Aşir efendi, 11a.
    Hazret-i Ömer Yüz Veciz Söz.sy.178.

    YanıtlaSil
  196. Bu konuyu daha ileri derecede düşünecek olursak devletlerinde sırları vardır.İleride yapacakları eylemleri ve hizmetleri yeri ve zamanı gelmeden açığa vurmamalıdır.Sır saklamayan milletler ve devletler düşmanın tuzağınaher an düşmeye hazırdırlar. Bu sebeple casusluk müessesi oluşmuştur. Gizli ajanlar vardır. Bunlar kendi ülkeleri adına bilgi toplamaya çalışırlar.
    Hazret-i Ömer Yüz veciz Söz. sy.178.

    YANITLASİL

    yuksel5 Mayıs 2022 22:40
    Özellikle askeri bilgilere önem verirler.Zira, her ülke için güvenlikleri önemlidir.En yakın komşularından bile emin olmak için büyük bir çaba içerisinde bulunurlar.Konuya Hz. Ali (k.v.) 'nin
    bir vecizesiyle son verelim:" Düşmanın en zararlısı hilesini gizleyendir." Hiç şüphe yok ki, düşman hilesini gizlerken Müslüman'ın sırrını açığa vurması, düşmana davetiye çıkarmaktır.
    Hazret-i Ömer Yüz Veciz Söz.sy.178.

    YANITLASİL

    yuksel5 Mayıs 2022 22:45
    Bu vecizeye benzer bir sözü de Hz. Ebubekir söylemiştir." Sırrını açığa vurma, sonra işlerin karışır.
    177.Aşir efendi, 11a.
    Hazret-i Ömer Yüz Veciz Söz.sy.178.

    YanıtlaSil
  197. Ilahi adalet denklemi
    imkanlar : Sorumluluklar
    Yeniden Doğmak
    Dost Tv.

    YanıtlaSil
  198. Ilahi adalet denklemi
    imkanlar : Sorumluluklar
    Yeniden Doğmak
    Dost Tv.

    YanıtlaSil
  199. Anne ve babasına iyilik eden kimse, kötü bir şekilde ölmez.
    Said b. Museyyeb (rahmetullahi aleyh)
    Zirvelerden Gönüllere
    Türkçe Çevirileriyle Arapça hikmetli Sozler. sy. 13.

    YANITLASİL

    yuksel7 Mayıs 2022 13:19
    Kur'an - i Kerîm'de Sadeceler Sistemi Vardır ve şöyledir :
    -Sadece Allah c. c. a ibadet
    -Sadece Allah c. c. a teslimiyet
    -Sadece Allah c. c. tan istemek
    --Sadece Allah c. c. tan korkmak.
    ....
    Kuldan isteme! Verirse minnet, vermezse zillet!
    Allah c. c. tan iste! Verirse nimet, vermezse hikmet!
    Hz. Yusuf Kıssasi
    111 Ayet. 111 Mesaj.
    İbrahim Oruç.
    Muaarib
    sy. 502.

    YanıtlaSil
  200. Allah (z.c.hz)'leri Ebu Bekir (r.a)'e rahmet eyliye. Bana kızını verdi. Beni hicret yeri Medine'ye getirdi. Bilal'i malından azad etti. Bana İslamda faydalı olan mal, Ebubekir'in (r.a) Bana fayda veren malı oldu. Allah Ömer'e (r.a)'de Rahmet eyliye. Acı olsa da Hakkı söyler ve Hakkı söylemesi ona dost bırakmaz. Allah Osman'a (r.a) da Rahmet eyliye. Melekler ondan haya ederler. Tebük gazasında askeri techiz etti ve mescidimizi genişletti ki şimdi bizi alıyor. Allah Ali (r.a)'ye de Rahmet eyliye. Hak da onunladır. "Yarabbi nerede olursa olsun Hakkı ona döndür."
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 289 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil

Yorum Gönder